YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14304
KARAR NO : 2023/1383
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/88 E., 2014/382 K.
SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2012/88 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; “Sanıklardan … ve …’nun yetikilisi oldukları Milenyum Kağıt şirketi tarafından müşteki şirkete verilen çekin sahte çıktığı,… ve …’nun suça konu çekin Damla Matbaacılık yetkilisi sanık … tarafından kargo ile kendilerine gönderildiğini iddia ettikleri,sanık …’ın çekin elinden rızaı dışında elinden çıktığını iddia ettiği olayda; sanıkların yetkilisi oldukları iki şirketin defter ve belgelerinin getirilip incelendikten sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması, yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; atılı suçun sübut bulduğu gözetilerek sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık …’ın çekin çalındığı ve imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesine rağmen çalınan çek hakkında hiç bir işlem yapmadığına ve şikayetçi olmadığına, eksik araştırma ile hükümler kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Milenyum kağıt ve Kırt. Ürün. Dış Tic. Ltd. Şti., yetkilisi olan sanıklar … ve …’in katılan … Hizmetleri A.Ş., ile faktoring sözleşmesi düzenleyerek suça konu çeki cirolayıp katılan şirkete verdikleri, çekin ödenmemesi üzerine katılan şirket tarafından Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün 2008/12929 Esas Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, suça konu çekin keşidecisi Damla Mat. Malz. Kağıt …. Ltd. Şti., yetkilisi olan sanık …’ın imza itirazı üzerine Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesinin, 2008/1491 Esas sayılı dosyasında çekteki keşideci imzasının keşideci şirket yetkilisi olan sanık …’ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve …, sanık …’ın yetkilisi olduğu Damla Mat. Malz. Kağıt …. Ltd. Şti isimli şirketle 2001 yılından beri ticari ilişkilerinin olduğunu, suça konu çekin sanık … tarafından Damla Mat. Malz. Kağıt …. Ltd. Şti isimli şirkete satılan kağıt karşılığında kargo yoluyla gönderildiğini, daha sonra ise katılan şirket ile factoring sözleşmesi düzenlediklerini ve çeki katılan şirkete kırdırdıklarını savunmuşlardır.
Sanık …, suça konu çekin rızası dışında elinden çıktığını, çekteki imzaların kendisine ait olmadığını, diğer sanıkları ticari ilişkilerinden dolayı tanıdığını, kendi imzaladığı çeklerin hepsini ödediğini, fakat suça konusu çeki kendisinin imzalamadığını savunmuştur.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Fizik İhtisas Dairesi, Adli Belge İnceleme Şube Müdürlüğünün 09.07.2014 tarihli raporu ile çek üzerindeki yazıların sanıkların hiçbirine ait olmadığı, keşideci imzasının sanık …’ın eli ürünü olmadığı, söz konusu imza atan şahsın tanı unsurlarını teşhise yeter oranda yansıtmadığından sanıklar … ve …’nun eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediği görüşü bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, olağanüstü dava zamanaşımının 12.08.2008 olan suç tarihinde temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçeli karar başlığında “dolandırıcılık” olarak gösterilen suç isminin “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Her ne kadar sanık … keşideci imzası sahteleştirilmiş suça konu çekin elinden rızası dışında çıktığını savunmuş ise de; bu konuda adli mercilere başvurusunun bulunmadığı, birinci ciranta olan Milenyum Kağıt Ltd. Şti. yetkilileri olan sanıkların ise sonrasında iflas ettiklerini beyan ederek fatura sunmaktan öte gerçek bir alışveriş yapıldığına dair bilgi ve belge sunmadan söz konusu sahteleştirilmiş çeki, katılan … şirketine verip menfaat temin ettikleri, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2012/88 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2012/88 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararırına yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.