YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10738
KARAR NO : 2006/11424
KARAR TARİHİ : 19.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 09.02.1998 günlü dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü …. mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. (eski 639.) maddesi hükmüne göre adına tescilini, Hazine ise, karşı dava ile taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 181. maddesi gereğince Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davacı gerçek kişinin davasının kabulüne, karşı davacı Hazinenin davasının reddine, … bilirkişi … …’ın 29.11.1999 günlü krokili raporunda (B) ile gösterilen 1000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın 713. (eski 639.) maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1986 yılında yapılmış ve sonuçları 28.12.1987-28.01.1988 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmaz, 1986 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tesbit dışı bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Tesbit dışı bırakılan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, eski 766 Sayılı yasanın 2. maddesinde ve halen yürürlükte olan ve uygulanan 3402 Sayılı Yasanın 7/4. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddelerde öngörülen süreler içeresinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tesbit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. Tesbit dışı bırakılan bir yerin Medeni Yasanın 713/1 (eski 639/1) maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, tesbit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile Yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda; toplanan delil ve belgelere göre desbit dışı bırakılma işleminin kesinleştiği 29.01.1988 tarihi ile temyize konu davanın açıldığı 09.02.1998 tarihleri arasında 20 yıllık yasal kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.02.1997 gün ve 1996/8-768 – 1997/1000 K. ve 18.02.1998 gün ve 1998/8-15 E.-129 k. sayılı kararları da aynı doğrultuda olup, bu uygulama Dairemizde ve Hukuk Genel Kurulunda istikrarlı bir şekilde devam etmekte ve kökleşmiş içtihat halini almış bulunmaktadır. Açıklanan hususlar gözetilerek davacı gerçek kişinin (B) ile
gösterilen bölüme ilişkin davasının reddine, Medeni Yasanın 713/6. maddesine göre Orman Yönetimi ve Hazinenin taşınmazın tescilini isteme olanağı bulunduğundan, Orman Yönetiminden dava harcı alındıktan sonra bu bölüme ilişkin Orman Yönetimi ve Hazinenin tescil istemi konusunda bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (B) ile gösterilen bölüme ilişkin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19.09.2006 günü oybirliği ile karar verildi.