Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/38645 E. 2023/1716 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/38645
KARAR NO : 2023/1716
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/74 E., 2019/941 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2013/922 Esas, 2015/94 Karar sayılı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/27374 Esas, 2017/28070 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suç nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
4. Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/74 Esas, 2019/941 Karar sayılı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli ve 2021/38637 sayılı, lehe bozma sonrası yapılan uzlaştırma giderlerinin sanığa yükletilmemesi gerekçesiyle hükmün düzeltilerek onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; katılanla sosyal medya üzerinden tanıştığına, katılanın evlenmek istediğini beyan ettiğine, kendisinin katılanı bir kadınla tanıştırdığına, ondan sonrasını bilmediğine, tanıştırdığı kadının katılanı dolandırdığına, kendisinin suçsuz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, uzlaşmayı kabul ettiğinin göz önünde bulundurulmasına ve cezanın haksız olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, evlenmek istediğini söyleyen katılana kendisini evlendirebileceğini ancak örf ve adetlerine göre 4.000,00 TL başlık parası ve dört adet bilezik alması gerektiğini söylediği, yapılan pazarlıkla ziynet eşyası olarak üç bilezik, küpe ve altında karar kılındığı, bunun üzerine sanığın, katılanı Aygül isimli bir bayanla tanıştırdığı, katılanın Aygül’e bilezikleri ve küpeyi verdiği, daha sonra katılana Aygül’ün yeğeni ve teyzesi olarak tanıtılan Sezgin ve Ayşe isimli kişilerle buluştukları, burada katılanın Sezgin’e başlık parası altında 3.800,00 TL verdiği, kuyumcudan da Aygül’ün beğendiği dört tane bileziği satın alıp Aygül’e verdiği, hep birlikte katılanın İsaca Köyündeki evine gittikleri, ertesi gün Aygül’ün katılana İzmir’e gitmemiz gerekiyor diyerek katılanı İzmir’e götürdüğü, İzmir garajındayken katılanın tuvalete gitmesini fırsat bilen Aygül ve Ayşe’nin oradan savuştukları, katılanın sanığı arayıp durumu anlattığı, sanığın kendisine zararı ödeyeceği söylediği, ancak bir daha kendisine ulaşılamadığı, Aygül’ün İsaca Köyünde kaldığı zaman bilezikleri sahteleriyle değiştirip sahte bilezikleri de İsaca köyünde bıraktığı, katılanın bu durumu bu olaydan sonra bilezikleri kuyumcuya bozdurmak için getirdiğinde öğrendiği, sanığın bu şekilde diğer kimlik bilgileri tespit edilemeyen kişilerle birlikte kendisine ve beraberindekilere yarar sağlamak amacıyla hileli hareketlerle katılanı kandırdığı, katılanın sosyal yaşamı ve ülkemizdeki evlilik öncesi örf ve adetler göz önünde bulundurulduğunda sanığın katılanı aldatmak için söylediği yalanların mahiyeti itibarıyla nitelikli olduğu ve hileli davranışlarda bulunduğu, sanığın ve suça iştirak eden diğerlerinin hareketlerinin bir bütün halinde katılanın güvenini kazanmaya yönelik olduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık, katılanı ve katılanın ifadesinde adı geçen kadınları tanımadığını, katılanla ona evlenebileceği bir kadın bulmak vaadiyle görüşmediğini, ancak daha önce benzer suç işlediği için katılanın kendisini teşhis etmiş olabileceğini, olayla ilgisinin olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur.
3. Katılan özetle, olayın Mahkemenin kabulünde olduğu gibi gerçekleştiğini beyan etmiştir.
4. Olaylar sırasında katılanın yanında olduğu anlaşılan tanık A.D.’nin beyanlarının katılanın beyanlarıyla aynı doğrultuda olduğu anlaşılmıştır.
5. Katılanın, sanığı teşhis ettiğine dair 03.05.2012 tarihli teşhis tutanağı dosya arasındadır.
6. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin 22 nci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesine göre “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanun’un yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü uyarınca uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle yapılan uzlaştırma giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Tekerrüre esas alınan Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2010 tarihli ve 2010/422 Esas, 2010/478 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bu ilam veya sanığın adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan ve tanık A.D.’nin oluşa ve dosya kapsamına uygun tutarlı beyanları, usulüne uygun yapılan teşhis, sanığın temyiz dilekçesine yansıyan tevilli ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın yüklenen suçu işlediği, katılanın kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın gerçekleşmediği, Mahkemece, suçun işleniş biçimi, zararın ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 3 ve 61 inci maddesi uyarınca işlenen suçun ağırlığıyla orantılı cezaya hükmedildiği, hükmolunan cezanın miktarına göre sanık hakkında erteleme, seçenek yaptırım ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/74 Esas, 2019/941 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.