Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8575 E. 2023/1275 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8575
KARAR NO : 2023/1275
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231/12.maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin; kararlar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, kararlar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/53 iddianame numaralı 19.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın şikâyetçiler …, … ve …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli eylemlerinden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h (iki kez), 116/1 (bir kez), 53, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. .Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/51 Esas 2016/149 Karar sayılı kararı ile sanığın şikâyetçiler …, … ve …’e yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h,168/2 62, 53, 63 maddeleri gereğince iki kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba hükmedilmiş, adı geçen şikâyetçilere yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise 1 kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, ” verilen cezaların ağır olduğuna ve kurulan hükümlerde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanması gerektiğine” yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü gündüz vakti, şikâyetçiler …, … ve …’in ikamet ettiği . Apartmanı’na kapının açık olduğunu görmesi üzerine girerek 3. kata çıktığı, 3. katın 6 numaralı dairesinde şikâyetçi … ile şikâyetçi.’ın babası olan şikâyetçi …’in ikamet ettikleri, 5 numaralı dairesinde ise diğer şikâyetçi …’in ikamet ettiği, sanığın 6 numaralı daire önünde bulunan şikâyetçiler İ.ve .’ya ait toplam değeri 150,00 TL olan iki çift ayakkabıyı ve 5 numaralı daire önünde bulunan şikâyetçi .’a ait 100,00 TL değerindeki bir çift ayakkabıyı gündüz vakti çaldığı, başka bir suçtan yakalanan sanığın adı geçen şikâyetçilere yönelik suçlarını da itiraf ettiği, sanığın kovuşturma aşamasında anılan şikâyetçilerin zararlarını giderdiği, sanığın aşamalardaki ikrara yönelik savunmaları, şikâyetçilerin beyanları, olay anına ilişkin görüntülerin yer aldığı CD izleme tutanağı ve tüm dosya içeriğine göre eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu kabul edilerek sanığın hırsızlık suçundan iki kez mahkûmiyetine, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise sanık hakkında bir kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır
2. Sanığın, adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A) Sanık müdafiinin sanık hakkında şikâyetçiler …, … ve …’e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanun’un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve mercinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek, kanun yoluı incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B) Sanık müdafiinin sanık hakkında müştekiler … ve …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulduğu, kurulan hükümde sonuç ceza miktarı itibari ile 5271 sayılı Kanun’un 231 ve 5237 sayılı Kanun’un 51. maddeleri uygulanamayacağı anlaşılmakla, bu sebebe ilişkin temyiz istemi yönünden uygulamada hukuka aykırılık tespit edilmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri ve re’sen dikkate alınan hususlar yönünden de hukuka aykırılık saptanmamıştır.
C) Sanık müdafiinin sanık hakkında şikâyetçi …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Mahkemenin kabulü dikkate alındığında sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulduğu, kurulan hükümde sonuç ceza miktarı itibari ile 5271 sayılı Kanun’un 231 ve 5237 sayılı Kanun’un 51 maddeleri uygulanamayacağı anlaşılmakla, bu sebebe ilişkin temyiz istemi yönünden uygulamada hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Ancak;
Dosya içeriğine göre, şikâyetçi …’in çalınan ayakkabısının değerinin 100,00 TL olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin 05.05.2016 tarihli kararından sonra kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.05.2017 tarihli ve 2015/13-156 Esas, 2017/256 Karar sayılı kararı karşısında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan ilâmından sonraki Dairemizin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu nazara alındığında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması zorunlu olduğundan, bu sebeple hukuka aykırılık saptanmıştır.
V. KARAR
A) Sanık müdafiinin sanık hakkında şikayetçiler …, … ve …’e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına istem gibi TEVDİİNE,
B) Sanık müdafinin sanık hakkında şikâyetçiler … ve …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle . Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen dikkate alınan hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
C) Sanık müdafinin sanık hakkında şikâyetçi …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Gerekçe başlığı altında yer alan (C) bendinde açıklanan nedenle, . Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.