YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8034
KARAR NO : 2022/11682
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davalı kurumun 23.01.2017 tarih 119555- 2017/009 sayılı raporuna istinaden müvekkiline ait işyerinde kayıt dışı işçi çalıştırıldığından bahisle 5510 sayılı yasanın 81 (1) bendine istinaden 1 yıl süreyle teşvik uygulamalarının durdurulduğunu, 5510 sayılı kanunun 86. maddesi gereği 2016/1, 2016/12- 2017/1. aylar yönünden aylık prim ve hizmet belgelerini re’sen düzenleyerek 3.045,92 TL prim borcu tahakkuk ettirdiğini, kuruma yaptıkları itirazın prim komisyonu tarafından reddedildiğini borcun ihtirazi kayıtla ödendiğini, sigortalının fiili işe başlama tarihi dikkate alınmaksızın işyerinde kayıt dışı sigortalı çalıştırıldığının ifade edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kurum tarafından tahakkuk ettirilen 3.045,92 TL prim borcuna itirazlarını reddeden 05.06.2017 tarih ve 8 sayılı komisyon kararının iptalini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davacı işyeri sigortalısı …’ın prime esas kazançlarının eksik bildirildiğinin tespitine ilişkin davalı Kurum tarafından yapılan tespitin aksinin davacı tarafça herhangi bir yazılı kayıtla ispatlanamadığı, davalı kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “denetim raporuna göre; davacı işyeri çalışanı …’a 01.09.2014 tarihinden itibaren ”havale” adı altında banka aracılığıyla ödeme yapılmaya başlandığı, sigortalının kurum denetim elemanına 01.09.2014 tarihinde işe başladığını ifade ettiği, davacının da … isimli çalışanın Eylül ayı başında işe başlamasının kararlaştırıldığını ancak soyisminin ”…” olarak kurum kayıtlarında görünmesi, kurum ve sigortalı tarafından düzeltilmemesi sebebiyle fiilen 10.09.2014 tarihinde işe başladığını iddia ettiği, davacının aynı denetim raporu ile tahakkuk ettirilen idari para cezasına karşı … 9. İdare Mahkemesi’nin 2017/919 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, mahkemenin davanın reddine karar verdiği,davacının, sigortalının soyisim hatası sebebiyle ancak 10.09.2014 tarihinde fiilen başlatılabildiği iddiasına yönelik bir delil sunulmadığı gibi, işyerinde fiilen çalışmaya başlamayan bir kişinin banka hesabına 2.500 TL miktarında havale gönderilmesinin ister ücret ister dava masrafları olsun hayatın olağan akışına uymadığı, itirazın reddine karar veren komisyon kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine aynı olayla ilgili ancak prim tahakkukunun iptali amacı ile … 20. İş Mahkemesi’nin 2017/278 E. sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine dair kararın istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince 2020/811 E., 2022/722 K. sayılı, 28.04.2022 tarihli kararla İlk Derece Mahkemesi kararını ortadan kaldırıldığını, sigortalı …’ın istihdamı ile ilgili birebir aynı olaya ilişkin diğer davada, aynı istinaf gerekçelerinin yerinde bulunurken, bu davada istinaf başvurusunun esastan reddinin çelişkili ve hukuk güvenliğini zedeler nitelikte olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ait 1096067 sicil numarasında işlem gören ”Avukatlık bürosu” işyeri hakkında 23.01.2017 tarih 119555- 2017/009 sayılı inceleme raporunda; işyerinde çalışan sigortalı …’ın işyerinde 01.09.2014 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen 10.09.2014 tarihinden itibaren bildiriminin yapıldığı, ayrıca prime esas kazançlarının da kuruma eksik bildirildiği sonucuna ulaşılarak 5510 sayılı 81. maddesi ı) bendine istinaden 1 yıl süreyle teşvik uygulamaları durdurulmuş olup, 2016/01 ila 2016/12-2017/1 aylar 6661 sayılı teşvik kapsamında olmaması gerektiği halde teşvik kapsamında beyanı yapılan sigortalılar tespit edildiği gerekçesiyle kurumca re’sen düzenlenerek 3.045,92 TL prim borcu tahakkuk ettirildiği, 12.05.2017 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği, davacının 02.06.2017 tarihinde kuruma itiraz ettiği, 05.06.2017 tarihli 8 sayılı komisyon kararı ile itirazın reddedildiği, eldeki davanın 04.07.2017 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, davalı kurumun 23.01.2017 tarih 119555- 2017/009 sayılı raporunda tespiti yapılan …’ın bildirilmediği/eksik bildirildiğinden bahisle sigortalıya ait 2014/9, 2015/5,7,8,9,10,11,12 ve 2016/1,2,3,4 aylara ilişkin ek aylık prim ve hizmet belgelerinin re’sen düzenlenmesi ve prim borcu tahakkuk ettirilmesi işleminin iptaline ilişkin olmak üzere davacının ayrı bir dava ikame ettiği, … 20.İş Mahkemesinin 2017/278 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, söz konusu dava dışı …’ın gerçekte kurumca belirlenen ücret ve sürelerde çalışıp çalışmamasına ilişkin olduğundan bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.