Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3836 E. 2007/14967 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3836
KARAR NO : 2007/14967
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ (MÜSTEMİR YETKİLİ)

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan03.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili, davacı … … … vekili, … … … Vakfı evlatlarından … … … vekili, … … ve arkadaşları vekili, … … … vekili, … … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.03.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, Hazine vekili Av. … …, Orman Yönetimi vekili Av. …, … … … Vakfı Evlatları ve arkadaşları vekili, Av. … Av. … … Av. … … … … Genel Müdürlüğü vekili Av. … … …, … … vekili Av. … …, … … varisleri vekili Av. …, … … vekili Av. … …, … … … vekili Av. … …, … … ve arkadaşları vekili Av. … …, … … ve arkadaşları vekili Av. … … … Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bazı eksiklikler nedeniyle mahkemesine iade edilip tamamlattırıldıktan sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

1) Davacılar … … …, … … ve … … … mirasçısı … … …, 16/01/1986 tarihli dava dilekçesi ile Kartal Asliye l. Hukuk (Kadastro) Mahkemesinin 1986/65 sayılı dosyasında, … … … da 20/01/1986 tarihli dava dilekçesi ile aynı mahkemenin 1986/83 sayılı dosyasında Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünü hasım göstererek açtıkları davalarda, … Köyü 1094 sayılı parselde pay sahibi olduklarını bu parsel 1948 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırları içine alınmışsa da, … Genel Müdürlüğünün açtığı dava sonucunda orman kadastrosunun iptal edildiğini, ancak 1986 yılında 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre 24 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulama çalışmaları sırasında orman sınırları içerisinde gösterildikten sonra kısmen 2/B madde uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, 24 numaralı orman kadastro komisyonun yaptığı çalışmaların iptali ile davalı kurumların elatmasının önlenmesini istemişlerdir. Bu dava dosyaları Mahkemenin 1986/65 Sayılı dosyasında birleştirildikten sonra Adli Teşkilat kurulduğundan yetkisizlik nedeniyle … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/1970 sayısına kaydedilmiştir.
Diğer taraftan … İdaresi 1094 sayılı parseli içine alan 1948 yılı orman tahdidinin açtıkları dava sonucu Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün ve 1959/217-311 sayılı kararı ile iptal edildiğini, 1094 sayılı parselin davacı … … … ve arkadaşları adına kadastroca 1967 yılında oluşturulan tapu kaydının iptal için 29/04/1971 tarihinde açtıkları davanın halen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/1500 sayılı dosyasında devam ettiğini, bu nedenle, 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyon çalışmalarının iptalini istemişler, … … … ve … … … da 1094 sayılı parselde pay sahibi olduklarını ileri sürerek bu davaya katılmışlar, yargılama sırasında … içerisinde kadastro mahkemesi kurulması nedeniyle, dava dosyası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilerek, mahkemenin 1991/9 sayısına kaydedilmiştir.
2) Davacılar, … … … ve … … … 11/10/1989 tarihli dava dilekçesi ile … Asliye Hukuk (Kadastro) Mahkemesinin 1989/689 sayılı dosyasında açtıkları dava da, adlarına paylı olarak tapuda kayıtlı bulunan … Köyü 1094 sayılı parselin 59 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılarak 12/04/1989 tarihinde ilana çıkartılan aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında orman sınırları içinde bırakılarak kısmen 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılma işleminin iptali ile taşınmazın özel orman olarak sınırlandırılıp adlarına tescilini istemişler, … İlçesinde kadastro mahkemesi kurulması nedeniyle, dava dosyası görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderilerek, mahkemenin 1990/9 sayısına kaydedilmiştir.
3) … Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen 1991/9 ve 1990/9 sayılı dava dosyaları fiili ve hukuki bağlantı nedeni ile 1990/9 sayılı dava dosyasında birleştirilmesinden sonra, … oğlu … mirasçıları, … … ve arkadaşları K.sani 1291 tarih 1 ila 25 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak, … … … 1094 sayılı parseldeki … … oğlu … … …’in 500/7680 payını, … … da … … …’in 4460/7680 payını satın aldıklarını ileri sürerek davaya katılmış, … Kadastro Mahkemesi 25/09/1996 gün ve 1990/9-15 sayı ile “davanın kabulüne ve 1094 sayılı parselin Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1959/217-1960/311 sayılı kararı ile özel orman olduğu kabul edilerek,
Devlet Ormanı olarak sınırlandırma işleminin iptal edildiğini, bu nedenle 1986 ve 1989 yıllarında 1094 sayılı parseli Devlet Ormanı sınırları içine alan ve daha sonrada 2/B madde uygulaması ile kısmen orman rejimi dışına çıkaran 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyon kararlarının iptaline ve elatmanın önlenmesine” dair verdiği karar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 01/07/1997 gün ve 1997/6670-7089 sayılı kararı ile ve özetle: “Temyize konu davanın 1094 sayılı parselin orman sınırları içine alınması isteminin iptaline ilişkin olduğu, bölgede ilk kez 1948 yılında yapılan orman tahdidi ile 2082,2 hektarlık bir alanın Karaağıl Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, … Bölge Müdürlüğü tarafından 13/09/1948 tarihli dava dilekçesi ile Vakıflara ait 11 adet tapunun kapsadığı 1230 hektar arazinin orman sınırları dışına çıkarılması için açtığı dava sonucu, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün ve 1959/217-1960/311 Sayılı Kararı ile …’ın 11 adet tapusu yüzölçümü kapsamında kalan bölümler yönünden 1948 yılı tahdidinin iptal edildiği, yörede 1966-1967 yıllarında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında anılan mahkeme ilamı ile özel orman olduğu kabul edilerek, Karaağıl Devlet Ormanı sınırları dışına çıkarılan yerlerin 1092, 1093, 1094 numaralı parsellerin tamamı olduğunun kabulünün doğru olmadığı, çünkü bu üç parselin toplam yüzölçümünün 1900 hektar 11.100 m2 olduğu, … İdaresi … … Bey Vakfından gelme 11 adet tapuya dayanarak 1230 hektar arazinin özel orman olduğu savı ile dava açtığı ve Mahkemenin 1959/217-311 sayılı kararı ile 2.082.2 hektar yüzölçümlü Karaağıl Devlet Ormanının tümünün tahdidi iptal edilmeyip, sadece Vakıflara ait 11 adet tapu kaydı kapsamının ÖZEL ORMAN olduğu kabul edilerek, Vakıfların tapu kapsamındaki yer için tahdidin iptal edildiği 1680 hektar yüzölçümünde olan çekişmeli 1094 sayılı parselin tamamının bu dava sonucu tapulu özel orman olduğu kabul edilerek Devlet Ormanı sınırları dışına çıkarıldığının kabul edilemeyeceği, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/380 (1990/1500) sayılı dosyasında … Genel Müdürlüğü ile 1094 sayılı parselin tapu malikleri … … … ve arkadaşları arasında görülen tapu iptal ve tescil davasının bu dava ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle mahkemece yeniden yapılacak keşifte 1948 yılında yapılan orman tahdidinde Karaağıl Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan 2.082.2 Hektarlık sahanın belirlenmesi ve bu saha içerisinde … Genel Müdürlüğünün 11 adet tapusu içinde kalması nedeniyle Özel Orman olduğu kabul edilerek Devlet ormanı sınırları dışına çıkarılan kesimin, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün 1959/217 Esas ve 1960/311 karar sayılı dosyasında infaza uygun bir harita varsa bu harita, aksi halde …’ın dayandıkları tapu kayıtları ve anılan mahkeme ilamı ve 1092, 1093, 1094 sayılı parsellere ait kadastro paftası yerine uygulanarak kapsamları saptanıp, haritalar birbirleri ile çakıştırılarak düzenlenecek krokide gösterilmesi, çekişmeli 1094 sayılı parselin gerek 1948 tahdidi, gerekse Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/217-311 sayılı iptal kararındaki konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
4) Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 08/06/2000 gün ve 1998/14-1 sayılı karar ile; “Davacılar ve müdahillerin davalarının kısmen kabulüne, dava konusu 1094 sayılı parselin, teknik bilirkişi … …’ın 23.09.1998 tarihli rapor ve krokisinde belirtildiği şekilde … ile … olarak gösterilen … İdaresine ait K. Evvel 1927 tarih ve 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46 nolu tapu kayıtları kapsamında kalan 333.8857 hektar (3.338.857 m2) yüzölçümlü alan hakkındaki 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonlarının kararlarının iptallerine ve vaki elatmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, … Genel Müdürlüğü, … … …, … … … ve … …, … …, … … …, … … mirasçıları olan … … ve ark., … … mirasçıları tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/05/2001 gün ve 2001/1041 – 3917 sayılı kararı ile ve özetle;
“A- a) İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara göre davacı … … … ve arkadaşları ile diğer müdahil gerçek kişiler yönünden, 1094 parsele ilişkin 1948 yılında yapılan orman tahdidinin kesinleşmiş olduğu, 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonlarınca da aleyhlerine … bir durum yaratılmadığından, davacı ve müdahil gerçek kişilerin tümünün temyiz itirazlarının reddine,
b) Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün ve 1959/217 Esas-1960/311 Karar sayılı ilamıyla 1948 yılında yapılan orman tahdidinin sadece Vakıflara ait 11 adet tapu miktarı yönünden özel orman olduğu kabul edilerek iptal edildiği mahkeme kararının dayanağı bir kroki bulunmadığı, mahkemece de bozma kararı uyarınca işlem yapılıp, hüküm kurulduğuna göre … Genel Müdürlüğünün tapu kayıt miktar fazlası yönünden yapmış olduğu temyiz itirazlarının da reddine,
B- Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; davacı … İdaresinin dayandığı K.Evvel 1927 tarih 36 ila 46 numaralı 11 adet tapu kaydının toplam yüzölçümünün 5.176.201 m2 olduğu, … İdaresinin daha önce açtığı dava sonucu Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/217 Esas-1960/311 Karar sayılı ilamında Vakıflara ait 11 adet tapu kaydının yüzölçümü esas alınarak ve bu tapu kayıtlarının kapsadığı alan özel orman kabul edilerek Devlet Ormanı sınırı dışına çıkarılıp, Yönetimin elatmasının önlenmesine karar verilmişse de, kesin hükmün dayanağı bir harita bulunamadığından, 5653 ve 5658 sayılı yasalar ve kesin hüküm gereğince 11 adet tapu kaydının toplam yüzölçümü kadar yerin, özel orman niteliği ile … İdaresine verilmesi ve tapu kayıt fazlası yönünden 1948 yılı orman kadastrosunun kesinleştiğinin ve dolayısıyla tapu kayıt fazlasının Devlet Ormanı olduğunun kabul edilmesi, bilirkişi raporuna göre, kadastro sırasında vakıflara ait tapu, kayıtları hamur halinde çekişmeli 1094 numaralı parsel ile birlikte dava dışı 1092-1093 numaralı parsellere de uygulandığı ve bunlardan 100 Hektar 9000 m2 yüzölçümlü 1092 sayılı parsel ile 118 Hektar yüzölçümlü 1093 sayılı parselin (bu iki parselin toplam yüzölçümü 218.9000 Hektardır) … Genel Müdürlüğü adına yapılan tesbitlerinin kesinleştiği, bu durumda 1094 sayılı parselin 3.338.857 m2 bölümünde kesin hükmün kapsamı olduğunun kabul edilmesi halinde, özel orman olduğu kabul edilerek, … idaresi lehine Devlet Ormanı sınırları dışına çıkarılan alanların toplamının 552.7857 hektara (5.527.857 m2’ye) ulaşacağı, halbu ki … İdaresinin 11 adet tapu kaydının yüzölçümü toplamının 517.6201 Hektar (5.176.201 m2) Olduğu, bu durumda; … İdaresinin dayandığı tapu kayıtlarının miktar fazlasının kesin hükmün dışında ve kesinleşen Devlet Ormanı tahdit kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, … İdaresi adına kesinleşen 1092 ve 1093 sayılı özel orman parsellerinin toplam yüzölçümünün 218 Hektar 9000 m2 olduğu gözönünde bulundurularak, tapu kayıt miktar fazlası … yönünden de davacı … Genel Müdürlüğünün davasının da reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek hüküm ikinci kez bozulmuştur.
5) Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra: … … … Vakfı evlatları … … ve arkadaşları … İdaresi yanında davaya katılmış ve mahkemenin 03/05/2005 gün ve 2003/2-1 sayılı temyize konu kararı ile;
A) “… Genel Müdürlüğünün davasının kısmen kabulüne, 1094 sayılı parselin teknik bilirkişi … …’ın 24/02/2005 tarihli rapor ve krokisinde … İdaresine ait K.evvel 1927 tarih 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 nolu tapu kayıtları kapsamında kalan ve … boyanıp (A) ile gösterilen 2.420.171 m2 ve (C) ile gösterilen 567.016 m2 olmak üzere toplam 2.987.197 m2 bölümün Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün 1959/217-311 sayılı kesin hükmünün kapsamında olması nedeniyle, bu bölümlerle ilgili 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyon kararlarının iptallerine ve davalıların bu bölüme elatmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B) Bozma kararından sonra bildirilen ve toplanan delillere göre dava konusu 1094 sayılı parselin geriye kalan 13.834.903 m2’lik bölümü 1948 yılında kesinleşen Devlet Ormanı sınırları içinde ise de, 1951 yılında maki tefrik komisyonu tarafından makiye ayrıldığı anlaşılmakla, bu bölümle ilgili 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyon kararlarının iptaline ve elatmanın önlenmesine” karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi, … İdaresi, … … … Vakıf evlatlarından; … … ve arkadaşları, … … …, … … …, … … ve ark., … oğlu … mirasçılarından … … ve arkadaşları, … …, … … ve … … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre;
6) Temyize konu dava, 1948 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda, 2082.2 Hektar yüzölçümü ile Karaağıl Devlet Ormanı olarak kadastrosu yapılan ve kesinleşen taşınmazda, 1985 ve 1988 yıllarında 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonlarının yaptığı aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarının iptaline ilişkin olduğu,
7) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu, … Köyünde 3116 Sayılı yasaya göre 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile, 1984 yılında yapılarak 21/11/1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ve yine 1988 yılında yapılarak 12/04/1989 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasının bulunduğu ve bu işlemlerin temyize konu dava nedeniyle kesinleşmediği,
8) Dava konusu taşınmazın bulunduğu … (Tepeviran) Köyünde 3 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda, 1 numaralı poligon olarak gösterilen Karaağıl Devlet Ormanı 20.822.000 m2 2 numaralı poligon olarak Beştepeler Devlet Ormanı 42.000 m2, 3 numaralı poligon olarak Kiremitli Devlet Ormanı 53.000 m2, 4 numaralı poligon olarak 1.370.000 m2 ki toplam 2105 hektar 4000 m2 yüzölçümünde 4 poligonun Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının yapıldığı,
9) Davacı … Genel Müdürlüğü 13/09/1948 tarihli dava dilekçesi ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin 1948/246 sayılı dosyasında açtığı davada, … İdaresi adına kayıtlı K.Evvel 1927 tarih 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 numaralı 11 adet tapu kapsamında kalan ve … Bey Vakfına ait Karaaliler Çiftliğinin, Devlet Ormanı sınırları içine alınmasının yasaya aykırı olduğu tapu kayıtları içinde kalan 1230 Hektar bölüm yönünden orman sınırlarının iptalini ve Orman Yönetiminin elatmasının ve muarazanın önlenmesini istediği, mahkemenin, 31/05/1952 gün ve 1948/246 – 1952/189 sayılı kararıyla ve herhangi bir harita ya da kroki düzenlenmeden “orman tahdit komisyonunun 16/06/1948 tarihli kararı ile davacı … İdaresine ait onbir parça tapu kaydı kapsamında olan yerlere 5653 ve 5658 Sayılı Yasalara göre Orman Yönetiminin elatma ve muarazasının önlenmesi ile tahdit komisyonu tarafından tanzim olunan harita ve kararların iptaline” dair verilen kararın, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21/12/1953 gün ve 1952/6784-4639 sayılı kararı ile “Tarafları Devlet İdaresi olan davaların 3533 Sayılı Yasa gereğince kıdemli Hukuk Hakimi tarafından görülmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmasından sonra Mahkemenin 1958/265 sayısını alan dava dosyası
yetkisizlik kararı ile Kartal Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün ve 1959/217- 1960/311 sayılı kararı ile … … Bey Vakfının hükmü şahsiyeti bulunan mülhak vakıflardan olduğu bu nedenle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekeceği gerekçesiyle eski hükümde ısrar edildiği ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/05/1963 gün ve 1963/37-46 sayılı kararı ile “Bozma kararı üzerine davalı yerin mülhak veya mazbut vakıf olup olmadığı … Genel Müdürlüğünden sorulduktan ve karşılık geldikten sonra 3533 Sayılı Yasa hükümlerine göre tarafları Devlet İdaresi olan davanın hakem sıfatıyla kıdemli hukuk hakimi tarafından görülmesi gerektiğine ilişkin bozma ilamına karşı direnilmesi eylemli uyma niteliğinde olduğundan, temyiz incelenmesi için dava dosyasının özel Daireye gönderilmesine” karar verildiği ve 1. Hukuk Dairesinin 02/07/1963 gün ve 1963/5328-5327 sayılı kararı ile onandığı, kesinleşen bu kararın dayanağı herhangi bir kroki yada haritanın bulunmadığı, yargılama sırasında mahkeme tarafından dava konusu yerle ilgili hiçbir krokinin düzenlettirilmediği, sadece 12/08/1949 ve 12/04/1952 tarihlerinde yapılan ve Vakıflara ait tapu kayıtlarının sınırlarını dahi bilmeyen yerel bilirkişiler huzuru ile keşif yapıldığı, ayrıca 12/04/1952 tarihinde yapılan keşifde, orman mühendisi … …’ün “… İdaresine ait 11 adet tapu kaydının arz üzerinde nereye ait olduğunun tesbit edilemediği, tapu kayıtlarının arz üzerinde hakiki mevkilerinin tesbitini mütaakip sahiplerine iadesi” şeklinde 12/04/1952 tarihli keşif tutanağına yazılan mütalaası esas alınarak davanın karara bağlandığı,
10) Dairenin 15/05/2001 günlü 2 nci ve son bozma kararından sonra dava dosyasına getirilen Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1971/380 (halen … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1998/441) sayılı 1094 sayılı parselin mülkiyeti hakkında … İdaresinin açtığı tapu iptal ve tescil davasının dosyası içinde bulunan, Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1954/478 sayılı dava dosyasında, davacılar … … … ve arkadaşları tarafından … … mirasçıları … … ve arkadaşları aleyhlerine 31/11/1951 tarihli dava dilekçesi ile Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/7 sayısında açtığı davada, davacılar … … … ve arkadaşları,
Eylül 1288 tarih 43 numaralı sicilden gelen 900 dönüm tarla cinsli Ekim 1951 tarih 37, 49, 61, 73,
Eylül 1288 tarih 44 numaralı sicilden gelen 750 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 38, 50, 62, 74,
Eylül 1288 tarih 45 numaralı sicilden gelen 940 dönüm, mera cinsli Ekim 1951 tarih 39,51, 63, 75,
Eylül 1288 tarih 46 numaralı sicilden gelen 300 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 40,52,64, 76,
Eylül 1288 tarih 47 numaralı sicilden gelen 750 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 41,53,65, 77,
Eylül 1288 tarih 48 numaralı sicilden gelen 90 dönüm, koru cinsli Ekim 1951 tarih 42,54, 66, 78,
Ekim 1288 tarih 64 numaralı sicilden gelen 25 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 43,55, 67, 79,
Ekim 1288 tarih 65 numaralı sicilden gelen 10 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 44,56,68, 80,
Ekim 1288 tarih 66 numaralı sicilden gelen 15 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 45, 57,69, 81,

Ekim 1288 tarih 182 numaralı sicilden gelen 3 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 46,58,70, 82,
Ekim 1288 tarih 183 numaralı sicilden gelen 10 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 47,59,71, 83,
Ekim 1288 tarih 184 numaralı sicilden gelen 8 dönüm, tarla cinsli Ekim 1951 tarih 48, 60, 72, 84 numaralı,

Toplam yüzölçümleri 3.801 dönüm (3.493.119 m2) olan 12 adet tapu kaydı kapsamında bulunan taşınmaza davalıların elatmalarının önlenmesi ile gayrimenkullerden tahliyelerini ve beş senelik ecrimisilin tahsilini” istediği, davalı … … ve arkadaşlarının da 25/01/1952 tarihli cevap dilekçesi ile açtıkları karşı davada, “dava konusu taşınmazın … İdaresinin tapulu yeri olduğu ve … İdaresinden kiralayarak hayvan otlatmak suretiyle kullandıklarını, mülkiyete ilişkin olması nedeniyle kendilerine bu yerleri kiralayan asıl … … İdaresine husumet yöneltilerek dava açılması gerektiği, bu nedenle, aleyhlerine açılan davanın husumet yönünden reddi ile karşı davalarında 1000 lira maddi ve manevi tazminat istedikleri,” bu davaya … İdaresinin 29/07/1953 tarihli dilekçe ile “dava konusu taşınmazın idarelerine ait K.Evvel 1927 tarih 36 ila 46 numaralı 11 adet tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ve mülhak … … Bey Vakfı olarak tasarrufları altında bulunduğunu” ileri sürerek davaya katıldığı, Mahkemece 15/09/1954 gün ve 1952/7 – 1954/270 sayılı yetkisizlik kararı ile dava dosyasının Kartal Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve yapılan yargılama sonucunda Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 11/04/1960 gün ve 1954/478 – 1960/173 sayılı karar ile; “Mahallinde yapılan 16/07/1955 günlü keşif ve tarafların tapularının yerlerine uygulanması neticesinde, … bilirkişiler … …, … … ve … … tarafından verilen 05/03/1957 tarihli rapor ile buna merbut, aynı tarihli krokide açıkça tebarüz, ve irae olunduğu üzere, üçüncü şahıs … İdaresine ait 11 parça gayri menkulun krokide 7 ve 8 sayılarla gösterilen, 318.1250 Hektar (3.181.250.00 m2) yüzölçümündeki araziyi ihtiva ettiği, davacılara ait arazinin de aynı krokide 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılarla gösterilen 1845.0000 Hektar (18.450.000.00 m2) yüzölçümünde olduğunun meydana çıktığı ve ancak zikri geçen keşif zabıt varakasında da açıkça tebarüz ettirildiği üzere, davacılar dava ettikleri yeri etrafını gezdirerek göstermedikleri ve davalılar da, … İdaresinden kiraladıkları yeri gösterip ehlivukuflar marifeti ile tespit ettirmedikleri, bu itibarla esasen davacılar, … İdaresi aleyhine değil … İdaresinin kiracısı olan davalı … … ve arkadaşları aleyhine elatmanın önlenmesi davası açmışlarsa da, dosya içerisinde mevcut Kartal Sulh Hukuk Hakimliğinin 24/11/1958 tarih ve 1957/465 Esas ve 1958/489 Karar sayılı ilamına istinaden mecur taşınmazın tahliyesine karar verilerek bu kararın Altıncı Hukuk Dairesinin 16/01/1959 gün ve 1958/10567 – 275 sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği ve buna istinaden de zabıtnamenin 14. sahifesinde mazbut olduğu üzere, iddialı çiftliğin halen davalılar tarafından tamamen tahliye edilip üçüncü şahıs … İdaresince başkalarına kiralandığının anlaşıldığı, bu nedenle, davacıların mal sahibi sıfatı ile hareket eden ve iddialı yerleri kiraya veren ve kirasını tahsil eden … İdaresi aleyhine dava açmaları icab edeceğinden, davacılar … … … ve arkadaşları tarafından açılan elatmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil davalarının husumet noktasından reddine ve bu yolda davacıların … İdaresi aleyhine yetkili mahkemede dava açmakta muhtariyetlerine, davalı taraf tazminat davasını atiye terk ettiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde kurulan hükmün davacılar … … … ve arkadaşları ile davalı-karşı davacılar … … mirasçıları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24/02/1961 gün ve 1960/7608-1136 sayılı kararı ile; “Dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, taraflar karşılıklı olarak dava ve savunmalarını tapu kayıtlarına istinat ettirmiş bulunmalarına ve mahallinde yapılan keşifte … bilirkişiler tarafından tanzim olunan krokide tarafların tapularının kapsadığı yerler ayrı ayrı gösterilmiş bulunduğuna nazaran, davanın esası tetkik olunmak ve meskur krokide belirtildiği şekilde davacıların tapularının taalluk eylediği yerlere davalıların bir müdahalesinin bulunup bulunmadığı ve davaya sebebiyet … olup olmadıkları tespit olunmak ve bu suretle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi icab ederken, davalıların davaya sebebiyet verip vermedikleri gerektiği şekilde takik ve tesbit olunmadan yazılı olduğu üzere mahkeme masraflarının davacılara tahmini yerinde olmadığı” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği,… İdaresinin karar düzeltme isteğinin de red edildiği, Yukarıda sözü edilen hükmün dayanağı olan ve 16/07/1955 tarihinde yapılan keşif sonucu, … bilirkişiler … …, … … ve … … tarafından verilen 05/03/1957 tarihli raporda “mahalli bilirkişilerin göstermeleri ve uygulama sonucunda … İdaresine ait K.Evvel 1927 tarih 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 numaralı 11 adet tapu kaydının, rapora ek olarak düzenlenen 05/03/1957 tarihli krokide 7, 8 numara ile gösterilen taşınmazları, davacılar … … … ve arkadaşlarının dayandığı 12 adet tapu kaydının da krokide 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 numara ile gösterilen sahaları kapsadığı” açıklanarak bu üç bilirkişinin müşterek imzalarıyla düzenlenen raporun eki ve aynı bilirkişilerin imzasını taşıyan 1/25.000 ölçekli 05/03/1957 tarihli krokide, müdahil davacı Vakıflara ait 11 adet tapu kaydı kapsamındaki 7 numaralı yerin 1.056.250 m2 ve 8 numaralı yerin 2125000 m2 olmak üzere toplam 3181250 m2, davacılar … … … ve arkadaşlarına ait 12 adet tapu kaydı kapsamındaki 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı yerlerinde toplam 18.450.000 m2 olarak hesaplandığı, tarafların tapu kayıtlarının kapsadığı yerleri gösterir bilirkişilerin düzenlediği 05/03/1957 tarihli krokinin, dosya içinde bulunan 1/25.000 ölçekli 1956 tarihli memleket haritasının kopyası olduğu, memleket haritasında mevcut Değirmen Deresi, Sülüklü Göl Deresi, Ağıl Deresi, Göçbeyli Deresi (Büyük …), Erekli … 310 Rakımlı Büyük … Tepesi, 199 Rakımlı Kızıl … Tepesi … Yolu, Dönmeli Yolu Deresi, Köy Deresi, Sırt Yolu, Gün Geçidi, … Mezarlık …, Ağıl …, Kum Geçidi gibi …, yol, … ve mevkii isimlerinin aynen 05/03/1957 tarihli krokide askeri haritadaki yerlerine uygun olarak yazıldığı ve bu nedenle 05/03/1957 tarihli krokinin yerine uygulanmasının mümkün olduğu,
11) … Köyünde 1966 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 1092 ve 1093 sayılı parsellerin Vakıflara ait K.Evvel 36 ila 46 numaralı tapu kayıtları revizyon gösterilmek suretiyle 1092 sayılı parselin 100 hektar 9000 m2 ve 1093 sayılı parselin 118 hektar yüzölçümü ile çalılık ve mera niteliği ile Haznedar … … … … Vakfı adına, 1094 sayılı parselin de … … … ve arkadaşlarının dayandığı Eylül 1288 tarih 43, 44, 45, 46, 47 ve 48 numaralarda … oğlu … adına kayıtlı tapulardan intikalen gelen Ekim 1951 tarih 61, 62, 63, 64, 65 ve 66 numaralı 6 adet toplam 3.730 dönümün (3.427.870 m2) yüzölçümlü ve değişir sınırlı tapu kayıtları revizyon gösterilerek 1682 Hektar
2100 m2 (16.822.100 m2) yüzölçümünde çalılık, koru ve müştemilat niteliğinde, … … … ve arkadaşları adına yapılan kadastro tesbitinin itirazsız kesinleşerek paylı olarak tapuya tescil edildiği,
12-a) … Genel Müdürlüğü 29/04/1971 tarihli dava dilekçesi ile … … … ve arkadaşları aleyhine 10 yıllık hak düşürücü süre içinde Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/380 sayılı dosyasında açtığı davada; “ 1092 ve 1093 sayılı parsellere revizyon gören Vakıflara ait K.Evvel 36 ila 46 numaralı 11 adet tapu kaydının … Köyü 1094 sayılı parseli de kapsadığını, davalılar adına tapuda kayıtlı 1094 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile … … Bey Mülhak Vakfı adına tapuya tescilini ve davalıların 1094 sayılı parsele elatmalarının önlenmesini” istediği,
b) … oğlu … mirasçıları … … ve arkadaşlarının, K.Sani 1291 tarih 1 ila 25 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak … … … ve arkadaşları aleyhine 1094 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile … oğlu … mirasçıları adına tescili isteği ile Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/642 sayısında açtığı davanın bu dosya ile birleştirildiği, yine … oğlu … mirasçılarının aynı tapu kayıtlarına dayanarak ve aynı iddia ile davaya katıldıkları,
c) Orman Genel Müdürlüğü, daha önce … İdaresi ile aralarında görülen Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün ve 1959/217-311 sayılı kararının 1092 ve 1093 sayılı parsellere ilişkin olduğunu, 1094 sayılı parselin 1959/217-311 sayılı davanın konusu olmadığını, 1094 sayılı parselin 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulunması nedeniyle, 1094 sayılı parselin tapu kaydının ve yine bu parselde yapılan orman rejimi dışına çıkarma işleminin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle davaya katıldığı,
d) Hazine de 1094 sayılı parselin orman olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı ve Vakıfların dayandığı tapuların kayıt fazlası olduğundan 1094 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili iddiasıyla davaya katıldığı,
e) Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 07/11/1989 gün ve 1997/380-1989/2329 sayılı kararı ile dosyanın … kurulan … İlçesi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilip, … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1990/1500 sayısına kaydedildikten sonra, bu mahkemenin 28/10/1998 gün ve 1990/1500 – 1998/655 sayılı kararı ile … İlçesinde … adli teşkilatı kurulduğu ve dava konusu 1094 sayılı parselinde … İlçesi sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı ile … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve 29/04/1971 tarihinde açılan tapu iptali davasının devamı sırasında 1094 sayılı parselde 1986 ve 1988 yıllarında yapılan 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B madde uygulaması yapılması nedeniyle, aynı zamanda 2/B madde uygulamalarına itiraz niteliğine de dönüşen davanın … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1998/441 sayısına kaydedildiği, halen davanın devam ettiği ve kadastro mahkemesinde görülmekte olan temyize konu 2003/2 sayılı temyize konu bu davanın sonucunun beklendiği,
13) Çekişmeli 1094 sayılı parselde 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılan işlemin itiraz üzerine Yasa ve Yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle iptal edildiği, daha sonra … Köyünde 2896 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde 1984 yılında yapılan aplikasyon, kesinleşen mahkeme kararının uygulaması ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasını yapan 24 numaralı orman kadastro komisyonunca düzenlenen 07/11/1984 tarihli açıklama tutanağında; “… Köyü mülki sınırları içinde kalan ormanlarda 1948 yılında 3 nolu tahdit komisyonunca yapılan orman tahdidinde, I Karaağıl (2.082.2 Hektar), II Beştepeler (4.2 Hektar), III Kiremitli … mevki (5.3 Hektar), IV Kiretiml … mevki (13.7 Hektar) poligonu olarak toplam 2105 hektar 4000 m2 yüzölçümündeki taşınmazların Devlet Ormanı olarak kadastrosu yapılarak orman sınırları içine alındığı, I numaralı poligon da Devlet Ormanı olarak sınırlandırması yapılan Karaağıl Ormanına, … İdaresince yasal itiraz süresi içinde K.Evvel 1927 tarih ve 36 ila 46 numaralı 11 adet tapu kaydına dayanılarak itiraz edildiği ve görevsizlik ve yetkisizlik kararlarından sonra Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin10/06/1960 gün ve 1959/217- 1960/311 sayılı kararı ile (… İdaresine ait 11 parça tapulu yerlerin orman tahdit komisyonunca 16/06/1948 tarihli kararı ile Devlet Ormanı olarak kamulaştırılmış yerlerin 5653 ve 5658 Sayılı Kanunlara göre Orman Yönetiminin vaki elatma ve murazasının önlenmesi ile tahdit komisyonu tarafından tanzim olunan harita ve kararın iptaline) karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02/07/1963 gün ve 1953/5328- 5327 sayılı kararı ile onandığı,
Daha sonra Karaağıl Mevkiinde 1966 yılında yapılan genel tapulama sırasında Haznedar … Bey Vakfı adına 1092 (100.9000 Ha.) ve 1093 (118.8800 ha.) sayılı parseller ile … … ve müşterekleri adına, 1094 (1682.2100 ha.) sayılı parselin tesbit ve tescilinin yapıldığı Kartal Tapu Sicil Muhafızlığında yapılan araştırma sonucu anlaşıldığı,
Ayrıca Kartal Orman Bölge Şefliğinde bulunan Karaağıl dosyası incelendiğinde, Kartal 2. Bölge Tapu Sicil Muhafızlığının 24/03/1982 gün ve 1092-1093 sayılı yazılarıyla Karaağıl Mevkiinde bulunan … İdaresine ait 11 adet K.Evvel 1927 tarih 36 ile 46 sıra numaralı tapu kayıtlarının … Köyü 1092 ve 1093 nolu parsellere revizyon gördüğü, bu taşınmazların tapulamaca … … … … Vakfı adına tesbit ve tescil edildiği,
Bilirkişi ile birlikte arazi mahallinde incelendiğinde bu 11 adet taşınmaza ait tapunun tüm Karaağıl ormanının kapsamadığının görüldüğü,
Tapu Sicil Muhafızlığından yapılan bütün bu incelemeler,tapu kayıtlarının geldileri ve bilirkişi beyanı sonucu, mahkemece sadece Vakıflara ait 11 parça taşınmazın bulunduğu yerde (1092 ve 1093 sayılı parseller yönünden) orman tahdidinin iptal edildiği, 1094 sayılı parselin tahdidinin 1959/217-1960/311 sayılı mahkeme kararına konu olmadığı, o günkü yasal boşluktan istifade ile … … ve müşterekleri adına tapuda tescil gördüğünün anlaşıldığı,
Devlet Ormanlarında tapu ile iktisap mümkün olmadığına ve ormanlık saha o günkü mevzuata aykırı olarak özel kişiler adına tesbit ve tescil edildiğinden 1094 sayılı parselin tesbit ve tescilinin usulsüz olduğu sonucuna varılarak, sadece … İdaresine ait 1092 ve 1093 sayılı parsellerde (1959/217-1960/311 sayılı) mahkeme kararının uygulanmasına ve diğer 1094 sayılı parselde Devlet Ormanı olarak 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan
orman tahdit hattının belirlenmesi amacıyla aplikasyon işleminin yapılmasına oy birliği ile karar verildi” şeklinde açıklama ve tesbitler yapıldıktan sonra, aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına devam edilerek 1948 yılında kadastrosu yapılan Karaağıl Devlet Ormanının aplikasyonuna ilişkin 08/11/1984 , 09/11/1984, 14/11/1984 ve 17/11/1984 tarihli tutanaklar düzenlendiği 1094 sayılı parselin de içinde bulunduğu Karaağıl Devlet Ormanının 1948 yılı tahdidinde ki sınır yerleri bulunup ihya edilerek 1094 sayılı parsel 1948 yılında kesinleşen tahdit hattına göre orman sınırları içerisinde bırakıldığı,
14) Komisyonun 16/11/1984 tarihli “Mahkeme Kararını Uygulama Tutanağı” ile 1092 ve 1093 sayılı parsellerin 1959/217-1960/311 sayılı mahkeme kararının kapsamında olduğu ve bu mahkeme kararı ile 5658 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre (halbuki 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte var olan gerçek ve tüzel kişilere, Vakıflara ve Belediye özel idare kamu tüzel kişiliklerine ilişkin bütün ormanlar devletleştirilmiş ve 31/03/1950 tarihinde yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa uyarınca devletleştirilen ormanlardan 5658 sayılı Yasanın 1. maddesinde yazılı koşulları taşıyan sadece köy, belediye ve gerçek kişilere ait Devletleştirilen ormanların iade edilmesi kabul edildiği ve iade edilecek ormanlar arasında Vakıflara ve Özel idare kamu tüzel kilişlerine ait özel ormanlar sayılmadığı halde Kartal (1) Hukuk Mahkemesinin 1959/217-1960/311 sayılı kararı ile yasaya aykırı olarak Vakıflara ait tapu kayıtları kapsamında kalan yerler Vakıflara ait özel orman kabul edilerek 5658 Sayılı Yasa kapsamında iadesine karar verilip kesinleştiği anlaşılmaktadır.) özel orman olması nedeniyle … İdaresine iade edildiği işte bunun için 1092 ve 1093 sayılı parsellerin “… Özel Ormanı” olarak sınırlandırılmasının yapıldığı ve 1092 ve 1093 sayılı parsellerin … Özel Ormanı olarak sınırlandırılmasına ait işlemin kesinleştiği, ancak, bu parsellerin tapu kayıtlarının cinsinin özel orman olarak tashihinin bu güne kadar yapılmadığı, … Genel Müdürlüğünün yada Orman İdaresinin idari yoldan veya genel mahkemede açacakları dava ile bu parsellerin cins tashihini her zaman yaptırabileceği,
15) Çekişmeli 1094 sayılı parselde ablikasyon işleminin tamamlanmasından sonra, 24 nolu orman kadastro komisyonunun 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılarak aplikasyon tutanakları ile Karaağıl Devlet Ormanı sınırları içerisinde bırakılan 1094 sayılı parselin 45.7300 Hektar yüzölçümlü III numaralı ve 2.300 hektar yüzölçümlü IV numaralı 2/B madde poligonlarının 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirdiği gerekçesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak işlemin bu davalar nedeniyle halen kesinleşmediği,
16) Yine Karaağıl Devlet Ormanında 1988 yılında 59 nolu komisyon tarafından aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasının ikinci defa yapıldığı ve Karaağıl Devlet Ormanı sınırları içerisinde bulunan 1094 sayılı parselin 794.2500 hektarlık bölümü yeniden VI numaralı 2/B madde poligonu olarak 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirdiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin de bu davalar nedeniyle halen kesinleşmediği,
17) Bozma kararlarından önce yapılan keşifler sonucu; Prof. Dr…. …, Prof.Dr. … …, Prof. Dr…. … tarafından 13/06/1994, Prof. Dr…. …, Prof. Dr…., Prof. Dr…. … tarafından 16/06/1995, Prof. Dr…. …, Prof. Dr…. … tarafından 16/09/1996, Prof. Dr. … …, Prof. Dr…. … ve Doc.Dr. … … tarafından 15/09/1998 tarihlerinde düzenlenen raporlarda, özetle ; “Dava konusu 1094 sayılı parselin 1955 tarihli … fotoğrafları ile 1/25000 ölçekli memleket haritasında orman olarak gözüktüğü, halen eylemli olarak meşe türündeki orman ağaçları ve kısmen de ormanın tahrip edilmesi sonucu sahaya hakim olan sekonder nitelikteki sandal, muşmula, akçakesme, pırnal meşesi, doğu kayını, kocayemiş, tüylü laden, katır tırnağı, herdem taze, süpürge çalısı gibi maki ağaçları ile kaplı, erozyona elverişli yapıda olduğu, dava konusu 1094 sayılı parsel ile dava dışı 1092 ve 1093 sayılı parsellerin bulunduğu ormanlık alanın İstanbul’a içme ve kullanma suyu sağlayan önemli barajlardan … Barajının su toplama ve koruma havzası içinde yer aldığı, halen orman niteliğini sürdüren ve … Barajı su toplama havzası içinde bulunan 1094 sayılı parsel içindeki ormanların bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini kaybetmediği ve 2/B madde koşullarını taşımadığı halde, bir bölümünün 2/B madde uygulaması sonucu yasaya aykırı olarak orman sınırları dışına çıkarılması işleminin yerinde olmadığını” bildirdikleri yine bilirkişiler … … ve arkadaşlarının 15/09/1998 tarihli raporlarında ayrıca; “Gebze İlçesinde 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre düzenlenen maki tefrik haritası ve tutanağının;
a) Tasdiksiz suret olduğu,
b) Davalı taşınmazın bu haritada XXIV nolu maki tefrik poligonu olarak işaretlenen alan içinde kaldığı,
c) Bu poligonun orman tahdit haritaları ile irtibatlandırılmadığı, bir başka deyişle toplam 22,2620 hektar Yüzölçümünde ve 6 paftaya yayılan XXIV nolu poligon içinde makilik alanların ölçülerek orman tahdit haritalarına işaretlenmediği, bu nedenle bu haritaların bugün arza aplike edilemeyeceği,
d) 22/07/1952 tarihli maki tefrik tutanağında poligonun sadece dış noktalarının tarif edilerek, “… toplam 22.2620 hektar yüzölçümündeki XXIV nolu poligonun içinde köylülere ait ziraat arazileri bulunmakla birlikte, bağ, bahçe olarak veya hayvancılıkta kullanılabilecek
makilik alanlar bulunduğu,..”şeklinde belirsiz bir ifade kullanıldığı, poligonun içindeki ormanlık alanların tamamen makiye tefrik edildiğinin belirtilmediği,
e) Yukarıda açıklanan nedenlerle bu haritaların büroda yapılmış, istikşafi nitelikte haritalar olduğu ve aplikasyon kabiliyeti taşımadığı” şeklinde açıklama yaptıkları,
18) Mahkemece 16/12/1999 tarihli oturumda, “… Genel müdürlüğü ile Orman Genel müdürlüğü arasında görülen orman tahdidine itiraz davasında, mahalli bilirkişi yardımı ile tapu uygulaması yapılmadığı gibi Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1959/217-1960/311 sayılı dosyasında da düzenlenmiş bir kroki de bulunmadığından, önceki hükme dayanarak alınan … bilirkişisi … …’ın 23/09/1998 tarihinde düzenlediği rapor ve krokide … İdaresine ait 11 adet tapu kaydı kapsamının neye göre ve nasıl tespit edildiğinin bildirilmesi konularında … …’dan ek rapor istenilmesi” şeklindeki verilen ara kararı üzerine, aynı … bilirkişi tarafından düzenlenen 27/12/1999 tarihli ek raporda “Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/217-1960/311 sayılı dosyasında 12/04/1952 tarihinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişiler tarafından bir harita tanzim edilmediğini, ancak 1094 sayılı parsel hakkında halen … İdaresi ile … … … ve arkadaşları arasında halen görülmekte olan tapu iptali ve tescile ilişkin … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1990/1500 (halen … Asliye (1) Hukuk mahkemesinin 1998/441) sayılı dosyasında yaptığı incelemede; bu dosyada 17/09/1988 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler … … ve … …’in tapu kayıtlarında yazılı sınırları bilmediklerini söyledikleri halde, bu keşif sonucu üç kişilik … bilirkişi tarafından 02/11/1989 tarihinde düzenlenen raporda tapu hudutlarının tespit edilemediği, ancak tapu kayıtlarında yazılı mevki ve miktarlara göre rapor ve harita tanzim edildiğini, her ne kadar yerel bilirkişiler tapu sınırlarını göstermemişlerse de, … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1990/1500 (halen … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1998/441) sayılı dosyasında mevcut 02/11/1989 tarihli … bilirkişilerin rapor ve haritasını esas alarak … İdaresine ait 11 adet tapu kayıtlarındaki mevki ve miktarları esas alarak 23/09/1998 tarihli rapor ve krokiyi düzenlediğini” bildirdiği,
19) Orman Bakanlığı tarafından dava konusu 1094 sayılı parselde 24 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan 2/B madde sahaları ile aynı parselde 59 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 2/B madde sahalarının, … Barajının su toplama havzası içinde kalması nedeniyle ağaçlandırma ve erozyon kontrolü yapılmak amacıyla Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Genel Müdürlüğüne ve halen eylemli orman niteliğinde bulunan 2/B madde sahalarının da Orman Genel Müdürlüğüne tahsisinin istenmesi üzerine, İstanbul Valiliği İl Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 12/09/2002 tarihli “olur”lu ve aynı günlü yazısı ile bu sahaların 178 sayılı K.H.K.nın 13/d ve 261 sıra nolu tebliğe göre tahsisinin yapıldığı ve tahsis yapılan idarelere teslim edildiği,
20) Davacı … İdaresinin dayandığı ve … İdaresi adına tespit ve tescil edilen 1092 ve 1093 sayılı parsellere uygulanan K.Evvel 1927 tarih 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 numaralı tapu kayıtlarının öncesinin … 1281 (1865) tarih 89 numaralı Temessük’ (miri ve vakıf arazide tasarruf yetkisi verilen belge) senedinde 1/2 payı Kuyumcu … Zevcesi … Binti Kostantin’e tasarruf yetkisi verildiği, …’nun 1290 tarihinde ölümü ve mirasçıların yaptığı paylaşım sonucu diğer 1/2 pay tasarruf yetkisi … … mirasçıları arasında yapılan paylaşımda bu kısmın intikalen … evlatları …, …, … ve …’ya verildiğini Eylül 1312 tarih ve Cilt no: 44, sayfa 10’da bu kişiler adına tescil edildikten sonra aynı kişiler tarafından tamamının ile Yunan Devleti tebasından … çocuğu … …’ya satılıp Eylül 1312 (1896) tarih 89 numaradan itibaren adına kayıt edildiği ve daha sonra bu yerlerin zemininin icare-i vahideli vakıftan bulunmasına ilişkin Yargıtay 2. Hukuk Dairesince onanan mahkeme kararı gereğince, Gebze İcra Memurluğunun 23 Eylül 1341 tarih ve 341/608 sayılı yazısına dayanılarak, Karaaliler Çiftliği mevkiindeki 11 adet taşınmazın, K.Evvel 1927 tarih 36 ila 46 numarada Hazinedar … – … … … Bey Vakfı adına tapuya tescil edildiği,
Davacı … Genel Müdürlüğünün dayandığı,
K.Evvel 1927 tarih 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 numaralı ve toplam yüzölçümü 5.632 dönüm (5.176.201 m2) olan 11 adet tapu kayıtlarının; cinsi, yüzölçümü ve sınırları aşağıda gösterildiği gibi olup, değişir ve genişletmeye uygun sınırlı olduğu,

NO CİNSİ YÜZÖLÇÜMÜ SINIRLARI
36
Müfrez Mera
2000 dönüm= 1837344 m2
D: … Alçağı Yolu ve Ağıl Deresi ve Kremit Deresi
B: Koyun Geçidi ve …
K: Kiremit Deresi ve Çıt Geçti,
G: Kavakalçağı Yolu ve Pamuk tarlası başı ve tarik ve … başından ve ağıl ortasından geçerek Koyun Köprüsüne,
37
Çalılık

1000 dönüm= 918672 m2
D:… Değirmen ve Büyük … ve Pekmezci Geçidi,
B: Tütün tarlası ve Ağıl Deresi,
K: Şeytan Eğreği ve Öküz Düştü ve Kum Geçidi,G: Tütün tarlası ve İki Mezarlık Yolu.
38
Koru
100 dönüm= 91867 m2
D:… … veresesi korusu, (Tedavülünde vakfı mezkur korusu)
B:… ve … ve … ve … mer’ası,(Tesisinde Vakfı mezbur merası)
K: … ve … ve … ve … mer’ası,(Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
G:… … veresesi korusu,
(Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
39
Ağıl ve sayebent ve ….
1600 Zira= 919 m2
D: … Odası,
B: … ve … ve Teleni ve … korusu,
(Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
K: Sayebent ,
G: tarik
40
Sayebant ve kuzul
800 Zira=
D: Ağıl yeri,460 m2
B: … ve … ve Teleni ve … korusu, (Tedavlülünde vakfı mezbur korusu),
K:… ve … ve Teleni ve … korusu,(Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
G: Tarik.
41
Bir oda maa fırın
200 Zira=
D:… … veresesi korusu, (Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
B: Ağıl havlusu,
K:… ve … ve Teleni ve … korusu (Tedavülünde vakfı mezbur korusu),
G: Koru ve yol
42
Değirmen
800 Zira=
D: … Viran Karyesi Deresi,
B: …, 460 m2
K: … … vereseleri … ve … ve … tarlaları, (Tedavülünde vakfı mezbur tarlaları)
G:…
43
Müfrez Mera

2000 dönüm=
D:Köy Deresinden Değirmen deresine ve yerli sudan tepesi … Hıyar Deresi başı,
1837344 m2
K: Dönme yol ve … … Ağılı sınırı ve büyük … ve değirmen önünden geçen yol,
B: Mezarlık kenarından tepesi … Agıl Deresinden pamuk tarla başından ağıla giden yol ve … ve veledi … Manaloplunun mer’ası,
G: Koyun Köprüsünün deresi.
44
Müfrez Koru
100 dönüm=
D: … … ve … Efendinin ve Yorgu çocuğu … …’nun tarla ve meraları, (Tedavülünde vakfı mezbur tarla ve maraları)
B: Köy deresi,
K:… veledi … …’lunun korusu,
(Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
G: … … ve … … ve Yorgu veledi … …’nun tarlaları (Tedavülünde vakfı mezbur tarlalarıyla)
45
Tarla
432 dönüm= 396866 m2
D: … … ve … … ve … ve veledi … …’nun mera ve tarlaları ve Hıyar Deresi, (Tedavülünde vakfı mezbur merası ve tarlaları ve Hıyar Deresi),
B:Tepeviran Deresi,
K:Büyük …,G:Hıyar … yolu
46
Ağıl ve …
500 Arşın atik=
D: … … ve … … ve … veledi … …’nun koruları, (Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
B ve K: … çocuğu … …’nun korusu, (Tedavülünde vakfı mezbur korusu)
G: … … ve … … ve … veledi … …’nun tarlaları
(Tedavülünde vakfı mezbur tarlaları)
21) Davacılar … … … ve arkadaşlarının dayandığı Eylül 1288 tarih 43, 44, 45, 46, 47,48 ve Ekim 1288 (1872) tarih 64, 65, 66, 182, 183 ve 184 numarada … oğlu … adına kayıtlı ve toplam yüzölçümü 3.801 dönüm (3.493.119 m2) olan 12 adet tapu kayıtlarının mevkii, cinsi, yüzölçümü ve sınırlarının aşağıda yazıldığı gibi olup, bu tapu kayıtlarında değişir ve genişletmeye uygun sınırlı olduğu,

No
Mevkii
Cinsi
Yüzölçümü
Sınırları
43
Karaağıl
Tarla
900 dönüm=8271000 m2
Tarafları: Tepeviran Deresi ve … … yolu ve … … oğlu ve …
44
Saraçbayırı

Tarla
750 dönüm=689250 m2
Tarafları; Değirmen ve Büyük … ve … Değirmen ve İnek Meydanı ile çevrili
45
… yerinde
Mera
940 dönüm=863860 m2
Tarafları: Büyük … ve Üç Ağaç Sınırı ve Kıral … ile çevrili,
46
Kocamezarlık
Tarla
300 dönüm=275700 m2
Tarafları : Kiremitli Deresi ve Vakıf ve Büyük Göl ile çevrili,
47
… yolunda
Tarla
750 dönüm=689250 m2
Tarafları: Vakıf ve Köy Merası ve sahibi senet ile çevrili,
48
Ağıl korusunda
Koru
90 dönüm= 82710 m2
Tarafları: Sahibi senet ve ağıl ile çevrili,
64
… yolunda
Tarla
25 dönüm=22975 m2
Tarafları: … oğlu … ve … ve … ile çevrili,
65
Kayacıklarda
Tarla
10 dönüm=9190 m2

Tarafları: Yol ve … ve … oğlu ile çevrili,
66
… Ağılında
Tarla
15 dönüm=13785 m2
Tarafları: Pazarcı Oğlu ve … … ile çevrili,
182
… yolunda
Tarla
3 dönüm=2757 m2
Tarafları: … … ve … ile çevrili,
183
Domuz tepeler
Tarla
10 dönüm= 9190 m2
Tarla Tarafları: … ve sahibi senet ve çalılık ile çevrili,
184

Tarla
8 dönüm= 7352 m2
Tarafları: … Oğlu ve … oğlu ve yol ile çevrili,

Eylül 1288 tarihli tapularda … … oğlu … … … adına kayıtlı iken ölümü ile intikal ve değişik zamanlardaki pay satışları ile tapuda birçok işlem gördükten sonra, 1966 yılında yapılan kadastro sırasında Eylül 1288 tarih 43, 44, 45, 46, 47,48 numaralı tapu kayıtlarının gittisi olan Ekim 1952 tarih 61 ila 66 numaralı toplam 3.427.870 m2 yüzölçümündeki tapu kayıtlarının dava konusu 16.822.100 m2 yüzölçümlü 1094 sayılı parsele revizyon gösterildiği, Ekim 1288 tarih 184 numaralı tapu kaydı ve gittilerinden Eylül 1952 tarih 132 numaralı kaydın dava dışı 90 numaralı ve diğer bir tapunun 164 sayılı parsele revizyon gösterildiği,
22) … oğlu … mirasçıları … … ve arkadaşlarının dayandığı K.Sani 1291 tarih 1 ila 25 numaralı tapu kayıtlarının mevki, cinsi, yüzölçümü ve sınırları da aşağıda gösterildiği gibi olup, değişik ve genişletilmeye elverişli, uygulama olanağı bulunmayan, sınırlı olduğu, bu nedenle keşiflerle uygulanamadığı,

NO
Mevkii
Cinsi
Yüzölçümü
Sınırları
1
Karaağıl Çift.
Çalılık
3000 dönüm=
Tarafları: … Tarlaları ve … … ve … Tarlaları ve Değirmenli … ile Mahdut. (Gittisi yoktur)
2
Karaağıl
Ağıl yeri
8 dönüm=
Tarafları: Koru ve … ile mahdut.
3
Karaağıl
… oda yeri
2 Evlak=
Tarafları: Koru ve … ile mahdut.
4
İncirli Tarlası
Tarla
80 Dönüm=
Tarafları: Bostan ve çalılık ve karye tarlaları ve çalılık ile mahdut
5
Sıvan Suyunda
Tarla
30 Dönüm=
Tarafları: Tarik ve … yeri ve tarik ve çalılık ile mahdut.
6
Çınardere Yat.
Tarla
10 Dönüm=
Tarafları: Tarik ve Yılgınlık ve … Tarlası ve çalılık ila mahdut.
7
… Bayırda
Tarla
24 Dönüm=
Tarafları: … … Ağılı ve çalılık ve tarik ve çalılık ile mahdut.
8
Saraç Yatağında
Tarla
10 Dönüm=
Tarla Çalılık ve çalılık ve çalılık ve çalılık.
9
Sığır Tokadında
Tarla
20 Dönüm=
… ve tarik ve çalılık ve çalılık
10
Kiremitli …
Tarla
8 Dönüm=
Çalılık ve tarik ve tarik ve eski ağıl suyu ile mahdut.
11
Kiremitli …
Tarla
10 Dönüm=
Çalılık ve … ve çalılık ve çalılık
12
… Kösede
Tarla
12 Dönüm=
Yol, çalılık ve çalılık ve ….
13
… … Ağılı
Tarla
10 Dönüm=
Tarik ve yol ve … ve ağıl ile
14
Pamuk
Tarla
14 Dönüm=
Tarlada, Tarik ve yol ve tarik ve çalılık ile
15
… Derede
Tarla
60 Dönüm=
… ve tarik ve eski ağıl deresi ve çalılık ile mahdut.
16
Harman Yerinde
Tarla
10 Dönüm=
Çalılık ve çayir ve çalılık ile,
17
Kızıl Batakta
Tarla
40 Dönüm=
… ve tarik ve yol ve tarik ile,
18
Karaağıl Gölü
Tarla
8 Dönüm=
Çalılık ve tarik ve … ve tarik.
19
Hıyardere Yatağı
Tarla
10 Dönüm=
… ve çalılık ve tarik ve batak.
20
… Göl Altında
Tarla
40 Dönüm=
… ve tarik ve … ve tarik.
21
Eski Ağıl Deresi
Tarla
14 Dönüm=
… ve tarik ve yol ve çalılık.
22
Eski Ağıl Deresi
Tarla
8 Dönüm=
Tarik ve çalılık ve çalılık ve ….
23
Hıyar Deresi Yat.
Tarla
10 Dönüm=
… ve yılğınlık ve … ile.
24
Açmada Deresi
Tarla
20 Dönüm=
Tarik ve yılğınlık ve tarik ve yılğınlık.
25
Değirmen yanında
Tarla
16 Dönüm=
… ve değirmen harkı ve değirmen ve … tarlası ile mahdut.
Bu tapuların öncesinin … … oğlu … … … adına kayıtlı iken 1/8 payını kardeşi … … oğlu … Ağaya satışı sonucu K.Sani 1291 (1875) tarihinde … oğlu … adına kayıt edildiği ve 1, 2 ve 10 numaralı tapu kayıtlarının gittilerinin bulunmadığı halen, … … oğlu … Ağanın üzerinde kayıtlı olup, diğer 3 ila 9 ve 11 ila 25 numaralı 22 parça tapunun Nisan 1952 tarih 152 ila 173 numaralarda intikalen … … oğlu … … mirasçıları adına tescil edildiğinin ve kadastro sırasında başka parsellere uygulanıp uygulanmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı,
23) Bu açıklamalar, mahkeme kararları, tapu kayıtları, orman kadastro çalışmalarına ilişkin tutanak ve haritaları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmesi sonucu;
a) Yukarıda (8) numaralı olarak yazılı olduğu gibi,
Dava konusu taşınmazın bulunduğu … (Tepeviran) Köyünde 3 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda 4 poligon halinde toplam 2.105 hektar 4000 m2 arazinin Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının yapıldığı,
b) Yine yukarıda (9) numaralı bende açıklandığı gibi, davacı … Genel Müdürlüğü tarafından 13/09/1948 tarihli dava dilekçesi ile K.Evvel 1927 tarih 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 numaralı ve toplam yüzölçümü 51767201 m2 olan 11 adet tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucu Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün ve 1959/217-1960/311 sayılı kararı ile Vakıflara ait tapu kayıtları kapsamında kalıp 5658 Sayılı Yasa hükmüne göre özel orman olduğu kabul edilerek, “Orman Tahdit Komisyonunun 16/06/1948 tarihli kararı ile davacı … İdaresine ait 11 parça tapu kaydı kapsamında olan yerlere 5653 ve 5658 Sayılı Yasalara göre Orman Yönetiminin elatma ve muarazasının önlenmesi ile tahdit komisyonu tarafından tanzim olunan harita ve kararların iptaline” karar verildiği, kesinleşen bu kararın dayanağı herhangi bir kroki yada haritanın bulunmadığı, yargılama sırasında mahkeme tarafından dava konusu yerle ilgili hiçbir kroki düzenlettirilmediği, 12/08/1949 ve 12/04/1952 tarihlerinde yapılan ve Vakıflara ait tapu kayıtlarının sınırlarını dahi bilmediklerini söyleyen yerel bilirkişiler huzuru ile yapılan keşifler ve orman mühendisi … … “… İdaresine ait 11 adet tapu kaydının arz üzerinde nereye ait olduğunun tesbit edilemediği, tapu kayıtlarının arz üzerinde hakiki mevkilerinin tesbitini mütaakip sahiplerine iadesi” şeklinde ki 12/04/1952 tarihli keşif tutanağına yazılan mütalaası esas alınıp hükme dayanak yapılarak 5658 Sayılı Yasa hükmüne göre Vakıflara ait özel ormanın, iadesine karar verildiği ve kesinleştiği, ancak yukarıda 14 numaralı bentte açıklandığı gibi 5658 Sayılı Yasada 4785 Sayılı yasanın 1. maddesi gereği devletleştirilen vakıflara ait özel ormanların iade edileceğine dair hiçbir hüküm bulunmadığı,,
c) Yukarıda (10) numaralı bentte yazıldığı gibi, … … … ve arkadaşları tarafından … … mirasçıları … … ve arkadaşları aleyhine 31/11/1951 tarihli dava dilekçesiyle Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/7 (Yetkisizlik’e Kartal Asliye (1) Hukuk 1954/478) sayılı dava dosyasında açtığı ve … İdaresinin de aynı tapu kayıtlarına dayanarak katıldığı dava ile Eylül 1288 tarih 43,44, 45, 46, 47 ve 48, Ekim 1288 tarih 64, 65, 66, 182, 183 ve 184 numaralı ve toplam yüzölçümü 3.493.119 m2 olan 12 adet tapu aydı kapsamında bulunan taşınmaza davalıların elatmasının önlenmesini istediği, Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 11/04/1960 gün ve 1954/478 – 1960/173 sayılı karar ile; “Mahallinde yapılan 16/07/1955 günlü keşif ve tarafların tapularının yerlerine uygulanması neticesinde, … bilirkişiler … …, … … ve … … tarafından verilen 05/03/1957 tarihli rapor ile buna merbut, aynı tarihli krokide açıkça tebarüz, ve irae olunduğu üzere, üçüncü şahıs … İdaresine ait 11 parça gayri menkulun krokide 7 ve 8 sayılarla gösterilen, 318.1250 Hektar (3.181.250.00 m2) yüzölçümündeki araziyi ihtiva ettiği, davacılara ait arazinin de aynı krokide 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılarla gösterilen 1845.0000 Hektar (18.450.000.00 m2) yüzölçümünde olduğunun meydana çıktığı ve ancak zikri geçen keşif zabıt varakasında da açıkça tebarüz ettirildiği üzere, davacılar dava ettikleri yeri etrafını gezdirerek göstermedikleri ve davalılar da, … İdaresinden kiraladıkları yeri gösterip, ehlivukuflar marifeti ile tespit ettirmedikleri, bu itibarla esasen davacılar … İdaresi aleyhine değil … İdaresinin kiracısı olan davalılar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açmışlarsa da, dosya içerisinde mevcut Kartal Sulh Hukuk Hakimliğinin 24/11/1958 gün ve 1957/465 – 1958/489 sayılı ilamına istinaden, mecur taşınmazın tahliyesine karar verilerek bu kararın Altıncı Hukuk Dairesinin 16/01/1959 gün ve 1958/10567 – 275 sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği ve buna istinaden de zabıtnamenin 14. sahifesinde mazbut olduğu üzere, iddialı çiftliğin halen davalılar tarafından tamamen tahliye edilip üçüncü şahıs … İdaresince başkalarına kiralandığının anlaşıldığı, bu nedenle davacıların mal sahibi sıfatı ile hareket eden ve iddialı yerleri kiraya veren ve kirasını tahsil eden … İdaresi aleyhine dava açmaları icab edeceğinden, davacılar … … … ve arkadaşları tarafından açılan elatmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil davalarının husumet noktasından reddine ve bu yolda davacıların … İdaresi aleyhine yetkili mahkemede dava açmakta muhtariyetlerine,……” şeklinde kurulan hükmün davacılar … … … ve arkadaşları ile davalı-karşı davacılar … … mirasçıları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24/02/1961 gün ve 1960/7608-1136 sayılı kararı ile; “Dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, taraflar karşılıklı olarak dava ve savunmalarını tapu kayıtlarına istinat ettirmiş bulunmalarına ve mahallinde yapılan keşifte … bilirkişiler tarafından tanzim olunan krokide tarafların tapularının kapsadığı yerler ayrı ayrı gösterilmiş bulunduğuna nazaran davanın esası tetkik olunmak ve meskur krokide belirtildiği şekilde davacıların tapularının taalluk eylediği yerlere davalıların bir müdahalesinin bulunup bulunmadığı ve davaya sebebiyet … olup olmadıkları tespit olunmak ve bu suretle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi icab ederken, davalıların davaya sebebiyet verip vermedikleri gerektiği şekilde tahkik ve tesbit olunmadan yazılı olduğu üzere mahkeme masraflarının davacılara tahmini yerinde olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulduğu,… İdaresinin karar düzeltme isteğinin de red edildiği, Bu kararın dayanağı … … ve arkadaşları tarafından düzenlenen 05/03/1957 tarihli 1/25.000 ölçekli haritanın 1956 tarihli memleket haritasının kopyası olduğu, memleket haritasındaki …, rakımlı …, yol gibi mevkii isimlerinin 05/03/1957 tarihli krokide memleket haritasındaki yerlerine uygun şekilde yazıldığı, 05/03/1957 tarihli haritanın yerine uygulanmasının mümkün olduğu, Birinci Hukuk Dairesince tarafların tapu kaydının uygulanması yeterli görülüp, bu konuya ilişkin temyiz itirazları ret edilerek, (H.G.K.’nun 25/03/1992 gün 1992/2-121-197 ve 22/04/1999 gün 11/190-196 ve 23/10/2002 gün 11/633-847 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, Yargıtay kararında açık bir onama hükmü olmasa dahi, taleplerden biri veya daha fazlası hakkındaki mahkeme kararına ilişkin temyiz itirazları Yargıtay’ca RET EDİLMİŞ ve mahkeme kararının bu bölümü BOZMA KARARI KAPSAMI DIŞINDA BIRAKILMIŞSA temyiz itirazları ret edilen karar bölümü onanmış sayılacağından) diğer yönlerden hükmün bozulması nedeniyle 05/03/1957 tarihli krokide tarafların tapu kayıtlarının kapsadığı alanlar yönünden 11/04/1960 gün ve 1954/478-173 sayılı kararın bu bölümünün kesinleşmesi nedeniyle davanın tarafı olan … İdaresi ile … … … ve arkadaşları ile onların haleflerini bağlayacağı, ancak o davada taraf olmayan kişiler ile Hazine ve Orman yönetimini bağlamayacağı,
d) Yukarıda 11 nolu bentte yazıldığı gibi, … Köyünde 1966 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 1092 ve 1093 sayılı parsellerin Vakıflara ait K.Evvel 36 ila 46 numaralı tapu kayıtları revizyon gösterilmek suretiyle 1092 sayılı parselin 100 hektar 9000 m2 ve 1093 sayılı parselin 118 hektar yüzölçümü ile çalılık ve mera niteliği ile Haznedar … … … … Vakfı adına, 1094 sayılı parselin de … … … ve arkadaşlarının dayandığı Ekim 1951 tarih 61, 62, 63, 64, 65 ve 66 numaralı tapu kayıtları revizyon gösterilerek 1682 hektar 2100 m2 yüzölçümünde çalılık, koru ve müştemilat niteliğinde … … … ve arkadaşları adına yapılan tesbitlerinin itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edildiği,
e) Yine 12 nolu bentde açıklandığı gibi, … Genel Müdürlüğünce 29/04/1971 tarihli dava dilekçesi ile 1092 ve 1093 parsellere revizyon gören Vakıflara ait K.Evvel 36 ila 46 numaralı 11 adet tapu kaydının 1094 sayılı parseli de kapsadığı iddiasıyla 1094 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile … … Bey Mülhak Vakfı adına tescili isteği ile Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/380 sayısında açtığı dava ile … oğlu … mirasçıları … … ve arkadaşlarının K.sani 1291 tarih 1 ila 25 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak 1976/642 sayılı dosyada aynı parsel hakkında açtıkları tapu iptali ve tescil davasının birleştirildiği,
f) Orman Genel Müdürlüğünün de, daha önce … İdaresi ile aralarında görülen Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 10/06/1960 gün ve 1959/217-311 sayılı orman tahdidinin iptali ile ilgili kararın sadece 1092 ve 1093 sayılı parsellere ait olup, 1094 sayılı parselin 1959/217-311 sayılı orman kadastrosunun iptali davasının konusu olmadığını, 1094 sayılı parselin 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalmaya devam etmesi nedeniyle, 1094 sayılı parselin, tapu kaydının ve yine bu parselde yapılan orman rejimi dışına çıkarma işleminin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle ve yine Hazinenin de 1094 sayılı parselin orman olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı ve Vakıfların dayandığı tapu kayıtlarının bu parsel ile ilgisi bulunmadığından 1094 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla davaya katıldıkları 29/04/1971 tarihinde açılan ve halen … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1998/441 sayısında devam eden tapu iptali ve tescil ve aynı zamanda bu davanın devamı sırasında yapılan 2/B madde uygulamalarına itiraz niteliğine de dönüşen davanın Kadastro Mahkemesinin 2003/2 sayılı temyize konu bu orman kadastrosu ve aplikasyona itiraz davasının sonucunu bekleniği,
g) Yukarıda 13 nolu bentte yazıldığı gibi, … Köyünde 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde 1984 yılında yapılan aplikasyon, kesinleşen mahkeme kararının uygulanması ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması işlemlerini yapan 24 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 07/11/1984 tarihli tutanakta “1959/217-1960/311 sayılı kesinleşen mahkeme kararı ile sadece Vakıflara ait 11 parça taşınmazın bulunduğu yerde (1092 ve 1093 sayılı parseller yönünden) orman tahdidinin iptal edildiği, 1094 sayılı parselin 1959/217-1960/311 sayılı, orman tahdidinin iptali davasına ve kararına konu olmadığından, … İdaresine ait 1092 ve 1093 sayılı parsellerde (1959/217-1960/311 sayılı) mahkeme kararının uygulanmasına ve diğer 1094 sayılı parselin kesinleşen Karaağıl Devlet Ormanı sınırları içinde kalması nedeniyle, bu parselin bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdit hattının belirlenmesi amacıyla aplikasyon işleminin yapılmasına oy birliği ile karar verildi” şeklinde ki açıklamadan sonra aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına devam edilerek 1948 yılında kadastrosu yapılan Karaağıl Devlet Ormanının aplikasyonuna ilişkin 08/11/1984, 09/11/1984, 14/11/1984 ve 17/11/1984 tarihli tutanaklar düzenlenip 1094 sayılı parselin de içinde bulunduğu Karaağıl Devlet Ormanının 1948 yılında olduğu gibi orman sınırları içerisinde bırakıldığı, (Karaağıl Devlet Ormanının 1948 yılında 2082.2 Hektar olarak sınırlandırıldığı 1092, 1093, 1094 sayılı parsellerin toplam yüzölçümünün 1901 Hektar 9900 m2 olduğu, Karaağıl Devlet Ormanının 180 hektar 2100 m2’lik bölümünün halen Gebze İlçesine bağlı Kadılı (…) Köyü sınırları içinde kaldığı, aplikasyon tutanaklarından anlaşılmaktaysa da, Kadılı Köyü sınırları içinde kalan bölümün 2/B madde uygulamasına tabi tutulup tutulmadığı arazi kadastrosu sırasında hangi parsel numarasını aldığı, kesinleşmişse kimler adına nasıl kesinleştiği, Kadılı Köyü sınırları içinde kalan bölüm hakkında açılan dava olup olmadığı, bu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.) 16/11/1984 tarihli Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağı ile de 1092 ve 1093 sayılı parsellerin 1959/217-1960/311 sayılı mahkeme kararı kapsamında özel orman olduğu belirtilerek, sözü edilen mahkeme kararında kabul edildiği gibi bu parsellerin … Özel Ormanı olarak sınırlandırıldığı ve işlem ilan edilerek kesinleştiği, 1092, 1093 sayılı parsellerin, halen tapu kayıtlarındaki çalılık ve mera olan, cinslerinin … İdaresi ya da Orman Genel Müdürlüğünce “özel orman” olarak tashih ettirilmelerinin zorunlu olduğu,
