Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5104 E. 2023/2689 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5104
KARAR NO : 2023/2689
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki Uygulama Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, Afşin ilçesi Çomudüz Köyü çalışma alanında ve tapuda … adına kayıtlı bulunan eski ada 1322 parsel sayılı 49.201,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 28 parsel numarasıyla 34.997,18 m2 yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1160 parsel sayılı 33.750,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 1 parsel numarasıyla 33.998,40 m2 yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1154 parsel sayılı 49.800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 29 parsel numarasıyla 51.585,54 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; Uygulama kadastrosu sırasında vekil edeni olan davacıya ait olan 109 ada 28 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 109 ada 29 ve 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını belirterek, taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2015 tarih ve 2014/6 Esas 2015/39 Karar sayılı ilk kararı ile, davanın reddine ve çekişmeli 109 ada 28 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.03.2018 ve 2015/1223 Esas, 2018/1832 Karar sayılı ilamıyla; ” Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bu karar bozulmuştur.

3. Bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama neticesinde, mahkemenin 07.02.2019 tarih ve 2018/18 Esas 2019/4 Karar sayılı ikinci kararı ile, davanın reddine, dava konusu 109 ada 28, 29 ve 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı, davacı vekili temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarih ve 2018/18 Esas, 2019/4 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazlara ait tesis ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen orijinal ölçü krokisinin, hesap ve ölçü cetvellerinin, uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen ada raporunun getirtilmediği, yine taşınmazların tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına alınmadığı, her ne kadar 17.12.2018 tarihli teknik bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların tesis kadastrosunun yapıldığı 1978 yılına ait hava fotoğrafları üzerinde, taşınmazların tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin çakıştırıldığı belirtilmiş ise de buna ilişkin krokinin rapora eklenmediği, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını, tesis kadastrosunun gerçek sınırları yansıtıp yansıtmadığını, uygulama kadastrosunda bir hata bulunup bulunmadığını, davacı adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümündeki farkın hangi sebepten kaynaklandığını açıklamaktan uzak ve yetersiz olan teknik bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmasının hatalı olduğu açıklanarak bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 2859 sayılı Tapulama Ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 Sayılı Kanun) ve 3402 sayılı Kanunlar ile yerleşik içtihatlar doğrultusunda, dava konusu taşınmazın mevcut zemin kullanımı, 22/2-a çalışmaları sonucu oluşan tüm sınırlarla ve tapulama paftasıyla çakıştırılması neticesinde, söz konusu alan farkının, farklı hesaplama teknikleriyle ve sınırlara göre hesaplanmasından kaynaklandığı, dava konusu parsel ile birlikte diğer parsellerin de tapulama çalışmalarındaki sınırları raporlardan da anlaşılacağı üzere; Toprak Tevzi Komisyon paftasındaki sınırlar esas alınarak fotogrametrik pafta üzerine tersimatı yapılarak oluşturulduğu, zemindeki sınırlar ile paftada oluşturulan sınırların birbiriyle örtüşmediği, tescile esas olan alanın ise Toprak Tevzi Komisyon paftasındaki sınırlara göre hesaplandığı ve Toprak Tevzi paftasındaki sınırlara göre oluşan davalı taşınmazın ekli hava fotoğrafları krokileri krokilerinde gösterildiği gibi bir kısmı zeminde kullanılmayan Hali Arazi alan içerisinde kaldığı ve zeminde de bu durumun mevcut olduğu, gerek önceki keşifte gerek bozma sonrası yapılan keşifte zeminde gösterilen sınırlar ile 22/2-a çalışmaları neticesinde krokisinde gösterilen sınırların birbiri ile örtüştüğü, yenileme çalışmaları gereğince tespit edilen sabit sınırların doğru değerlendirme yapılarak sınırlandırıldığı, dava konusu parsellerin yüzölçümlerinin yenileme çalışmaları sonucunda doğru hesaplandığı, davalıların parsellerinden kaynaklı bir hatanın da bulunmadığı, 22/2-a çalışmaları sonrasında zeminde oluşturulan sınırlar ile keşif mahallinde gösterilen zeminde sabit olan, hak iddia edilen sınırın hava fotoğraflarında da aynı olduğu uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapıldığı gerekçeleri ile davanın reddine, Afşin ilçesi Çomudüz Mahallesi 109 ada 28, 109 ada 29, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, vekil edenine ait taşınmazların haksız olarak yan parseller tarafından işgal edildiğini, keşif zaptında bu hususun gösterildiğini, 1974-1978 tarihli haritalarda görüldüğü üzere vekil edenine ait olan alanın fazla olduğunu, daha sonrasında tespit edilen alanın ise az olduğunu,haritlar ve taşınmazlardaki fiziki durum dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi