Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15505 E. 2023/1209 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15505
KARAR NO : 2023/1209
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumuriyet Başsavcılığının 15.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanıkların . Sokakta odun deposundaki Türk Telekom A.Ş. ye ait kabloları demir kesme makası ile keserek çalmaya teşebbüs ettikleri ve polis memurlarını görünce olay yerinden kaçtıkları iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a.4, 143, 35, 53/1 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı,
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/162 esas, 2015/124 Karar sayılı kararıyla sanıkların hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 143, 35/2, 62/1, 53/1 ve 54. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verildiği,
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/162 esas, 2015/124 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/3232 Esas, 2019/13954 Karar sayılı kararı ile
A. Suçun işlendiği yerin gerekirse keşif marifetiyle tespit edilerek suç vasfının belirlenmesi,
B. Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesine yönelik verdiği kararın değerlendirilmesi,
C. 3-5271 sayılı Kanun’un 324. maddesine aykırı olarak yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmek suretiyle infazda tereddüde yol açacak şekilde hüküm kurulması,
Sebepleriyle bozulduğu,
4. Bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2019/1153 Esas, 2021/684 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143, 35, 62/1, 53/1 ve 54/1. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz nedenleri eylemin tamamlandığına ve 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a maddesine uyduğuna,
2. Sanık …’in temyiz nedenleri suçu işlemediğine,
3. Sanık …’ın temyiz nedenleri suçu işlediğine dair delil olmadığına ve beraati gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.06.11.2013 günü saat 03:00 sıralarında kolluk görevlilerinin farları kapalı ve sokak üzerinde yolu kapatmış vaziyette söz konusu . renkli eski kasa . marka aracı gördükleri, bu esnada kolluğu gören şahıslardan birinin yaya olarak kaçtığı, aracın ise hareket ettiği ve izini kaybettirdiği, çevrede yapılan araştırmada . plakalı . renkli.marka aracın motoru sıcak ve camları açık vaziyette aynı mahalle içerisinde terk halde bulunduğu, aracın sanık … tarafından kullanıldığının tespit edildiği, aracın ilk görüldüğü yerde yapılan incelemede etrafı tel örgü ile çevrili odun deposu olduğu, tel örgünün kesilmiş olduğu, yerde demir kesme makası ve kesilmiş kablo parçalarının bulunduğunun görüldüğü, sanıkların suçlamayı kabul etmedikleri anlaşılmıştır.
2. Sanık …’un aşamalardaki savunmasında olay günü 02.00’de arkadaşı .’ın kendisini arayarak yolda kaldığını söylemesi üzerine aracı ile giderek Kürşat’ın aracını çektiğini ancak tamponu zarar görünce çekmekten vazgeçtiğini, soruşturma aşamasında Kürşatı’da ‘Başının çaresine bak diyerek orada bırakıp ayrıldığını, kovuşturma aşamasında .’da kendi aracına alıp ikametine bıraktığını beyan ettiği, sanık …’ın olay günü 21.00 sıralarında aracının yolda kalması üzerine sanık …’u çağırdığını,.’un aracının tamponunun kendi aracını çekerken zarar görmesi üzerine aracı burada bırakarak Onur’un aracı ile birlikte döndüklerini beyan ettiği görülmüştür.
3. 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda bahse konu alanın herhangi bir bina eklentisi olmadığı, etrafının genelinin açık olduğu, giriş ve çıkış kapılarının olmadığı ve bundan dolayı suça konu alana şahıs ya da şahısların rahatlıkla girip çıkabileceği bir alan olduğu yönünde tespitlerin yapıldığı, bahse konu yerin katılan kurum tarafından kullanımına yönelik herhangi bir sözleşme yapılmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. 06.11.2013 tarihli Olay, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.06.11.2013 günü saat 03:00 sıralarında kolluk görevlilerinin farları kapalı ve sokak üzerinde yolu kapatmış vaziyette söz konusu beyaz renkli eski kasa Şahin marka aracı gördükleri, bu esnada kolluğu gören şahıslardan birinin yaya olarak kaçtığı, aracın ise hareket ettiği ve izini kaybettirdiği, çevrede yapılan araştırmada .plakalı.renkli .marka aracın motoru sıcak ve camları açık vaziyette aynı mahalle içerisinde terk edilmiş halde bulunduğu, aracın sanık … tarafından kullanıldığının tespit edildiği, aracın ilk görüldüğü yerde yapılan incelemede etrafı tel örgü ile çevrili odun deposu olduğu, tel örgünün kesilmiş olduğu, yerde demir kesme makası ve kesilmiş kablo parçalarının bulunduğunun görüldüğü, sanık …’un aşamalardaki savunmasında olay günü 02.00’de arkadaşı .’ın kendisini arayarak yolda kaldığını söylemesi üzerine aracı ile giderek.ın aracını çektiğini ancak tamponu zarar görünce çekmekten vazgeçtiğini, soruşturma aşamasında .’da ‘Başının çaresine bak diyerek orada bırakıp ayrıldığını ancak kovuşturma aşamasında farklı olarak .da kendi aracına alıp ikametine bıraktığını beyan ettiği, sanık …’ın ise çelişkili olarak olay günü 21.00 sıralarında aracının yolda kalması üzerine sanık …’u çağırdığını, .’un aracının tamponunun kendi aracını çekerken zarar görmesi üzerine aracı burada bırakarak .’un aracı ile birlikte döndüklerini beyan ettiği, yakalama tutanağı içeriği ile sanıkların bu savunmalarının uyumsuz olması yine sanıkların olay saati ve sair yönlerden çelişen savunmaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanıkların atılı hırsızlık suçundan mahkûmiyetlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda bahse konu alanın herhangi bir bina eklentisi olmadığı, etrafının genelinin açık olduğu, giriş ve çıkış kapılarının olmadığı ve bundan dolayı suça konu alana şahıs ya da şahısların rahatlıkla girip çıkabileceği bir alan olduğu yönünde tespitlerin yapıldığı, bahse konu yerin 3. şahsa ait olup katılan kurum tarafından kullanımına yönelik herhangi bir sözleşme yapılmadığının tespit edildiği dikkate alındığında sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2019/1153 Esas, 2021/684 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5271 sayılı Kanun’un 324/2 ve 324/3. maddelerinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak halinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi ve önceki hüküm sanıklar tarafından temyiz edilmiş olduğundan, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2019/1153 Esas, 2021/684 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin ibarenin çıkarılması ve yerine “Bu yargılama nedeniyle yapılan bozma öncesi 165,00 TL yargılama giderinin her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranda tahsili ile Hazine’ye irat kaydına, bozma kararı lehe olduğundan bozma sonrası yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.