24 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1984 yılında yapılan aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasayla değişik 2/B madde uygulamasında Karaağıl Devlet Ormanı sınırları içerisine bırakılan 1094 sayılı parselin bir bölümünün III ve IV, 2/B madde poligon numarası verilerek ve yine 1988 yılında 59 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında yine 1094 sayılı parselin bir bölümüne VI, 2/B madde poligon numarası verilerek 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak bu işlemlerin yapılmasından çok önce 29/04/1971 tarihinde açılan ve halen … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinde devam etmekte olan 1998/441 sayılı dava ve yine altı aylık itiraz süresi içinde 16/11/1986 ve 20/01/1986 tarihinde açılan Hazine ve Orman Genel Müdürlüğünün 3402 Sayılı yasanın 26/D maddesine göre katıldığı temyize konu bu dava nedeniyle işlemlerin hiç birinin halen kesinleşmediği,
h) Dairenin 01.07.1997 günlü birinci bozma kararında 1948 yılı orman kadastrosunun iptaline ilişkin Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1959/217-1960/311 sayılı kararının dayanağı infaza uygun bir harita varsa bu harita, aksi halde Vakıflara ait tapu kayıtları ve mahkeme ilamı uygulanarak kesin hüküm kapsamının belirlenmesi, 15.05.2001 günlü ikinci bozma kararında da tapu kayıtlarına miktarı ile geçerli kapsam belirlenmesi gereğine değinilmişse de, mahkeme kararlarında ve bu kararları bozan Daire kararlarında, Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1954/478-1960/173 sayılı kararının incelenip değerlendirilmediği, bu dava dosyanın 15.05.2001 günlü 2 nci bozma kararından sonra dava dosyasına getirtilen Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1971/380 (halen … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1998/441) sayılı 1094 sayılı parsel hakkında açılan tapu iptali ve tescil dava dosyası içinde bulunduğu, Orman Kadastrosunun iptali konusunda … İdaresi tarafından açılan Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1959/217-1960/311 sayılı kesinleşen kararının dayanağı herhangi bir kroki ya da harita bulunmadığı, … İdaresinin dayandığı tapu kayıtlarının kapsamının, … … … ve arkadaşları tarafından, … … ve arkadaşları aleyhine açılan ve Vakfılar İdaresinin de müdahil olarak katıldığı, Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1954/478-1960/173 sayılı kararı ve bu kararın eki olan … … ve arkadaşları tarafından düzenlenen 05/03/1957 tarihli 1/25.000 ölçekli harita ile belirlendiği, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1954/478-1960/173 sayılı kararının bu davada taraf olmayan Orman Yönetimi ve Hazineyi bağlamaz ise de, davanın tarafları olan … İdaresi ile … … … ve arkadaşlarını ve onların haleflerini bağlayacağı, … İdaresi ile … … … ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının kapsamlarını belirleyen Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1954/478-1960/173 sayılı kararının dayanağı olan ve 16.07.1955 tarihinde yapılan keşif sonucu, … bilirkişiler … …, … … ve … … tarafından düzenlenen 05.03.1957 tarihli rapor ve kroki ile … İdaresine ait K.Evvel 1927 tarih 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 numaralı 11 adet tapu kaydının 7 numaralı 1056250 m2 ve 8 numaralı 2125000 m2 toplam 3.181.550 m2 yerleri, … … … ve arkadaşlarının dayandığı 12 adet tapu kaydının da aynı krokide 1, 2, 3, 4, 5, ve 6 numara ile gösterilen sahaları kapsadığının kabul edildiği, 1. Hukuk Dairesince taraf tapu kayıtlarının uygulanması konusundaki araştırma yeterli görülerek, tarafların bu konudaki temyiz itirazlarının ret edilmesi nedeniyle kararın bu bölümünün yukarıda (c) bendinde açıklandığı gibi kesinleştiği, … … ve arkadaşları tarafından düzenlenen1/25.000 ölçekli 05.03.1957 tarihli krokinin aynı ölçekli memleket haritasının kopyası olduğu ve memleket haritasında mevcut Değirmen Deresi, Sülüklü Göl Deresi, Ağıl Deresi, Göçbeyli Deresi (Büyük …), … … 310 Rakımlı Büyük … Tepesi 199 Rakımlı Kızıl … Tepesi, … Yolu, Dönmeli Yolu Deresi, Köy Deresi, Sırt yolu, Gün Geçidi, … Mezarlık …, Ağıl … Kum Geçidi gibi isimli … isimli, yol, … ve mevkii isimlerinin aynen 05/03/1957 tarihli krokide memleket haritasındaki yerlerine uygun olarak yazıldığı ve bu nedenle 1/25.000 ölçekli 05/03/1957 tarihli krokinin aynı ölçekli memleket haritasının kopyası olması nedeniyle yerine uygulanmasının mümkün olduğu, 05.03.1957 tarihli krokide … İdaresinin 11 adet tapusunun kapsamı olarak gösterilen 7 ve 8 numaralı yerlerin Doğuda ve Kuzeyde: Sülüklü Göl Deresi ve …, Batıda: Değirmen Deresi, Güneyde: yol gibi sabit sınırlarla çevrili olduğu, 31/03/1950 tarihinde yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilmiş ormanların tapulu özel orman kabul edilerek sahiplerine iade edilebilmesi için, “bu ormanın Devlet Ormanları içinde olmaması ve etrafının orman sayılmayan kesin sınırlarla Devlet Ormanlarından ayrılmış olması” gerektiği, Orman Kadastro Yönetmeliklerinde Devlet Ormanlarına bitişik olmama halinin “orman sayılmayan yerlerle çevrili olması ya da nehir, ırmak, yaz kış devamlı akan ve genel olarak yatağı değişmeyen …, 5658 Sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce mevcut olan Devlet Karayolu ve Demiryolu….. ile ayrılma” şeklinde tanımlandığı, tapu kaydı fazlası olan arazi parçasının özel orman olduğu kabul edilemeyeceği gibi Devlet Ormanlarından kesin sınırlarla ayrılmayan, özel ormanların 5658 Sayılı yasa hükümlerine göre iade edilmeyeceği 1092 ve 1093 sayılı parsellerin çap sınırlarının 05/03/1957 tarihli kroki de 7 ve 8 numaralı yerlerin sınırlarının aynı olması, Doğuda ve Kuzeyde Sülüklü Göl Deresi ve … …, Batıda Değirmen Deresi, Güneyde yol bulunması, kesin ve değişmez sınırlara Devlet Ormanlarından ayrılması ve bu sınırların Yasa ve yönetmelikteki tanıma uygun olması nedeniyle 1948 yılında Karaağıl Devlet Ormanı sınırları içine alınan, 1092 ve 1093 sayılı parsellerin bulunduğu yerin 5658 Sayılı Yasa gereği, ÖZEL ORMAN sayılarak Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1959/217-1960/13 sayılı kararı ile … İdaresine iade edildiği, yukarıda 14 numaralı betde izah edildiği gibi 5658 Sayılı Yasada 4785 Sayılı Yasada 4785 Sayılı Yasa kapsamında devletleştirilen vakıflara ait özel ormanların iade edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde, hükme dayanak yapılan herhangi bir harita düzenlenmeden, orman mühendisinin keşif zaptına geçen beyanı hükme dayanak yapılarak verilen kararın kesinleştiği, 1959/217-1960/13 sayılı kararın konusunun 1092 ve 1093 sayılı parseller olduğunun, bu maddi ve hukuki olgular karşısında kabul etmek gerektiği, … İdaresine ait 11 adet tapu miktarı 517 Hektar 6201 m2 ve bu tapu kayıtları uygulanarak … adına tescil edilen 1092 ve 1093 sayılı özel orman parsellerinin toplam yüzölçümü 218 hektar 9000 m2 ve 05/03/1957 tarihli krokide Vakıfların dayandığı tapu kayıtlarının uyduğu belirlenen 7 ve 8 numaralı yerlerin yüzölçümü 318 Hektar 1553 m2 olarak gösterilmiş ise de 05/03/1957 tarihli krokide 7 ve 8 numaralı yerlerin yüzölçümünün o tarihteki ölçü tekniğine göre yanlış hesaplanmış olabileceği ya da, Vakıfların 11 adet tapu kaydının dayanağı olan 1281 (1865) tarihli Temessük Senedindeki miktarın herhangi bir ölçüye dayanmadan miktarlarının tahmini olarak yazılmış olmasından kaynaklanacağı, kesin ve değişmez sınırlarla Devlet Ormandan ayrılmayan özel ormanların kesin sınırlarla Devlet Ormanlarından ayrılsa bile Devletleştirilen Vakıflara ait ormanların hiç bir suretde 5658 Sayılı yasa hükümlerine göre iadesi edilemeyeceğinden, … İdaresine ait tapu kayıtlarında ki 298 hektar 7201 m2 eksikliğin 1682 Hektar 2100 m2 yüzölçümlü 1094 sayılı parsel içinde kaldığı, kabul edilemeyeceği gibi,değişir sınırlı olan Vakıflara ait tapu kayıtlarının 1094 sayılı parsele uyduğunun dahi kabul edilemeyeceği, … İdaresi tarafından … … … ve arkadaşları aleyhine Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1971/380 (Halen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/441) sayılı dosyasında 29/04/1971 tarihinde açtığı tapu iptali ve tescil davasından önce, kendi personeli Milli Emlak Müdür Yardımcısı … ve Kadastro … Memuru … … tarafından düzenlenen 12/04/1971 tarihi üç sayfalık rapor ve bunun ekindeki aynı tarihli krokide davacı kişilere ait tapunun geldisi olan Eylül 1288 tarih 45, 46, 47 ve 48 numaralı tapuların kapsadığı alanın 1094 numaralı parseline çap sınırı dışında ve kuzeyde … Köyü sınırı içerisinde kalan … Devlet Ormanında, keza Eylül 1288 tarih 43 ve 44 numaralı tapu kayıtlarının da dava konusu 1094 sayılı parsellerin çap sınırları dışında güney batıda kalan yerlere uyduğunu bildirdikleri, … İdaresinin kendi elemanlarına hazırlattığı bu raporda davacı kişilere ait 12 adet tapu kaydından 6 tanesinin 1094 numaralı parsel içerisinde kalmadığını bildirerek 1971/380 sayılı tapu iptal tescil davasını açması ve bu raporları da dosyaya koyup delil olarak dayanması nedeniyle 6 adet tapu kaydının 1094 nolu parsele uymadığını iddia etmesinin temyize konu bu davayı ilgilendirmediği Vakıfların 1094 numaralı parselde bir hakkının bulunmadığı, keza Karaağıl Devlet Ormanından, Özel orman olması nedeniyle, 1959/217-1960/311 sayılı kararla iade edilen yerin hiçbir zaman 1094 numaralı parsel içinde kalmayacağı ve dolayısla 05/03/1957 tarihli krokide … İdaresine ait tapu kayıtlarının uyduğu kabul edilen 7 ve 8 numaralı yerlerin 1094 sayılı parselin çap sınırlarının dışında olduğunun 05/03/1957 tarihli kroki ile memleket haritası ve 1094 sayılı parselin çap sınırlarının çakıştırılması sonucunda da açıkca belli olduğu ve 24 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 07/11/1984 tarihli “Mahkeme Kararını Uygulama” tutanağında açıklandığı gibi, … ve Orman Genel müdürlükleri arasında görülen orman tahdidinin iptaline ilişkin Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1959/217- 1960/311 sayılı kesinleşen kararının 1094 sayılı parselle hiçbir ilgisinin bulunmadığı, temyize konu davanın tarafları arasında halen görülmekte olan mülkiyetle ilgili … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1998/441 sayılı tapu iptali ve tescil dava dosyası içinde bulunan Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1954/438- 1960/173 sayılı kararı ile … İdaresinin ve … … … ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının kapsamları o davada belirlenip kesinleştiğinden o kararın, … İdaresi ile … … … ve Arkadaşları ile onların haleflerini bağlayacağı ancak, o davada taraf olmayan Orman Yönetimi ile Hazineyi bağlamayacağı, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/478-1960/173 sayılı kararının 15/05/2001 günlü son bozma kararından sonra temyize konu dosya içine getirtilmiş olduğundan, daha önceki bozma kararlarında incelenip değerlendirilmemiş olması nedeniyle … İdaresinin dayandığı tapu kayıtları kapsamlarının miktarı ile belirlenmesi ve eksikliğin 1094 sayılı parselde tamamlanmasına ilişkin Daire bozma kararının maddi yanılgıya dayalı olduğu, 09/05/1960 gün 21/9 ve 04/02/1959 gün 13/5 sayılı Y.