YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14794
KARAR NO : 2008/15357
KARAR TARİHİ : 13.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi 17.07.2006 tarihli dilekçesiyle … Merkez … Köyü 423 ada 1 ila 16 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan Kadastro parselinin, tapu kadının 3573 saılı yasa hükümlerine göre oluştuğunu, tapu kaydını oluştuğu tarihteki mevzuata göre tapu kaydının beyanlar hanesine “3573 Sayılı Yasa kapsamında olup, veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras dahil bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi taktirde Hazinece geri alınır” şeklinde şerh konulduğunu, 3573 Sayılı Yasada, 4086 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonra, bu şerhin yasal dayanağı kalmadığını, bu nedenle tapu kaydının beyanlar hanesine bu yönde konulan şerhin silinmesini, yine 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göer tahsis, imar ihya ve tescil suretiyle tapu kaydı oluştuğundan, tapunun beyanlar hanesine konulan “6831 Sayılı Yasanın değişik 2 nci maddesine istinaden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalmaktadır” şeklindeki yasal dayanağı kalmayan şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp 02.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılıp, 23.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli parsellerin ifraz edildiği … Köyü 364 sayılı parselin 65 sayılı … parseli ile aynı parsel olduğu, 65 sayılı … parselinin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve imar ihya edilmek suretiyle orman rejimi dışına çıkarıldığı ve davacı bayii adına tapuya tescil edildği, bu şekilde orman rejimi dışına çıkarılan taşınmazın daha sonra orman sınırları içinde aplike edilip, 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması ve bağlı olarak tapu kaydının beyanlar hanesine şerh yazılmasına hukuken değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 25.03.2004 gün ve 2003/244 – 98 sayılı kararı ve dosyasında … Valiliği Ziraat Müdürlüğünün 23.03.1961 tarihli ve 906 sayılı yazısıyla, miktarlarını bildirdiği ekli tevzii listesinde yazılı parsellerin, karşılarında ismi yazanlara tahsisinin istenesi üzerine, … Bakanlığı’nın tarihsiz 40-002-1102-86878 sayılı, … Valiliğinin 09.12.1961 havale
-2-
2008/14794 – 2009/15357
tarihini taşıyan yazısında, içinde 65 sayılı … parselinin Ümmü …’ya tahsis edildiği de yazılı olan ekli listedeki … parsellerinin, mevzuat gereği gerekli işlemlerinin yapılmasının emredildiği, … Bakanlığının 13.4.1970 tarih 2240-004-280/29354 sayılı imar edilen zeytinliklerin tapuya tescili hakkındaki yazısında, ekli listede parsel numarası ve sınırları bildirilen … parsellerinin imar rapor ve krokileri incelendikten sonra uygun bulunarak, 3573 sayılı yasanın 4. maddesi ve nizamnamesinin 19. maddesi gereğince, bu parsellerin karşısında ismi yazılı kişiler adına tescilinin emredildiği, bu listede 65 numaralı … parselinin Ümmü … ya ait olduğunun yazılı olduğu, … Valiliği Ziraat Müdürlüğü’nün 23.12.1973 tarih ve 22/619 sayılı yazısında, ilgi olarak … Bakanlığının yukarıda anlatılan 1970 tarihli yazısı dayanak gösterilerek, 65 sayılı … parselinin Ümmü … adına tescilini emrettiği, anlaşılmaktadır.
