YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11358
KARAR NO : 2023/3956
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2573 E., 2021/4811 K.
ŞİKÂYETÇİ : EPDK
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak açılan kamu davasının
zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil
aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle
düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün
onanması
Şikâyetçi EPDK vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, buna göre de EPDK’nun suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği
temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.07.2010 tarihli ve 2010/48 Esas, 2010/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın denetim süresi içerisinde 04.12.2012 tarihinde suç işlemesi üzerine Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/92 Esas, 2020/629 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
3.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/2573 Esas, 2021/4811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına şeklinde hükmün düzeltilmesi suretiyle, sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; zamanaşımını kesen ve durduran sebeplerin varlığı yeterince araştırılmadan düşme kararı verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğu, aracın müsadere edilmemesi ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 05.10.2009 tarihinde Aralık – Nahçıvan karayolunda önleme araması kararına istinaden yapılan aramada sanığın sevk ve idaresindeki 76 CA 364 plakalı aracın yakıt deposunda muafiyet fazlası 160 lt kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.
2.Sanık 05.05.2010 tarihinde kovuşturma aşamasında alınan savunmasında Nahçıvan’dan gelirken yakalandığını beyan etmiştir.
3.Sanık hakkında 21.07.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın usulüne uygun olarak 29.12.2010 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde sanığın 04.12.2012 tarihinde suç işlemesi üzerine 27.10.2020 tarihinde hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın üzerine atılı 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan öngörülen ceza miktarı itibarıyla 5237
sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 05.05.2010 tarihinden itibaren, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.12.2010 tarihi ile denetim süresinde kasıtlı suçun işlendiği 04.12.2012 tarihi arasında 1 yıl 11 ay 5 gün zamanaşımının durduğu süre de dikkate alınarak 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin İlk Derece Mahkemesince hükmün açıklandığı 27.10.2020 tarihinden önce dolduğu gözetilmeden, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunarak, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine yer olmadığına şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Şikâyetçi EPDK Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın eyleminin açılan kamu davasının niteliği ve hükmün mahiyetine göre 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, yargılama konusu 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden EPDK’nun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, EPDK vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince, Olay ve Olgular başlığı altında (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi nedeni ile katılan kurum lehine vekâlet ücreti tayin edilmemesi usul ve Kanun’a uygun bulunduğundan, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A.EPDK Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle EPDK vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/2573 Esas, 2021/4811 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aralık Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.