İ.B.K.kararları ile H.G.K.nun 14/10/1998 gün 1998/20-210-708 ve 01/03/1995 gün 1994/7-641-117 sayılı ve 21/04/1965 gün ve 1-91-184 sayılı ve daha birçok kararları ile Daire kararlarda da kabul edildiği gibi, maddi yanılgıya dayalı bozma kararlarına uyulmasının usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı, esasen Orman Bakanlığı, Hazine ve Orman Genel Müdürlüğünün, bu güne kadar verilen tüm kararları temyiz etmesi ve mahkeme kararının da araştırmaya yönelik olarak bozulması nedeniyle … İdaresi yararına oluşan usulü kazanılmış haktan söz etme olanağının da bulunmadığı, 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda 1094 sayılı parseli içine alan Karaağıl Devlet Ormanı hakkında … Genel Müdürlüğü ile diğer davacılar tarafından süresinde açılan herhangi bir dava bulunmadığından 1948 yılı orman kadastro işleminin kesinleştiği, hak düşürücü sürenin çoktan geçtiği, 1984 ve 1988 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının davacı … Genel Müdürlüğüne ve diğer tüm davacılara … bir dava açma … vermeyeceği gerek davacı kişiler gerekse … İdaresi 1094 sayılı parselin orman niteliğinde olduğunu, gerek dava dilekçelerinde kabul etmeleri nedeniyle, 1948 yılı tahdidi içinde kalan 1094 sayılı parselin orman niteliğinde olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişmenin de bulunmayıp, kendilerine ait özel orman olduğunu iddia etmeleri (bak 16/01/1986 ve 11/10/1989 tarihli dava dilekçeleri ve yargılama sırasında verilen layihaları ile bu dava hakkında … Kadastro Mahkemesi tarafından verilen 23/09/1996 gün ve 1990/9-15 sayılı kararda Mahkeme 1094 sayılı parselin niteliğinin orman olduğunu kabul ettiği, ancak özel orman olması nedeniyle davacı kişilerin o kararı temyiz etmemeleri nedeniyle onlar yönünden 1094 sayılı parselin orman niteliğinin kesinleştiği) nedeniyle orman olgusunun kesinleştiği gözetilerek, … İdaresi ile … … … Vakfı evlatlarının 24 ve 59 numaralı orman kadastrosu komisyonlarınca 1984 ve 1988 yıllarında 1094 sayılı parsel de yaptığı, aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları ile orman kadastrosunun iptaline yönelik olarak açtığı davaların reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmadığı gibi 08/06/2000 gün 1998/14-1 sayılı kararla … Genel Müdürlüğünün tapu kayıt fazlasına ilişkin davası ret edildiği ve … İdaresinin temyizi üzerine Dairenin 15/05/2001 gün 1041/3917 sayılı kararında “Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1959-217-1960/311 sayılı ilamı ile 1948 yılında yapılan orman tahdidinin Vakıfların 11 adet tapu miktarı yönünden iptal edildiğine göre, … Genel Müdürlüğünün tapu kayıt miktar fazlası yönünden yaptığı temyiz itirazlarının REDDİNE” karar verildiği ve hükmüne uyulan bozma kararı ile de bu konuların … Genel Müdürlüğü yönünden kesinleştiği anlaşıldığından, … İdaresi ile … … … Vakıf evlatlarının tüm temyiz itirazlarının reddi ile Orman Genel Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı, Hazinenin bu konuya ilişkin temyiz itirazlarının kabulünün gerektiği,
24) … oğlu … mirasçıları … … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede;
Davanın reddine ilişkin 08/06/2000 gün ve 1998/14-1 sayılı önceki hükmün … oğlu … mirasçıları … … ve arkadaşlarının temyizi üzerine, Dairenin 15/05/2001 gün ve 2001/1041-3917 sayılı kararı ile “Dava konusu 1094 sayılı parselin 1948 yılında yapılan orman sınırları içine alınması işlemine karşı, yasal süre içinde itiraz etmeyen tüm davacı ve müdahil gerçek kişiler (bu arada … … ve arkadaşları) yönünden kesinleştiği, 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonlarınca da aleyhlerine … bir durum yaratılmadığı gerekçesiyle” reddedilerek aleyhlerindeki hükmün kesinleştiği, kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenmeyeceği, esasen bu kişilerin dayandığı K.sani 1291 tarih 1 ila 25 numaralı tapu kayıtlarının 1094 sayılı parsele uymadığı, 15/05/2001 günlü kararda belirtildiği gibi 1948 yılında yapılan orman kadastrosunun bu kişiler, yönünden kesinleştiği, bundan sonra orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının iptalini istemeleri konusunda hiçbir yasal yolları bulunmadığından, … oğlu … mirasçıları … … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının reddi gerektiği,
25) a- Orman Yönetimi ve Hazinenin diğer temyiz itirazları yönünden;
Dairenin 15/05/2001 gün ve 2001/1041- 3917 sayılı bozma kararlarında; “1948 yılında yapılan Karaağıl Devlet Ormanı Kadastrosunun … Genel müdürlüğünün açtığı dava sonucu sadece … İdaresinin dayandığı 11 adet tapu kaydı yönünden iptal edildiği, 1948 yılında yapılan orman kadastrosunun (tahdidinin) süresi içinde itiraz etmeyen davacı ve katılan kişiler yönünden kesinleştiği” belirtilerek, davacılar … … …, … … …, … … … ve arkadaşları … … mirasçıları, … …, … …, … … … ve arkadaşları ile onların halefleri ve davaya katılan diğer tüm gerçek kişilerin temyiz itirazlarının ret edildiği ve hükmün sadece Orman Bakanlığı, Hazine ve Orman Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları kabul edilerek bunların temyizi yönünden bozulduğu ve mahkemece bozma kararına uyulmakla bu kişiler aleyhine Hazine ve Orman İdaresi lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, 1094 sayılı parseli içine alan Karaağıl Devlet Ormanına ilişkin 1948 yılı tahdidinin bu davacı ve katılan davacı kişiler yönünden kesinleştiği, bu konuların mahkemenin de kabulünde olduğu, Ancak, 15/05/2001 günlü son bozma kararına uyulmasından sonra mahkemece, “davacı … … … ve arkadaşları ile onların haleflerinin ve diğer katılan davacıların 1094 sayılı parselin maki tefrik komisyonu tarafından makiye ayrıldığını ileri sürdükleri ve mülkiyete ilişkin davalarda … delil getirme olanağının bulunduğu, bu durumun savunmanın genişletilmesi sayılamayacağı” gerekçe gösterilerek, temyize konu kararın hüküm fıkrasının 2.bendinde yazılı olduğu gibi “Dava konusu 1094 sayılı parselin geriye kalan 13.834.903 m2’lik alanın 1948 yılında Devlet Ormanı olarak kamulaştırılmış ise de, bu yerin 1951 yılında çalışma yapan maki tefrik komisyonu tarafından makiye tefrik edilerek, orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmakla, 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonlarının almış oldukları kararlarının iptaline ve vaki elatmanın önlenmesine” karar verildiği,
Ne varki, davacı … … … ve arkadaşları, bozma kararlarından önce verdikleri birçok dilekçede, aynı iddiayı, yani taşınmazın makiye ayrıldığını ileri sürdükleri ve 15/05/2001 günlü son bozma kararından önce orman bilirkişileri, Prof.Dr…. … ve arkadaşları tarafından düzenlenen 15/09/1998 tarihli raporda makiye ayırma çalışmalarının
irdelenip tartışıldığı, (bak yukarıda 17. bentdeki açıklamalar) ve mahkemece de, davaların bu iddialarına değer verilmeyerek ret edildiği ve davacıların bu konudaki temyiz itirazları da dairece ret edilmek suretiyle, bu konu Daire bozma kararının kapsamı dışında kalıp kesinleştiği, bu nedenle, taşınmazın makiye ayrıldığı iddiası … delil olmadığı, mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, kesinleşen bu yönlere ilişkin yeniden bir inceleme yapılarak karar verilemeyeceği,
Bir an için, makiye ayırma işleminin yapıldığı kabul edilse bile, bilirkişi raporlarına göre halen eylemli orman olan (davacılar … … … ve arkadaşları ile … İdaresinde dava konusu yerin orman olduğunu kabul etmekte ancak özel orman olması nedeniyle kendilerine iade edildiğini iddia etmektedirler.) orman ve … muhafaza karekteri taşıyan ve … Barajı su koruma ve toplama havzası içinde bulunan dava konusu taşınmazın makiye ayrılmış olmasının davacılar yararına hiçbir yasal ve hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle yörede yapılan maki çalışmaları ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamanın gerekli görüldüğü,
Yapılan keşifler sonucu verilen uzman orman bilirkişilerinin raporlarında “Dava konusu taşınmazın 1955 tarihli … fotoğrafları ile 1/25.000 ölçekli memleket haritasında orman olarak gözüktüğü, halen yaşlı meşe türündeki orman ağaçları ve kısmen de ormanın tahrip edilmesi sonucu, sahaya hakim olan sekonder nitelikteki sandal, muşmula, akçakesme, pırnal meşesi, doğu kayını, kocaşemiş, tüylü laden, katır tırnağı, herdemtaze, süpürge çalısı gibi sekonder (ikincil) maki ağaçları ile kaplı, erezyona elverişli yapıda, İstanbul’a içme ve kullanma suyu sağlayan … Barajının su toplama ve koruma havzası içinde bulunduğu” açıklanmıştır. Sekonder makilikler asıl orman örtüsünün tahrip edilmesi sonucu meydana geldiğinden 3116 Sayılı yasanın 1/e maddesinde anılan maki olarak kabul edilemez, sekonder makilikler 3116 ve 6831 Sayılı Yasaların 1. Maddesi gereğince orman sayılan yerlerdir. Bu saptamalar karşısında öncesi ve halen orman olan yerin 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesinde belirtilen makiliklerden olmadığı bu nedenle makiye ayrılamayacağı gibi, maki ağaçları ile kaplı olsa bile bu tür yerler su ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza makisi niteliğinde olduğundan 5653 Sayılı Yasanın 1/son maddesine göre orman sayıldığından yine makiye ayrılmayacağı, yine makiye ayırma işleminin orman rejimi dışına çıkarma işlemi olmayıp, o yerin makilik alan olduğunun tesbit işlemi olduğu, makiye ayrılmış olan yerin kesinleşen orman sınırı içinde kalmaya devam ettiği, çünkü orman rejimi dışına çıkarma işleminin 1961 Anayasasının 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmesi ve bu değişikliğe uygun olarak 6831 Sayılı Orman Yasasının 2. maddesinin 20/06/1973 gün ve 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilmesiyle hukukumuzda yer aldığı,
Diğer taraftan, Yargıtay Kararlar Dergisinin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10/05/2001 gün ve 2001/3179-3713 sayılı kararını direnme yoluyla inceleyen ve 20. Hukuk Dairesinin kararında belirtilen ilkeleri aynen ve oybirliği ile kabul ederek direnme hükmünü bozan H.G.K.nun 03/07/2002 gün ve 2002/558-588 sayılı kararında kabul edildiği gibi, İstanbul Anadolu yakasında yapılan tüm makiye ayırma çalışmaları 1963 yılında iptal edildiği, yine 20. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili tüm kararları ile 1. hukuk dairesinin 26/07/2000 gün ve 6766/8652 ve 14/05/2001 gün ve 5062/5949 ve 7. Hukuk Dairesinin 13/12/2004 gün ve 4196/4556 ve 17. Hukuk Dairesinin 24/01/2005 gün ve 2004/13822-165 sayılı kararlarında, makiye ayırma çalışmalarının her zaman iptal edilebileceği ve makiye ayrılan yerin halen orman sınırı içinde kalmaya devam ettiğinin kabul edildiği,
22.03.1996 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tesbit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği” kabul edilmişse de, yapılan işleme değer verilebilmesi için makiye ayırma komisyonlarının yasa ve yönetmeliğe uygun olarak kurulması ve yine yasa ve yönetmeliğe uygun olarak çalışma yapması gerektiği,
1951 yılında yapılan maki çalışması sırasında yürürlükte bulunan ve 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesini değiştiren 24.03.1950 kabul ve 03.04.1950 yürürlük tarihli 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile “Devlet ormanlarının ve bu ormanların içinde ve bitişiğindeki otlak, yaylak, kışlak, sulak, diğer ormanlar ve her nevi arazinin sınırlaması işi bir yüksek orman mühendisinin başkanlığı altında Adalet Bakanlığınca hukuk mezunları arasında tayin edilecek bir hukukçu üye ile il genel meclisi daimi encümeni tarafından seçilecek bir üyeden müteşekkil bir komisyon tarafından yapılır. Bu komisyonlar; beldelerde, belediye encümenleri, köylerde, ihtiyar kurulu tarafından seçilecek lüzumlu bilirkişilerin fikirlerinden de faydalanılır..” şeklinde olup, orman kadastro komisyonlarının kuruluşunun nasıl olacağının gösterildiği,Yine, Makilik ve Orman Sınırlarının Tesbitine Ait Yönetmiliğin amacını belirleyen 1. maddesi “5653 Sayılı Yasanın birinci maddesinin (E) bendi hükmü ile ormandan sayılmadığı belirtilen ve memleketimizde Karadenizin Kızılırmaktan itibaren batısında, Ege ve bilhassa Akdeniz Sahil mıntıkılarındaki devamlı hasılat vermeyen veya muhafaza ormanı mahiyetini taşımayan makiliklerin orman sahaları ile tedavüllerini önlemek için 1/25000 mikyaslı askeri haritaları bulunan ilçelerde ve diğer lüzum ve zaruret görülen yerlerde makilik ve orman sahalarının birleştiği hatlar üzerindeki orman sınırları orman tahdit komisyonları veya mahalli orman işletme teşkilatı tarafından teşkil edilecek komisyonlar tarafından tesbit olunacak ve arz üzerinde özel işaretler ile belli edilecektir.