Somut olayda; dava konusu olan 364 sayılı kadastro parselinden müfrez çekişmeli … köyü 423 ada 1 ila 16 parsellerin, aynı köy 65 sayılı … parselinden geldiği, 364 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının edinme sütununda, taşınmazın önce Enver … tahsis edildiği ancak, bu kişi tarafından imar ihya edilmediği için tahsisin iptal edildiği, daha sonra da … …’e tahsis edildiği, imar ihyasının bitirildiğinden söz edilerek, … Bakanlığı Ziraat İşleri Genel Müdürlüğünün 26.01.1981 gün ve V-18/26-8561 sayılı yazısıyla … … adına tescil edildiği, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 06.04.2006 GÜN VE B.12.0.TUG.05.1.0047 sayılı, içinde 65 sayılı … parselinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptandığından, aralarında … … ait 65 nolu … parselindeki (364 nolu kadastro parseli) tahsisin kaldırılması istemine, … ve Köyişleri Bakanlığınca 06.04.2006 tarihinde olur verildiği,
Önce; Enver …’ya sonra da … …’e tahsis edilen 65 sayılı … parseli ile önce Ümmü … adına tahsis edilip, genel kadastro sırasında, 283 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının edinme sütununda, taşınmazın imar ihya edilmediğinden söz edilerek hazine adına tesbit edilmiş, daha sonra imar ihya şartlarının gerçekleştiğinin belirlendiği gerekçesiyle Ümmü … adına tescil edilen 65 sayılı … parsellerinin ilgisi ve niçin aynı köyde aynı mevkide bulunan iki ayrı … parseli için tek bir parsel numarası verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece, taşınmazın Enver Araslıya tahsisine ilişkin belgeler ve 65 sayılı … parselinin 364 sayılı kadastro parseli olduğuna ve 364 sayılı kadastro parselinin … … adına 3573 Sayıl Yasas hükümlerine göre tahsisine, imar ihya edildiğin ilişkin …, rapor ve belgeler getirtilmemiş, 65 sayılı … parseli ile 364 sayılı parselin aynı parseller olup olmadığı yönünde uygulama ve keşif yapılmamış, aynı parsel ise yüzölçümü farklılığın nedeni üzerinde durulmamışsa da,
Çekişmeli taşınmazın 65 sayılı … parseli olarak imar ihya etmek üzere önce Enver … ya tahsis edildiği, ancak imar ihya edilmemesi nedeniyle Hazine adına tesbit edildiği, daha sonra 3573 sayılı yasa hükümlerine göre … … adına tahsisen tescil edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3573 Sayılı Yasanın 3 ve 4. maddelerinin yürürlükte olup olmadığı, yine ve somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı, 3573 Sayılı Yasa ve ilgili Tüzük hükümlerine göre Enver …’ya tahsis edilen zeytincilik parselinin imar ihya şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle geri alındıktan sonra başka birine tahsis edilip edilemeyeceği, imar ihya edildiğine ilişkin bir rapor düzenlenmeden tescil emri verilip verilemeyeceği, rapor düzenlense bile raporun gerçeği yansıtmayan, bu rapora dayalı olarak tescil emri verilip verilemeyeceği ve taşınmazın veriliş amacına aykırı kullanılması nedeniyle tahsisinin kaldırılıp kaldırılamayacağı yönündedir.
3573 Sayılı Yasanın 2 ve 3. maddesinde ıslah ve tahsis koşulları ve süresi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre ıslah edilmek üzere tahsis edilen taşınmazın öngörülen süre içinde ıslahının yapıldığının belirlenmesi ve bu hususun mülkiye amirince yerinde görülmesi halinde, orman rejimi dışına çıkmış kabul edilerek, hak sahibine
-3-
2008/14794 – 2009/15357
tapularının verileceği, dosyadaki bilgi ve belgelerden, çekişmeli taşınmazın 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre ıslah edilmek üzere ilk önce Enver …’ya tahsis edildiği, ancak imar ihya edilmediğinden tahsisin iptal edildiği, daha sonra da … …’e tahsis edildiği, imar ihyasının gerçekleştirildiğinden söz edilerek, … Bakanlığı Ziraat İşleri Genel Müdürlüğünün 26.01.1981 gün ve V-18/26-8561 sayılı yazısıyla … … adına tescil edildiği, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 06.04.2006 GÜN VE B.12.0.TUG.05.1.0047 sayılı, içinde 65 sayılı … parselinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptandığından, aralarında … … ait 65 nolu … parselindeki (364 nolu kadastro parseli) tahsisin kaldırılması istemine, … ve Köyişleri Bakanlığınca 06.04.2006 tarihinde “olur” verildiği, tahsisin iptaline ilişkin idari işlem aleyhine Yönetsel Yargıda dava açılmadığı, diğer taraftan üzerinde aşılanmış yada imar ihya edilmiş … ağacı bulunmadığı, eylemli makilik ve çalılık niteliğinde olduğu ve aşılanmış delice yada … ağacının bulunmadığı raporla saptanan çekişmeli taşınmazın, tapuya tescili için öngörülen şartlar geçekleşmediğinden, tapuya tescili için hiçbir yasal dayanağının kalmadığı, taşınmazın tapuya yolsuz olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
1961 Anayasasının 131. maddesindeki orman sınırlarında hiç bir türlü daraltma yapılamaz hükmü 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve “orman niteliğini yitiren yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz” şeklini almıştır. Yine 1961 Anayasanın 37. maddesinin son fıkrasında “… dağıtımı, ormanların küçülmesi ve diğer … servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.” hükümleri mevcuttur. 09.11.1982 tarihinde yürürlüğe giren 1982 Anayasasının 44, 169 ve 170 maddeleri de 1961 Anayasasına paralel düzenleme getirilmiştir.
