YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8513
KARAR NO : 2023/1184
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli ve 2015/1607 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında katılana ait olup, ruhsatı şikâyetçinin üzerinde olan kamyoneti taklit anahtarla çalıştırmak suretiyle başka bir hırsızlık olayında kullanırken yakalandığından bahisle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d ve 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın 10.11.2015 ve 01.07.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde özetle, atılı suçu işlemediğini ve lehine olan kanun hükümlerinden yeterince yararlandırılmadığını, bu sebeplerle beraatine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 31.01.2015’te katılan …’ün yanında nakliye ve hurda malzeme toplayıcılığı işinde çalışan sanığın saat 15.00’da katılana ait ve şikâyetçi adına ruhsata işlenmiş olan 20 U 9567 plakalı kamyoneti park ederek, anahtarını katılana teslim ettiği, aynı gün saat 19.00’da ise sanığın suça konu kamyonetle başka bir yerden demir hırsızlığı yaparken polis ekiplerince yakalandığı, kamyonetin anahtarı katılanda olmasına karşın, kilit aksamında bir zorlama ya da hasarın da olmadığı, sanığın aşamalarda Ercan ve İbrahim isimli iki kişinin kendisinin yanına gelerek katılanın ihale aldığını ve araçla yükleme yapacaklarını söylediklerini savunduğu; ancak yakalama tutanağında polis ekiplerince suça konu aracın yanında sadece sanığın yakalandığı ve sanığın iddia ettiği iki kişinin soy isim ve adres bilgilerini de veremediği, bu sebeplerle mahkemece sanığın hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
2. 31.01.2015 tarihli Olay, Yakalama ve Teslim Tutanağı dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık her ne kadar atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de, suça konu kamyonetle başka bir hırsızlık suçundan yakalanmış ve iddia ettiği gibi isimleri Ercan ve İbrahim olan kişilerin varlığına dair hiçbir delil de ileri sürememiştir. Ayrıca aracın anahtar kısmında hiçbir zorlama izi ya da hasarın da bulunmaması sebebiyle aracı taklit anahtarla çalıştırdığı da anlaşılmıştır. Yine lehine olan hükümlerin uygulanmadığını iddia etmiş ise de, ancak mahkemece hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uygulanmış, aynı Kanun’un 50 ve 51. maddelerinin uygulanmama gerekçeleri de açıklanmıştır. Tüm bu sebeplerle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/486 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.