Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/62 E. 2023/3606 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/62
KARAR NO : 2023/3606
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Mağdur …’ın 31.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği, dosyada katılan sıfatı bulunmadığı, mağdur vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.04.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2014 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.01.2022 tarihli kararı ile; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; “… Sanığın aşamalardaki savunmasına göre mağdurun suç öncesi hts kayıtları ve boşanma davasına ilişkin dosyanın getirtilip incelenerek sonuca göre hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulaması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması, …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/216 Esas, 2022/906 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta, üst hadden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine, teşdit uygulamayı gerektirecek hiçbir hukuki durumun dosyada bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Mağdur … vekilinin temyiz isteği; sanığın yoğun kast altında eylemini gerçekleştirdiğine, teşdiden üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, sanığın aşamalardaki savunma ve beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik ve yanlış inceleme neticesinde karar verildiğine, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağına, sanığın eylemlerinin kastı ile orantılı bir ceza verilmediğine, katılan vekili olarak dosyaya vekalet sunulduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, eşi olan mağdur …’ın kendisini başka erkeklerle aldattığı gerekçesiyle mağduru aracı ile takip edip araca binmesini istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine zorla saçından tutup darp ederek araca bindirdiği, eve götürdüğü ve cebir ve tehdit kullanarak hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur … vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Mağdur …’ın ilk hükümden sonra 31.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında bozma sonrası 15.11.2022 tarihli duruşmada şikayetçi olduğuna dair beyanının şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olup bunun mümkün olmadığı, bu itibarla mağdurun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının olmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1.Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, mağdur beyanı, mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli rapor, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık müdafiinin, sübuta, sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Sanık müdafiinin, haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşılmakla kararda bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık müdafiinin teşdit uygulanarak ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz isteği yönünden; Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle temel hapis cezasında teşdit uygulandığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık müdafiinin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz isteği yönünden; Mahkemece “cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri” göz önünde bulundurularak sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Mağdur … vekilinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/216 Esas, 2022/906 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.