YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11257
KARAR NO : 2023/1780
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/402 E., 2022/192 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2013 tarihli ve 2012/32 Esas, 2013/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 80 TL ve 6000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2013 tarihli ve 2012/32 Esas, 2013/349 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 28.02.2017 tarihli ve 2014/24129 Esas, 2017/6795 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2018 tarihli ve 2017/159 Esas, 2018/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 80 TL ve 6000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2018 tarihli ve 2017/159 Esas, 2018/80 Karar sayılı kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2018/8443 Esas, 2019/9196 Karar sayılı kararı ile; eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/1037 Esas, 2019/723 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
6. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2020/402 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 80 TL ve 6.000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, az ceza tayin edildiğine, suç vasfının nitelikli dolandırıcılık olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanı telefonla arayıp “sizin kullanmakta olduğunuz telefonunuz PKK ile bağlantılı ve sizin kimliğiniz çıkartılmış, şuanda aranıyorsunuz, sizin bankada hesabınız var mı, hesabınızdaki parayı bize çıkarın ki dağdaki teröristleri yakalayalım, kimseye de bir şey söylemeyin hayatınız tehlikeye girer” diyerek katılandan hesabındaki bütün parayı yollamasını ve verdiği 5 ayrı telefon hattına 95′ er TL’ lik kontör yüklemesini istediği, katılanın 5 ayrı telefon hattına 95′ er TL kontör yükledikten sonra banka hesabına para yatırmaya gittiği ancak Cumartesi günü olması nedeniyle o gün yatıramayıp 06.06.2011 tarihinde hesabından sanığın hesabına 43.629,70 TL tutarında EFT gerçekleştirdiği, bu suretle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, eniştesi … aracılığıyla tefeci olduklarını bildiği … ve soyismini bilmediği …isimli şahıslara borçlu olduğu için onların kendi hesabını kullanmak istediklerinde hayır diyemediğini, olay tarihinde 43.000 TL parayı çekip … ve …isimli şahıslara verdiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiş, ancak ilk beyanında bu şahıslardan 10.000 TL, daha sonraki beyanında ise 80.000 TL borç aldığı şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu anlaşılmış, yapılan araştırmada … isimli şahsa ulaşılamamıştır.
3. Katılan, olayın iddianamede belirtildiği şekilde gerçekleştiğini, zararının giderilmediğini beyan etmiş, sanığın ses kaydı dinletildiğinde dinlediği sesin kendisini ilk arayan şahsa ait olduğunu söylemiştir.
4. Tanık A.A., soruşturma aşamasında, sanığın … isimli kişiden 10.000 TL borç para aldığını söylemesine rağmen Mahkemedeki beyanında sanığın yalan söylediğini, tefecilerden para almasına yardımcı olmadığını, … ve …isimli şahısları da tanımadığını, sanığın ailesine bu tür suçlar işleyerek çok zarar verdiğini, sanık yüzünden işleri zarar gördüğünden irtibatını kestiğini beyan etmiştir.
5. Tanık H.A., sanığı ve katılanı tanımadığını, … isimli kişiyi mahalleden tanıdığını tefecilik yaptığını bildiğini, ancak sanıkla arasında para alışverişi ile ilgili bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
6. Katılanın gönderdiği para ve yüklediği kontör dekontları dosya içerisindedir.
7. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, tarafların edim miktarında anlaşamamaları nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
8. Mahkemece, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya dair olduğu kabul edilerek, katılan beyanı, banka hesap bilgileri, katılanın ses teşhisi ile dosya kapsamından sübut bulan suçtan temyize konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığından “05.06.2011” şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin “06.06.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2020/402 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.