YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3305
KARAR NO : 2023/3397
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2015 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası
uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafii atılı suçun unsurlarının oluşmadığını, maddi vakıalar nedeniyle şikayetin yapıldığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Cumhuriyet savcısı, sanık hakkında erteleme koşulları bulunmadığı halde , yazılı şekilde hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …, 19.02.2015 tarihinde Çarşı PTT … müdürlüğüne, hesabına gelen parayı çekmek üzere müracaat etmiş, ancak kimlik bilgilerindeki farklılık nedeniyle parası ödenmemiştir. (Dosya içinde bulunan sanığın ibraz ettiği kimliklerdeki doğum yerlerinin farklı olduğu görülmüş, nüfus kaydı incelendiğinde, sanığın … olan doğum yerinin, sonradan … olarak düzeltildiği anlaşılmıştır.) PTT şefi olan katılan, … ile sanık arasında tartışma olmuş, buradan ayrılarak başka bir şubeye giden sanığa aynı kimlikle ödeme yapılmış, ancak hemen sonra bu şubeyi arayan katılan, ödemenin geri alınmasını istemiş, sanık şubeye parayı iade etmiştir.
2. Sanık … BİMER’e dilekçe yazarak, keyfi olarak parasının ödenmediğini, şef …’nun zata mahsus yazılmış birkaç mektup gönderdiği halde mektupların makamlarına ulaştırmadığını, bunu sorması üzerine “sizin çobanız değiliz, ulaşmamışsa bizi ilgilendirmez ” dediğini, bu nedenle şüphelendiğini, … ve şube müdürünün paralel yapının mensubu olduklarını ve derhal başka illere gönderilmeleri gerektiğini bildirerek şikayetçi olmuş, PTT idaresince somut verilere dayanması nedeniyle, sadece kimlik ibraz etmesine rağmen kendisine ödeme yapılmamış olması iddiası ile ilgili soruşturma yapıldığı belirtilerek, katılan ve gişe personeli hakkında bir ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş, sonrasında katılan, kendisine paralelci, köstebek şeklinde ithamlarda bulunarak zan altında bırakıldığı ve şikayeti üzerine hakkında soruşturma yapıldığını belirterek şikayetçi olmuş, sanık hakkında iftira suçundan incelemeye konu bu dava açılmıştır.
3. Sanık savunmasında daha önce pek çok kez aynı şubeden, kiracısının PTT vasıtasıyla gönderdiği 2.200,00 TL parayı çektiği halde bu kez ödeme yapılmadığını, başka şubeye gittiğinde de o şubenin aranarak parasını almasının engellendiğini, daha önce devlet büyüklerine gönderdiği kişiye mahsusu gönderilerin de ulaşmadığını öğrenince katılan hakkında şikayetçi olduğunu belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin suçun subut bulmadığına yönelik temyiz istemi, olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden reddedilmiştir.
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken mahkemenin gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
1. Suç tarihi, şikayet dilekçesinin gönderildiği tarih olmakla , karar başlığında suç tarihinin 03.03.2015 yerine 18.06.2015 olarak yazılması,
2. Adli sicil kaydında engel bir mahkumiyeti olmayan ve 65 yaşını bitirmiş olan sanığın mahkum
olduğu hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafi ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.