YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18450
KARAR NO : 2008/3104
KARAR TARİHİ : 28.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- … KTK.
Taraflar arasındaki mera komisyon kararına itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan Hazine tarafından istenilmiş, ancak davacı … gerekçeli kararı temyiz süresi içinde temyiz etmiş ve temyiz dilekçesi de temyiz defterine kaydedilmiş ise de temyiz harcı yatırılmamış, mahkemece de H.Y.U.Y.’nın 434/3 maddesi uyarınca işlem yapılmadan, 28.2.2007 gün 2005/24-2006/953 sayılı ek karar ile davacı … yönetiminin temyiz harcını süresi içinde yatırmadığı gerekçesi ile temyiz dilekçesi reddedilmiş, red kararı süresinde davacı … tarafından temyiz edilmiştir.Harca tabi işlemlerde Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 984/5 E. – 1985/1 K. Sayılı ve 25.01.1985 günlü İnançları Birleştirme Kararında , harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen dilekçeler için H.Y.U.Y.nın 434/3. maddesinde yer alan eksik harç ödenmesi halinde yapılacak işlem ile ilgili kuralın benzetme yolu ile uygulanacağı belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta Orman Yönetiminin temyiz dilekçesi, temyiz süresi içinde temyiz defterine kaydedildiğinden H.Y.U.Y.’nın 434/3maddesinin de benzetme yoluyla uygulanması gerekli olduğundan yerel mahkemenin 28.02.2007 gün 2005/24-2006/953 sayılı ek kararı kaldırılarak, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü sınırları içinde bulunan 1032, 1231, 1399, 1829, 1839, 1873, 1874, 1875, 1877, 1883, 1885 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, mera komisyonunca mera olarak tahsis edildikleri, taşınmazların mera sicil kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1855, 1873, 1874, 1875, 1877, 1883 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 1231 parselin … bilirkişileri tarafından düzenlenen krokili raporda (A), (B) ve (C) ile işaretlenen, 1399 parselin A ile işaretlenen bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazlar hakkında … Köyünde orman sınırlandırmasının bulunmadığı, orman olduklarının kanıtlanamadığı, … Köyü Tüzelkişiliğinin sınırları içinde kalmadıklarından husumetinde bulunmadığı gerekçesi ile 1032, 1829, 1839 parsellere yönelik açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera komisyon kararına itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1962 ve 1971 yıllarında genel arazi kadastrosu , 9.11.1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, daha sonra 21.05.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. … Köyünde ise 12.02.1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
-2-
2007/18450-2008/3104
1) Hazinenin 1873, 1874, 1875, 1877, 1231 ve 1399 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından;İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman orman bilirkişileri tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 1873, 1874, 1875 ve 1877 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 1231 ve 1399 parsellerin kısmen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Hazinenin 1883 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; 1883 parsel sayılı 9.450m2 yüzölçümündeki taşınmazın davanın devamı sırasında Hazinenin satışı üzerine 26.5.2006 tarihinde ham … niteliği ile … Köy Tüzelkişiliği adına tapuya tescil edildiği, il mera komisyonunca da mera olarak tahsis edilmediği, bu durumda hazinenin pasif dava ehliyetinin bulunmadığı ve kararı esasa yönelik olarak temyiz edemeyeceği anlaşıldığından Hazinenin 1883 parsel sayılı taşınmaza yönelik TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
3) Hazinenin 1885 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman orman bilirkişileri tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 1885 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak maddi yanılgı sonucu 1885 yerine 1855 parsel hakkında hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4.fıkrasında yer alan “1855” rakamının çıkarılarak bunun yerine “1885” rakamının yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
4) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olup mahkemece bu parseller hakkında yapılan araştırma uygulama hükme yeterli değildir.Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda ; 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazların … köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında sınırlama görmedikleri, Bursa H21-a-22-a numaralı paftada … Köyü hudutlarında kaldığı ve … Köyü orman kadastrosunda işlem gördüğü açıklanmış ise de Dairemizin geri çevirme kararı üzerine … orman işletme şefliğinden alınan 06.12.2007 gün 913 sayılı ve 02.08.2007 gün 642 sayılı yazı cevaplarında … Köyü 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazların orman kadastrosunun … Köyünde yapılmadığı, … Köyünde yapıldığı, bu parsellerin … Köyü orman kadastrosu çalışma alanında kaldığı bildirilmiştir. Bu durumda temyize konu taşınmazların hangi köyün orman kadastrosu çalışma alanında kaldığı dosyadaki belgelerden tam olarak anlaşılamamaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 8. maddesi: “Orman kadastrosunun ve bu Kanunun 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin yapılacağı il ve ilçeler … Orman ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenir.