Temyiz incelemesi için daha önce Daireye gönderilen bazı dava dosyaları içindeki Orman Genel Müdürlüğü imzalı, … Bakanlığının 24.10.1962 gün ve 5876/5-3012 sayılı yazı da eklenerek il makamına gönderilen … Bakanlığının 12.04.1963 gün ve 426/28510 sayılı yazısında “1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra yürürlükteki yasaların Anayasaya aykırı hükümlerinin tesbiti ile görevlendirilen Bakanlıklar Arası Komisyon tarafından yapılan incelemede Devlet Ormanlarından zeytinlik tesbit ve tefrikinin Anayasanın 37 ve 131. maddelerine aykırı olup, yabani zeytinlik, harnupluk ve fıstıklıkların 3573 ve 6777 Sayılı Yasalara göre yeniden tefrik, tesbit ve tevzi yapılamayacağı” konularındaki genel tamimler eklenerek Tüm Vali ve Kaymakamlıklara gönderilen 08.05.1963 gün ve 1329/1 sayılı yazıda Anayasanın 37 ve 131. maddeleri karşısında “3573 ve 6777 Sayılı Yasalar gereğince Devlet Ormanlarından Yabani Zeytinlik, Menengiçlik, Harnupluk sahaların ayrılmayacağının” bildirildiği görülmektedir.
1961 Anayasanın bu açık hükümleri ile sözü edilen genelge karşısında 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra 3573 Sayılı Yasa zımnen yürürlükten kaldırıldığının kabulü gerekir. Davacı kişinin tutunduğu tapu kaydı Ocak 1969 tarihinde 3573 Sayılı Yasa uyarınca oluşmuştur. Anayasanın yürürlüğe girdiği 15 Ekim 1961 gününden sonra 3573 Sayılı Yasanın uygulama olanağı kalmamıştır.
11.06.1958 gün ve 1958/8-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “deliceliklerin (yabani zeytinliklerin) para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin imar-ihya sayılacağı kabul edilmişse de, sözü edilen içtihadı birleştirme kararının öncesi orman olmayan, başka bir anlatımla orman sınırları dışındaki taşınmazlar hakkında uygulanma olanağı vardır.
… Köyünde 1963 yılında yapılan genel kadastroda, 364 parsel sayılı 16100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesiz zeytinlik niteliğiyle, 1959 yılında Enver …’ya tahsis edilmişse de, henüz tapusunu alamadığından söz edilerek, 29.07.1963 tarihinde Hazine adına tesbit edildiği, 18.05.1981-17.06.1981 tarihlerinde ilan edilip, itirazsız kesinleşerek, 18.06.1981 tarihinde Hazine adına tapuya kayıt edilmiştir. … Bakanlığı Ziraat İş.Gen. Müdürlüğünün 26.01.1981 gün ve V-18/26-8561 sayılı … Valiliğine yönelik yazısıyla, 3573 sayılı yasanın 4 ve Tatbik Nizamnamesinin 19. maddesi gereğince 17074 m2 yüzölçümündeki 65
-4-
2008/14794 – 2009/15357
sayılı … parselinin, … … adına tescilinin emredildiği, Milli Emlak Müdürlüğünün 06.12.1983 günlü ve 5235-40405 sayılı yazısı gereği, 65 sayılı … parseliyken, Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenip tapuya kayıt edilen 364 sayılı kadastro
parselinin 26.12.1983 tarihinde … … adına tescil edildiği, 16.03.1984 tarihinde … …’e satıldığı, 03.12.1992 tarihinde 15653 yevmiye ile 4337 m2 bölümünün kamuya terk edilmesinden sonra geri kalan 11763 m2 bölümünün ifraz edilip 3998 ilâ 4030 sayfalara gittiği, tapunun 3998 ilâ 4013 sayfada kayıtlı çekişmeli 423 ada 1 ila 16 sayılı parsellerin bu şekilde oluştuğu, 26.09.2005 tarihinde de davacı … adına kayıt edildiği, beyanlar hanesine 07.02.1995 tarihinde 1085 yevmiye numarasıyla 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde Şerhi, 04.03.2003 tarihinde de 2052 yevmiye numarasıyla “3573 Sayılı Yasa kapsamında olup veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras dahil bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi taktirde Hazinece geri alınır.” Şeklinde şerh yazıldığı, … Valiliği defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Doğu … Emlak Müdürlüğünün 05.12.2005 tarihinde, … İl Müdürlüğünden, … köyü 65, 78 ve parsellerin 3573 sayılı yasa hükümlerine göre tasarruf edilip edilmediği hususunun raporla saptanmasını istediği, Ziraat Mühendisleri Fazilet …, … Yazgan, Kadastro Teknisyenleri … Saraç ve … Aydemirden oluşan kurul tarafından hazırlanan 16.02.2006 tarihli raporda, 65 sayılı … parseli için genel kadastroda 364 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutağı düzenlendiği, bu taşınmazın taşlık, çalılık ve makilik durumda olduğu, 3573 Sayılı Yasa kapsamında veriliş amacına aykırı kullanıldığının belirlendiği, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 06.04.2006 GÜN VE B.12.0.TUG.05.1.0047 sayılı, içinde 65 sayılı … parselinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptandığından, aralarında … … ait 65 nolu … parselindeki (364 nolu kadastro parseli) tahsisin kaldırılması istemine, … ve Köyişleri Bakanlığınca 06.04.2006 tarihinde olur verildiği anlaşılmaktadır.
Hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi … tarafından düzenlenen 06.12.2006 tarihli raporla da, çekimeli taşınmazın eğiminin %8-9 olduğu, içinde Akdeniz maki topluluğu ile ağırlıklı olarak aşısız … (delicelikleri) ağaçları bulunduğu toprağın sığ olduğu saptanmıştır.
Medeni Yasanın sistemine göre tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Aksi halde, yolsuz tescil söz konusu olup bu tür tapuların iptali her zaman mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/1-464 Esas ve 2001/470 sayılı kararı ve 19.2.2003 gün 2003/20-102 esas -2003/90 sayılı kararı vb). Orman içindeki deliceliklerin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve temlik edileceğine ilişkin hükümler 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra zımmen yürürlükten kalkmış ve uygulama olanağı kalmadığı, çekişmeli parsellerin ifraz edildiği 364 sayılı parselin imar-ihya işlemleri tamamlanmadan hatalı işlem sonucu 1969 yılında yolsuz tescil olarak oluşturulduğundan Medeni Yasanın 1025.(E.M.Y. 933 – İsviçre M.Y. 975) maddesi gereğince tapu kaydına değer verme olanağı bulunmadığı gibi, 364 sayılı parselin zeytinlik olarak tahsisi de, … ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 06.04.2006 GÜN VE B.12.0.TUG.05.1.0047 sayılı, içinde 65 sayılı … parselinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptandığından, aralarında … … ait 65 nolu … parselindeki (364 nolu kadastro parseli) tahsisin kaldırılması istemine, … ve Köyişleri Bakanlığınca 06.04.2006 tarihinde oluru ile iptal edilmiştir. (Doktirin de yolsuz tescile dayalı olarak ayni hakın kazanılamayacağını kabul etmektedir (Prof. … Oğuzman, Prof. … Seliçi Eşya Hukuku 5. bası 1998 sayfa 141).
Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından
-5-
2008/14794 – 2009/15357
yararlanamayacağı gibi, tapu kaydı geçerli hukuki sebepten yoksun olduğundan, yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesi de olanaksızdır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu parsellerin ifraz edildiği 364 sayılı parsel, 1945
yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastro yapıp yolsuz olarak sicil oluşturmuşlarsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastro yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmaz. T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebileceğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağı yoktur.
Çekişmeli parsellerin ifraz edildiği, … köyü 364 sayılı parselin hiçbir imar ihya faaliyetine konu edilmeden, üzerinde bulunan delicelerden hiç birisi aşılanmadan, makilik karakterli devlet ormanı niteliğinde olduğu gözetilmeden 3573 Sayılı Yasa uyarınca oluşturulduğundan, baştan beri yolsuz tescil niteliğindeki tapu kaydı davacıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmaz. Başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararı yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) başka bir anlatımla; mülkiyet hakkının baştan beri doğmadığını belirleyen bir hüküm olup, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralı da uygulanamaz (T.M.Y.nın 1025. md.). Bu tescil bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmaz. T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicil hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebilir.
Açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 13/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.