YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26873
KARAR NO : 2023/1722
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/228 E., 2015/193 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/228 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararı ile sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 şer yıl hapis cezası ve 88.520,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz talepleri; üzerilerine atılı suçu işlemediklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların iştirak halinde gerçekte var olmayan Kayadelen şirketi adına Fabray Entüstriyel Ambalaj Sistemleri Şirketinin sahibi olan katılan …’dan 45.000,00 TL değerinde ambalaj malzemesi satın aldıkları, bu malın katılanın elemanı tanık Nail Özcan’la gönderildiği, sanıkların malları Sarılar Soğuk Hava Deposunda teslim alıp karşılığında … Kuyubaşı Şubesine ait keşide yeri İstanbul, 17.06.2011 keşide tarihli, 0013869 numaralı, keşidecisi Özmen Telekominikasyon Beyaz Eşya Gıda İnşaat Tekstil Ticaret Ltd. Şti. isimli iş yeri ve hamili İbrahim Bozdağ olan 44,260,00 TL bedelli tamamen sahte oluşturulmuş çeki verdikleri, malların sanık … tarafından kamyona yüklenip götürüldüğü, sanıkların bu şekilde resmi belgede sahtecilik yapmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
2. Çek aslı adli emanette kayıt altına alınmıştır.
3. … 11.04.2011 ve 08.12.2011 tarihli yazılarıyla davaya konu çekin sahte olduğunu bildirmiştir.
4. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 13.05.2014 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu çekin külliyen sahte olarak tanzim edildiğinin, sade vatandaşlar açısından aldatıcılık niteliğini haiz olduğunun, yetkililer açısından iğfal kabiliyetinin bulunmadığı, Özmen Telekominikasyon Ltd. Şti. adına çekin ön yüzünde bulunan keşideci imzasının Selçuk Özmen el ürünü olmadığının çekin ön ve arka yüzünde bulunan yazıların Selçuk Özmen’in yazıları arasında kaligrafik bir uyumun tespit edilemediği belirtilmiştir.
5. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02.12.2014 tarihli ekspertiz raporunda; sahte çekin arka yüzünde bulunan Süleyman Keskin içerikli el yazıları ile bu yazının altındaki imzanın … eli mahsulü olduğu, ön yüzündeki yazılar ve keşideci imzası ile arka yüzündeki birinci ve üçüncü ciranta imzaları ile yazıların Sinan Karslıoğlu ve …’nın mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte kaligrafik uyum tespit edilemediği, ön yüzündeki tanzim yazıları ile arka yüzündeki birinci ciranta yazısının …’ın mukayese yazıları arasında kısmı benzerliklerin görüldüğü, daha çok imzaya ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.
6. 29.06.2015 tarihli İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporuna göre: çek üzerindeki ön ve arka yüzdeki yazılar ve imzaların sanık …’nin el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
7. Mahkeme tarafından davaya konu çek incelenmiş ve aldatma yeteneğinin var olduğu zapta geçirilmiştir.
8. Fabray Endüstriyel Ambalaj Sistemleri’nin 44.260,00 TL lik ambalaj malzemesi olan mala ilişkin 04.04.2011 tarihli Kayadelen Ltd. Şti adına fatura kestikleri, bu faturanın bir sureti dosya arasına alınmıştır.
9. İzmit Ticaret Odası 16.10.2012 tarihli cevabi yazılarından Kayadelen Sebze Meyve Ltd. Şti.nin var olmadığı tespit edilmiştir.
10. …’nın 0539 384 12 45 numaralı hattı kullandığı ve bu hattın kendi üzerine kayıtlı olduğu, 02.04.2011 tarihinde şikâyetçi … ve Sinan Karslıoğlu ile görüştüğü, 04.04.2011 tarihinde iki kez Sinan Karslıoğlu ile görüştüğü, …’ın kendi üzerine kayıtlı 0539 939 79 18 numaralı hattı kullandığı, 02.04.2011 tarihinde Sinan Karslıoğlu ile görüştüğü, 06.04.2011 tarihinde bir kez, 08.04.2011 tarihinde iki kez, 09.04.2011 tarihinde dört kez, 10.04.2011 tarihinde üç kez, 11.04.2011 tarihinde on üç kez olmak üzere 30.04.2011 tarihine kadar Sinan Karslıoğlu ili bir çok defa telefon ile görüşme yaptığı anlaşılmıştır.
11. Sanıklar üzerilerine atılı suçu kabul etmemişlerdir.
12. Mahkeme sanıkların iştirak halinde sahte çek verip katılandan mal aldıklarının kabulü ile her iki suçtan mahkumiyetlerine hükmetmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve YGCK’nın 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanık …’nın hüküm tarihinde Seydikemer-Eşen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hüküm tarihinde sanığın yargılandığı yer dışındaki cezaevlerinde başka suçlardan hükümlü olması ve kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da Ses Ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/228 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/228 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.