Kadastro çalışmalarının yapılacağı yerler en az bir ay önce radyo ve diğer yayın araçları ilan olunur.
Orman kadastrosu ve sınırları dışına çıkarma işlerine ait arazi çalışmalarının başlama tarihi ise, orman kadastro komisyonu tarafından en az 15 gün önceden çalışılacak belde ve köylerde bunlara bitişik belde ve köylerin uygun yerlerine asılarak ilan edilir. İlan işlemlerine ait usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.”,
Aynı Yasanın 10. maddesi: “Sınırlaması ve Kanunun 2 nci maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarma işlemleri bitirilen köy ve beldelere ait düzenlenen kadastro dosyaları Orman Genel Müdürlüğüne gönderilir. Orman Genel Müdürlüğünce bulunan şekli ve hukuki noksanlıklar komisyonlarca düzeltildikten sonra Orman Genel Müdürlüğünce ilgili valiliklere gönderilir. Kadastro işlemleri Valinin onayı ile yürürlüğe girer. Kadastro tutanak suretleri
-3-
2007/18450-2008/3104
haritaları ile birlikte orman kadastro komisyonlarınca ilgili köy ve beldelerin uygun yerlerine asılmak suretiyle ilan edilir. Ayrıca, tutanak suretleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü’nün mahalli kuruluşlarına intikal ettirilir.
Asılma tarihi; beldelerde belediye encümenlerinin, köylerde ihtiyar heyetlerinin tasdik edecekleri belgelerle tevsik olunur. Bu belgeler komisyon dosyalarında saklanır.
Kadastrosu tamamlanan ormanlara ait haritalar komisyon başkanınca tasdik olunur.” hükümleri bulunmaktadır.
Orman kadastrosunun yapıldığı tarihte ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Orman Kadastrosu ve 2/B Madde Uygulamasına İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesi: “Orman Kadastrosunun ve 2/B madde uygulamasının yapılacağı, ilgili ilçelerde, ormanda çalışmaya başlamadan en az bir ay önce radyo ile belediye yayın araçları veya belediye ilan tahtasında askı suretiyle ilan olunur.
Bir devrelik arazi çalışmalarında bir ilçe içindeki ormanların sınırlaması tamamlanmamış ise ertesi yıl için aynı ilçede sınırlamanın devam edeceği hususunu bildiren ilanın yapılmasına lüzum yoktur.
İlanın yapıldığı radyo ve yayın bülteninin bir nüshası ilgili orman bölge müdürlüğüne ve komisyon başkanlığına gönderilir.
Orman kadastrosunun yapılacağı il ve ilçeler ilgili Valiliklere yazıyla bildirilir.”,
Yine Aynı Yönetmeliğin 16. maddesi “Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının başlama tarihi, komisyon başkanlığı tarafından tayin ve tesbit edilerek çalışılacak belde ve köylerle bunlara bitişik belde ve köylerde en az 15 gün önce bu belde ve köylerin uygun yerlerine asılacak ilan kağıdıyla duyulur. Durum bir tutanakla tespit edilir. Ayrıca, ilgili orman işletme müdürlüğü ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının mahalli birimine çalışmaya başlamadan en az 15 gün önce yazıyla bildirilir.
Bu ilanda; komisyonun hangi köy ve beldede çalışacağı, ormanların içinde ve bitişiğindeki taşınmazların sahiplerinin veya kanuni mümessillerinin veya vekillerinin sınırlama sırasında hazır bulunmaları, hazır bulunmadıkları takdirde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması işlerine gıyaplarında devam edileceği açıklanır.
İlan işlerine ait belgeler dosyasında saklanır.
Kadastro ve 2/B madde uygulaması yapılacak ormanların bitişiğinde ve içinde taşınmazları olanların orman sınırlarının tespiti sırasında kendileri veya kanuni mümessilleri veya vekilleri hazır bulunur. Faydalandıkları ve işgal ettikleri taşınmazların sınırlarını ve her nevi belgelerini gösterir.
Yerinde yapılan ilana rağmen ilgililerin bulunmamaları orman kadastro ve 2/B madde uygulama çalışmalarını durdurmaz.
Sınırlama işinin herhangi bir sebeple aksaması veya komisyonun büro çalışmalarına geçişi veya bu işin ertesi yıla kalması halinde çalışmalara öncelikle buralardan başlanır. Başlama günü ilgililere duyurulmak üzere aynı belediye başkanlıklarına veya köy muhtarlıklarına ilgili orman işletme müdürlüğü ve Maliye ve Gümrük Bakanlığının mahalli birimine yazılı olarak bildirilir. Yazıların tebellüğ şerhi bulunan ikinci nüshası dosyasında saklanır.”
