YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9577
KARAR NO : 2022/12880
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf istemlerinin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki dava dosyasında, davacı 2012 yılı Eylül ayı ile 26.11.2016 tarihi arası dönemde davalı işverene ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti isteminde bulunmuş, Mahkemece davacının davalı …’e ait bilardo salonu işi işyerinde hizmet akdine istinaden 27.12.2013-26.11.2016 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak 1051 gün çalıştığı, 905 günlük çalışmasının SGK’ya bildirildiği, 146 günlük çalışmasının ise davalı SGK’ya bildirilmediğinin tespitine, şeklinde karar verildiği, davacının 27.12.2013-30.06.2016 tarihleri arasında 905 günlük hizmetinin davalı işyerince Kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece davacının 27.12.2013 tarihi öncesine ilişkin hizmet isteminin kabul edilmediği anlaşılmakla davacının bir kısım taleplerinin reddedildiği açıktır. Öte yandan tespitine karar verilen eksik hizmet bildirim günlerinin 01.07.2016-26.11.2016 tarihleri arasında 146 günlük süre olduğu ve bu durumun hükümde açıkça belirtilmediği anlaşılmakla infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur. Bu durumda Mahkemece davacının davasının kısmen kabulü ile açıklandığı şekilde infaza da elverişli bir biçimde hüküm kurulması gerekir iken yazılı şekilde kurulan hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : … 1. İş Mahkemesi’nin 16.02.2019 tarihli, 2017/21 E., 2019/433 K. sayılı ilamının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin silinerek yerine; “1- Davanın kısmen kabulü ile; davacının davalı …’e ait bilardo salonu işi işyerinde hizmet akdine istinaden 01.07.2016-26.11.2016 tarihleri arasında 146 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine;
Hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 3 numaralı bendine ek olarak “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2.725,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 4 ve 5 numaralı bendlerinin silinmek üzere yerine gelmek üzere,
“4-Davacı tarafından yapılan 128,80-TL yargılama gideri ile peşin alınan 31,40-TL harç olmak üzere toplam 160,20-TL’nin 80,10 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davanın 04/06/2018 tarihli celsesinde davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden, suçüstü ödeneğinden karşılanan 800,00-TL bilirkişi ücreti ve 36,40-TL posta masrafı olmak üzere toplam 836,40-TL’nin 418,20 TL sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına” ibarelerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 20/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.