Komisyonların çalışmaları sırasında mıntıkasındaki işlerden bilgi edinmek ve komisyonda çalışmak üzere o yerin bölge şefi, orman bakım memuru da bulundurulacaktır.” Şeklinde olduğu,
Her ne kadar Makilik ve Orman Sınırlarının Tesbitine ait Yönetmelikte, orman kadastro komisyonlarının yanı sıra 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesine aykırı olarak “Mahalli Orman İşletme Teşkilatı tarafından oluşturulacak komisyonlar tarafından” da makiye ayırma çalışmasının yapılabileceği öngörmüşse de, hukukun en … ilkelerinden olan hukuk kurallarının üstünlüğü ilkesi gereğince, hukukun şekli kaynaklarından olan yasalar, Anayasa hükümlerine, yasaların uygulamasında karşılaşılacak sorunların açıklığa kavuşturulması için çıkarılan yönetmelikler ise kaynak bulduğu yasalara aykırı olamayacağı, Yönetmelik Yasaya aykırı ise uygulayıcı tarafından, yasalara aykırı yönetmelik hükümlerine değer verilerek işlem yapılamayacağı, (Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2005 gün 2005/11-81 – 118 sayılı ve 30/06/1999 gün ve 21-1982/864 sayılı ve 1963/3-28-36 ve 4. Hukuk Dairesinin 1978/536 K. 10 Hukuk Dairesinin 1983/6990 K. ve 7. Hukuk Dairesinin 1982/5040 sayılı kararları)
Yörede görev yapan makiye ayırma komisyonu, Başkan … ile üye …’dan oluşturularak bazı maki poligon tutanaklarını düzenlendiği, bir kısım maki poligon tutanakları ise somut olayda olduğu gibi 06/10/1951 – 10/10/1951 tarihleri arasında sadece Başkan … tarafından düzenlendiği, yönetmelikte öngörülen diğer üyelerin komisyonda yer almadığı, bu nedenle, Maki Komisyonunun 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesi hükümlerine uygun kurulmadığı gibi yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışma yapmadığından makiye ayırma çalışmasının yok hükmünde olduğu,
Somut olayda 06/10/1951 tarihinde başlanıp dört gün sonra 10/10/1951 tarihlerinde tamamlandığı bildirilen ve sadece Komisyon Başkanı … tarafından düzenlenen “Makilik Sahalar Sınırlama Tutanağı” başlığıyla XXIV numaralı maki poligonu tutanağı düzenlendiği, ve tutanakta herhangi bir ölçü ve açı değeri gösterilmeden Gebze İlçesinin birçok köyünün yerleşim yerini, bu köylerin tapulu ve tapusuz … arazilerini, meralarını Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dereleri, dağları, tepeleri, kayalıkları tahdidi yapılmış ve yapılmamış ormanları içine alacak şekilde 1/25000 ölçekli memleket haritası üzerinde sınırlar kabataslak çizilerek bu poligon içinde gösterildiği, … ve … tarafından 15.02.1952 tarihinde bir tutanak daha düzenlenerek İzmit İli Merkez, Gebze, … ve … İlçelerinde 23, …-… Bucağında 1 adet ki (bu son tutanak somut olayla ilgilidir.), toplam 24 adet poligon içinde birçok ilçe ve köyün yerleşim yeri dahil tapulu tapusuz arazi, tahdit görmüş ve görmemiş ormanlar bu köylere ait meralar, dereler, dağlar, karar ve demiryollar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler içinde olmak üzere binlerce hektar araziyi ilgilendiren bu tutanakda, her poligonun yüzölçümü ile niteliği gösterildikten sonra, dava ve temyize konu araziyi ilgilendiren ve yine birçok nahiyenin ve ilçenin yerleşim yerini ve arazilerini meralarını kadastrosu yapılmış ve yapılmamış ormanlarını içine alan XXIV numaralı poligonun 17.718 Hektar yüzölçümünde olduğu belirtilerek sonuçta “… bu XXIV sayılı poligon sahası içinde köylülere ait tapulu ve tapusuz ziraat arazisi bulunmakla beraber makilik ile örtülü sahalar üzerinde tarla açma mümkündür.” şeklinde belirtme yapılarak, aynı belirtmenin diğer poligonlar yönünden de tekrarlandığı, bu yerler de kesinleşmiş orman tahdidine ait 1/10.000 ölçekli haritalar bulunduğu halde, bu haritalar üzerinde her hangi bir belirtme ve ifraz işleminin yapılmadığı,. 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararında “3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1. maddesinin (e) fıkrası uyarınca çıkartılan makiliklerle orman sınırlarının birleştiği yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik ile bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonları yasal olup, yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu, orman sınırlaması kapsamında iken sözü edilen komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilmişse de, yasa (3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değişik 5. maddesi) ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmayan ve yine yasa ve bu yönetmelikte (o tarihte yürürlükte olan Orman Tahdit Yönetmeliği ile 17.08.1950 tarihli Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik) belirtilen usul ve esaslara uygun olarak makiye ayırma çalışması yapmayan (Yönetmeliğin 1. maddesinde açıkça yazılı olduğu gibi Makilik ve Orman Sahalarının birleştiği hatlar üzerindeki ormanlar ile makilik sahaların sınırları tespit edilmediğinden) komisyonların işlemlerine değer verilemeyeceği ve bu nedenle yapılan makiye ayırma işlemi yok hükmünde olduğu ve hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, maki konusu orman kadastrosuna yasal süre içinde açılacak itiraz davası sırasında ileri sürülmesi halinde incelenmesi gerektiği, orman kadastrosu kesinleşmesinden sonra makilik iddiasının dinlenemeyeceği, (Bak Gebze İlçesinde XVIII numaralı maki poligonu içinde kalan arazi hakkında verilen Gebze Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 21/06/2005 gün ve 2005/120- 322 sayılı kararını bozan H.G.K.nun 10/05/2006 gün ve 2006/20- 148- 284 sayılı kararı ve yine Gebze Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2002/623-611 sayılı kararını bozan H.G.K.nun 05/02/2003 gün ve 2003/20-84- 50 sayılı kararı),
5653 Sayılı Yasa 03/04/1950 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Yasanın geriye yürüyeceği konusunda yasada ve Yönetmelik de herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, yasanın ve yönetmeliğin hiçbir maddesinde “yasanın yürürlük tarihinden önce kesinleşen orman sınırları içinde kalan makiliklerin, tapulu ve tapusuz tarlaların, meraların makiye ayrılacağı” konusunda hiçbir hüküm bulunmadığı, H.G.K.nun 09/03/1989 gün ve 1987/2-860- 1988/232 sayılı ve 23/11/1988 gün ve 1988/1-825-964 sayılı ve 06/03/2002 gün ve 2002/1-119-135 sayılı ve 13/10/2004 gün ve 2004/10-528-523 sayılı ve 23/03/2005 gün 2005/14-172-195 sayılı ve 08/11/2006 gün ve 2006/14-701-698 sayılı kararları ile daha bir çok kararların da kabul edildiği gibi, yasada aksine bir hüküm bulunmadıkça “… çıkartılan yasa yürürlük tarihinden itibaren hukuksal sonuç doğuracağı ve yürürlüğe giren yasa, yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanmayacağı” bu nedenle 5653 Sayılı Yasa, yürürlüğe girdiği 03/04/1950 tarihinden önce kesinleşen (somut olayda olduğu gibi 1948 yılında kesinleşen) orman sınırları içinde kalan bölgede yapılan makiye ayırma işleminin yasal dayanağı bulunmadığından, bölgede yapılan makiye ayırma işleminin bu nedenle de yok hükmünde olacağı,
Diğer taraftan, 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararı ile “5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayrılan taşınmaz hakkında, özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceği” hüküm altına alındığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasalarca oluşturulan tapular dışında başka bir tapuya değer verilemeyeceği Y.K.D.nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan H.G.K.nun 27/02/2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiği, somut olayda, davacıların Y.İ.B.B.G.K. kararının öngördüğü biçimde özel yasalara göre oluşmuş bir tapu kaydının bulunmadığı, yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararı genişletilerek makiye ayrılan alanlarda özel yasalar uyarınca oluşturulan tapular dışındaki yollarla oluşan tapu kayıtlarına değer verilmesinin kabul edilemeyeceği,
Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün 1987/31-13 ve 14/03/1989 gün 1988/35-13 sayılı kararları ile birçok Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Yargıtay Daire Kararlarında kabul edildiği gibi, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan eski tapu kayıtlarının yasal değerini yitireceği, öncesi orman olan ve bu niteliği gereği orman sınırı içine alınan bir yer hakkında sonradan oluşturulan yolsuz tescil olup kayıt malikine hiçbir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı, H.G.K.nun 19/02/2003 gün ve 2003/20- 102- 90 sayılı kararında açıklandığı gibi, Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli bir hukuksal nedene dayanmasının zorunlu olduğu, geçerli hukuksal nedene dayanmayan tescil işleminin yolsuz tescil niteliğini taşıması nedeniyle bir süreye bağlı kalınmadan her zaman iptalinin istenebileceği (H.G.K.nun 30/05/2001 gün 2001/1-464-470 S.K.), iptal hükmünün yenilik doğuran bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olacağı,
Tüm bu olgular karşısında 1984 ve 1988 yıllarında 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonlarınca makiye değer verilmeyerek, dava konusu taşınmazın 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdidinde olduğu gibi orman sınırları içerisinde bırakan aplikasyon işlemlerinin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunun anlaşıldığı,
Davacılar … … …, … … … ve arkadaşları ile onların halefleri … … … ve … … ve arkadaşları ile diğer davaya katılan tüm kişiler ve … Genel Müdürlüğü yönünden çekişmeli taşınmazı içine alan 1948 yılı orman kadastrosunun kesinleştiği, 1984 ve 1988 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama işlemlerinin bu kişilere orman kadastrosunun iptali konusunda … bir dava açma … vermeyeceği, … … ve arkadaşlarının dayandıkları 12 adet ve toplam yüzölçümleri 3.443.119 m2 olan değişir sınırı tapu kayıtlarının 16.822.100 m2 yüzölçümündeki 1094 sayılı parselin tamamını kapsadığının kabul edilemeyeceği, esasen tapu kayıtlarının bir kısmının bölgede yapılan arazi kadastrosu sırasında dava dışı parsellere (Örneğin Ekim 1288 tarih 184 nolu sicilden gelen Ekim 1951 tarih 48 – 60 ve Eylül 1952 tarih 132 nolu pay tapu kayıtları 90 ve Ekim 1288 tarih 65 nolu sicilden gelen Ekim 1951 tarih 44 nolu tapu kaydı 164 sayılı parsele) uygulandığı, 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosunun iptal ettirmek için davacıların dayanacağı hiçbir yasal yolun bulunmadığı, bu gerekçelerle daha öncede temyiz itirazlarının ret edildiği anlaşıldığından, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile … … … ve arkadaşlarının ve onların haleflerinin ve davaya katılanlar lehine verilen hükmün bozulmasının gerektiği,
b) 1948 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunan ve 1094 sayılı parselin çap sınırları içinde kalan ormanın bir bölümünün 24 numaralı orman kadastro komisyonunca 1984 yılında yapılan 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu III – IV 2/B madde poligon numarasıyla, bir bölümü de 59 numaralı Orman Kadastro komisyonunca 1988 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu VI numaralı 2/B madde poligon numarasıyla 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirdikleri gerekçesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,
Orman Bakanlığı, Hazine ve Orman Yönetiminin temyize konu bu davaya katılmaları ve taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemeleri nedeniyle 2/B madde uygulama işlemleri kesinleşmediği gibi, dava konusu 1094 sayılı parselin tapusunun iptali ile tescile ilişkin … Genel Müdürlüğünce 29/04/1971 tarihli dava dilekçesi ile Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1971/380 (halen … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1998/441) sayılı dosyasında açılan davaya, Orman Yönetimi ile Hazine tarafından taşınmazın orman olduğu ve 2/B madde koşullarını taşımadığı ve 1094 sayılı parselin orman olarak Hazine adına tescili isteğiyle davaya katıldıklarından, bu dava nedeniyle de 1984 ve 1988 yıllarında yapılan 2/B madde uygulamalarının kesinleşmediği, Orman Bakanlığı, Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü yönünden bu davaların aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraz davasında dönüşmesi ve yukarıda 17. bentde açıklandığı gibi, orman bilirkişiler raporlarında “çekişmeli 1094 sayılı parsel içindeki Karaağıl Devlet Ormanının 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmediğini ve halen eylemli orman niteliğinde olduğunu” bildirdiklerinden 1984 ve 1988 yıllarında 1094 sayılı parsel içinde bulunan 2/B madde sahalarının bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini yitirmediği, kaldı ki 1948 yılı tahdit tutanaklarında “Karaağıl Devlet Ormanının yangın geçirdiğinin” yazılı olduğu 6831 Sayılı Yasanın 2/4 maddesinde “yanan orman sahalarında orman rejimi dışına çıkartma işleminin hiçbir şekilde yapılamayacağı” hükmü de bulunduğundan, İstanbul İli içme ve kullanma suyunun 1/3 ünü sağlayan … Baraj Gölü su toplama ve koruma sahasında bulunan 1094 sayılı parselde yapılan 2/B madde uygularının tümünün iptali gerektiği, diğer taraftan 1094 sayılı parselin … Barajının su toplama ve koruma havzası içinde bulunması ve halen orman niteliğinde olması (davacılarda orman niteliğinde olduğunu, ancak Devlet Ormanı olmayıp özel orman olduğunu kabul ve iddia etmektedir.) nedeniyle 1094 sayılı parsel içinde kalan 2/B madde poligonlarının Orman Bakanlığına tahsisinin istendiği, İstanbul Valiliği İl Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 12/09/2002 tarihli “Olur”lu ve aynı günlü yazısı ile VI numaralı 2/B madde poligonunun bir bölümünün orman olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne ve diğer 2/B madde poligonlarının da ağaçlandırma ve erozyon kontrolü yapılmak üzere Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğüne 178 sayılı K.H.K.nın 13/d ve 261 sıra nolu tebliğe göre tahsis edildiği ve yine 05/11/2003 gün ve 4999 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5. maddesi ile getirilen “ …. Orman sınırı dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel müdürlüğünce tesbit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsis yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir.” hükmü de gözönünde bulundurularak davaya konu 1094 sayılı parselde 2/B madde uygulamasına konu olan ve halen bu davalar nedeniyle kesinleşmeyen bölümlerinin tahsis işlemine dayalı olarak da iptali gerektiği,
Açıklanan bu nedenlerle, 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda (tahdidinde) orman sınırları içinde bulunan ve 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonlarınca yapılan aplikasyon çalışmalarında da yine orman sınırları içinde bırakılan dava konusu taşınmazda, bu komisyonlarca yapılan 2/B madde uygulamalarının bilimsel gerçekliği, hukuki dayanağı ve gerekçesinin bulunmadığı ve 6831 Sayılı yasanın 2/4. maddesinde “yanan orman sahalarında orman rejimi dışına çıkarma işleminin hiçbir şekilde yapılamayacağı” hükmü ile Maliye Bakanlığının yaptığı tahsis göz önünde bulundurularak, dava konusu 1094 sayılı parselde 1984 ve 1988 yıllarında 24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan 2/B madde uygulamalarının tümünün iptali ile 1948 yılında kesinleşen Karaağıl Devlet Ormanının 1094 sayılı parsel içinde kalan bölümünün tamamının orman olarak kabulüne ve bu bölümlerin 1948 tahdidinde olduğu gibi orman sınırları içinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Müdahil davacı Sadiye …’un isminin karar başlığına yazılmamış olması ve yine müdahil davacılardan … … isminin “…”, … … isminin “…”, … … … isminin “… …” ve … … … isminin “… …” olarak karar başlığında yanlış yazılmış olması, her zaman tavzih edilebilecek ve bozma nedenine göre sonucu etkili olmayacak konular olduğundan, bozma nedeni sayılmamıştır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 23. bende açıklanan nedenlerle; … Genel Müdürlüğü ile … … … Vakıf evlatlarının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 24. bentde açıklanan nedenlerle; … oğlu … mirasçıları … … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının REDDİNE,
3) 23 ve 25. bentlerde açıklanan nedenlerle, Orman Genel Müdürlüğü, Orman Bakanlığı ve Hazinenin temyiz itirazlarının KABULÜNE ve mahkemece “24 ve 59 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 1984 ve 1988 yıllarında … Köyü 1094 numaralı parsel içinde kalan Karaağıl Devlet Ormanında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi hükümlerine göre yaptığı orman rejimi dışına çıkartma işlemlerinin tümünün İPTALİNE 1948 yılında kesinleşen Karaağıl Devlet Ormanın 1094 sayılı parsel içinde kalan bölümünün tamamının orman olarak kabulü ile kesinleşen 1948 yılı orman kadastrosunda olduğu gibi orman sınırları içinde bırakılmasına ve davacılar … Genel Müdürlüğü, … … Vakfı evlatları ile diğer davacılar … … …, … … … ve arkadaşları ile onların halefleri … … …, … … ve arkadaşları ve davaya katılan diğer tüm kişilerin davalarının REDDİNE” karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin Orman Yönetimi dışındaki duruşmalı temyiz edenlerden alınarak Orman Yönetimi ve Hazineye verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde talebi kabul edilenlerden yatıranlara iadesine 22/11/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.