Aynı Yönetmeliğin 42. maddesi: “Komisyon başkanlıklarınca çalışma programında belirtilen köy ve beldelere ait mülki sınırlar, sadece orman kadastro çalışmaları için geçirilmiş olacağından mülki sınırlar, özel kanunlara göre teessüs etmiş resmi kayıt ve kararlara, bunlar yoksa bilirkişi beyanlarına göre orman kadastro çalışmaları sırasında komisyonlarca arazide belirtilerek ilgili harita ve … fotoğraflarına işlenir.
Bu şekilde ortaya çıkan hudutları, sadece orman kadastrosu ile ilgili muamelelere müteallik ve münhasır olup, mülki sınırların tashih ve tadilini icap ettirmez.
Komisyonların çalışma alanları arasındaki sınırlar, aralarında boşluk ve bindirme olmayacak şekilde her iki komisyon başkanının yapacakları kenarlaşma ile sağlanır.” şeklindedir.
-4-
2007/18450-2008/3104
Gerek yürürlükten kaldırılan 5602 ve 766 Sayılı Yasalarda, gerekse 3402 Sayılı Yasanın 4/7. maddesi hükmüne göre “kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırlarının tespitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz.” Orman kadastro çalışmalarının yapıldığı ve dava tarihinde yürürlükte
bulunan ve bu davada uygulanması gereken Orman Kadastro ve 2/B Madde Uygulama Yönetmeliğinin, Köy Sınırlarının Tespiti ve kenarlaşma başlıklı 42. maddesinde: “Komisyon başkanlıklarınca çalışma programında belirtilen köy ve beldelere ait mülki sınırlar, sadece orman kadastro çalışmaları için geçirilmiş olacağından, bu şekilde ortaya çıkan sınırların sadece orman kadastrosu ile ilgili çalışmalarına esas ve bu konu ile sınırlı olacağından, mülki sınırların düzeltilmesini ve değiştirilmesini gerektirmeyeceği” hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle, 1971 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında mera niteliği ile kadastro dışı bırakılan , Bursa İl Mera Komisyonunca mera olarak tahsis edilen ve mera kütüğünde … Köyü merası olarak özel sicilinde yazılı bulunan 1032, 1829 ve 1839 sayılı mera parsellerinin hangi köy idari sınırları içinde kaldığı … Kaymakamlığından sorulmalı, idari sınır ve orman kadastro çalışma alanı sınırına ilişkin tüm yazı, belge, resmi kayıt ve kararlar ile haritalar getirtilerek , serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; yaşlı ve yöreyi bilen yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanarak taşınmazların hangi köy idari sınırları ve orman kadastro çalışma alanı sınırları içinde bulunduğu kesin olarak saptanmalı,idari sınırlar ve Orman kadastro ve 2/B madde uygulama yönetmeliğinin Köy Sınırlarının tespiti ve kenarlaşma başlıklı 42.maddesine göre belirlenen çalışma alanı sınırları bilirkişiler tarafından birlikte düzenlenecek askeri harita ve kadastro paftaları üzerinde gösterilmeli, taşınmazlar yönünden kesinleşen orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı belirlenmeli, 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazlar hangi köyün orman kadastrosu çalışma alanında kalıyor ise o köydeki orman kadastrosu hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir.
a)- Temyize konu taşınmazların orman kadastrosu çalışma alanında bulundukları köyde dava tarihinden önce kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğunun belirlenmesi halinde, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtildikten sonra, uzman orman ve … bilirkişiler aracılığıyla yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı en az 6 yada 7 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazların tahdit hattına göre konumları duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli,
b)- 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazların orman kadastrosu çalışma alanında bulundukları köyde dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosunun olmaması halinde , en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, kalan fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, … yapıları, bitki örtüleri
-5-
2007/18450-2008/3104
ve çevreleri incelenmeli; eğim durumları münhanili kadastro paftalarından yararlanılarak ve eğim ölçer aletler kullanılarak belirlenmeli, parsellerin üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli; çekişmeli taşınmazların ve komşu taşınmazların tümünün memleket haritasına göre konumları saptanmalı; memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli yerleri ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ :1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin 1873, 1874, 1875, 1877, 1231 ve 1399 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin 1883 parsele yönelik TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
3) Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle 1885 parsele yönelik hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ,
4) Yukarıda 4. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1032, 1829 ve 1839 parsel sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.