Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/36095 E. 2023/843 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/36095
KARAR NO : 2023/843
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/563 E., 2021/1067 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/08/2020 tarih, 2019/453 Esas ve 2020/172 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 31/05/2021 … ve 2020/563 Esas 2021/1067 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;Örgüte müzahir kurumda çalışmanın tek başına mahkumiyet için yeterli delil olamayacağına, soruşturma ve kovuşturmada beyanları alınan tanık ifadelerinin çelişki içerdiği ancak mahkeme ifadelerinin hükme esas alınması gerektiği, hükmün maddi delillerle desteklenmediğine, ByLock’un hukuka uygun bir delil olmadığına ve ByLock tespit değerlendirme tutanağı bulunmaksızın sanığın kullanıcı kabul edilmesinin adil yargılanma hakkını kısıtladığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, yetersiz gerekçe ile teşdiden hüküm kurulduğuna
duruşmada okunmayan ve tartışılmayan delilin hükme esas alındığına ve sair hususlara ilişkindir.
Sanığın 07.02.2023 tarihinde ve müdafiinin 23.02.2023 tarihinde gönderdikleri ek dilekçelerinde, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmişlerdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 2009 yılında Ankara ilinde bulunan örgütle bağlantılı … Dershanesin de üniversite sınavına hazırlandığı, 2010-2012 yılları arısında … Üniversitesi bilgisayar programcılığı bölümününde öğrenim gördüğü,mezuniyeti sonrası Ankara ilinde İşadamları derneğinde Web tasarımcısı ve fotoğrafçı olarak çalıştığı, sanığın 2013-2014 yılları arasında Fetö/pdy bağlantısı nedeniyle 667 sayılı KHK ili kapatılan … Otelcilik Turz.İnşaat Ltd. İsimli şirkette çalışma kaydının olduğu, 2016 tarihinden itibaren Ankara ilinde avukatlık bürosunda katip olarak çalışmaya başladığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde sanığın adına kayıtlı bulunan (0507) (…) (..) (..) numaralı GSM hattı ile …, … IMEI numaralı cep telefonları üzerinden ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiği, sanığın ByLock programında kullandığı User ID. numarası ile mesaj döküm ve içeriklerinin tespit edilemediği, sanığın ByLock isimli programı kullanmadığını savunduğu, maddi gerçeğin ortaya çıkartılabilmesi için sanığın kullandığı (0507) (…) (..) (..) numaralı GSM hattına ait HTS, G-Nat kayıtları ile internet veri trafiği (GPRS) ve baz istasyonu kayıtlarının celp edildiği, söz konusu sayısal veriler üzerinde bilirkişi incelemesi neticesinde GSM hattı ile 03.10.2014 tarihinden 22.01.2015 tarihine kadar 21 farklı tarihte … ve … numaralı ByLock İP.lerine toplam 10680 kere bağlantı kurduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında mevcut … User-ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının,kullanıcı adı,şifre ve grup elemanlarını içermediği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi bilirkişi tarafından düzenlenen 18.03.2020 tarihli ek rapor içeriğide nazara alındığında söz konusu tespit tutanağının sanığa ait olup olmadığının teknik verilerle kesin olarak kanıtlamadığı bu nedenle sözkonusu delilin mahkememizce sanık aleyhine hükme esas alınmadığı, tanıklar S.Ç ve H.D’nin sanığın 2014-2015 yıllarında ”küçük bölgeci” olarak örgütsel faaliyetleri kapsamında bilgiler verdikleri bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun sübut bulduğu anlaşılmakla mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
ByLock sorgu tutanakları, CGNAT kayıtları ve sanığın kişisel bilgileri, sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği (0507) (…) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden 03.10.2014 tarihinden 22.01.2015 tarihine kadar 21 farklı tarihte … ve … numaralı ByLock IP’lerine toplam 10680 kere bağlantı kurduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları itibarıyla örgütün operasyonel eylemlerine başlamasından sonraki dönemde Ankara iline gelen üniversite öğrencilerini örgüt evlerine yönlendirmek ve yerleştirmekle görevli olup, ”küçük bölgeci” olarak görev yapan, örgüte müzahir kurumlarda çalışan ve sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanık müdafiinin 23.02.2023 tarihli ve sanığa ait 07.02.2023 tarihli dilekçeleri itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vereceğini belirtmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2020/563 Esas, 2021/1067 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.