Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13196 E. 2022/16223 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13196
KARAR NO : 2022/16223
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi

Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir

İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM:
Davacı dava dilekçesinde özetle; iş yerinde çalıştığı sırada yapılan denetimler sonucu 09.02.1987 tarihinde işe girişinin yapıldığını ancak sonrasında işveren tarafından primlerinin yatırılmadığını belirterek 09.02.1987 tarihindeki sigorta girişinin çalıştığı günlerle beraber siciline işlenmesini istemiştir
Davacı 17.12.2020 tarihli celsede; 09.02.1987 tarihinde dava dışı … …’in yanında çalıştığına dair 1 günlük hizmetinin tespitini istediğini bildirmiştir.

II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davacının 09.02.1987 tarihli işe giriş bildirgesinde bulunan imzası ile mahkememizce davacıya ait olan Resmi Kurumlardan celbedilen imzalar ve mahkememizce alınan imza örneklerinin grafoloji bilirkişisi tarafından mukayesesi yaptırılmış bilirkişi tarafından hazırlanan 25.03.2022 tarihli raporda işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği bu nedenle işe giriş bildirgesinin davacı tarafından imzalandığı kabul edilmiştir. Davacının sicil numarasının 1987 yılı serilerinden olması ve dinlenilen davacı tanıklarının davacının uyuşmazlık dönemindeki çalışmalarına ait bilgi ve görgüleri birlikte değerlendirildiğinde davacının dava dışı … … unvanlı iş yerinde 09.02.1987 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı” gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 09.02.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “16.11.1967 doğumlu davacının 09.02.1987 tarihinde … …’e ait 160759 sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, davacının söz konusu işe giriş bildirgesinde bulunan sigorta sicil numarası ile çalışmalarına devam ettiği, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirlendiği, iş yerinin 01.02.1987-28.02.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden bordro verilmediği için bordro tanıklarının tespit edilemediği, komşu iş yeri tanıklarının tespit edilmesi amacıyla da araştırmalar yapıldığı ancak tanıklardan bir tanesinin mernis adresine yapılan tebligatın iade geldiği, diğer tanığın ise vefat ettiğinin belirlendiği, davacı tanıklarının davacının iş yerinde geçen fiili çalışmasını doğruladığı anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, dinlenen tanıkların birinin davacının akrabası, diğerinin arkadaşı olup, davacıyı çalıştığı iş yerinde görmediklerini, sadece davacıdan çalıştığını duyduklarını beyan ettiklerini, eksik ve hatalı bir inceleme sonucu verilmiş olan kararın kaldırılıp yerine davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan davalar, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.

Mahkemece, davacı isticvap olunarak nerede hangi işte çalıştığı, bu dönemlerde ne iş yaptığı, birlikte çalıştığı kişiler, komşu işyeri çalışanları sorularak taleplerini açıklaması istenmeli, bildirdiği deliller toplanmalı, çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri, kapsama alınış tarihleri ve bildirge tarihinde anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan ve davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dinlenen tanıklarının hizmet dökümleri, işe giriş bildirgeleri getirtilerek, belirtilen tarihte tanıklar için sigorta prim ödemesi yapan işyerlerinin kimlere ait oldukları, adresleri, mahiyetleri, kanun kapsamına alınış- çıkış tarihleri; komşu işyeri niteliğinde olup olmadıkları belirlenmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşursa giderilmeli, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.