YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37341
KARAR NO : 2023/2252
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/566 E., 2015/615 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2013/566 Esas, 2015/615 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.09.2021 tarihli ve 2021/39815 sayılı sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … kararı temyiz etmek istediğini beyan etmiştir.
Sanık …, kendisini savunamadığı için kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde kolluk tarafından kimlik ibrazı istenmesi üzerine sanık …’nın … adına düzenlenmiş tamamen sahte nüfus cüzdanını, sanık …’ün ise … adına düzenlenmiş, fotoğraf değişikliği suretiyle sahteleştirilmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği belirtilerek sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık … hakkında ise kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık … savunmasında, suça konu nüfus cüzdanını oğlunun yolda bulup kendisine getirdiğini, kontrollerde kullanmak için yanında bulundurduğunu, pişman olduğunu beyan etmiştir.
3. Sanık … soruşturma aşamasında suçlamayı kabul etmemiş, kendisini gerçekten … olduğunu beyan etmiş, kovuşturma aşamasında ağabeyi Köksal Bazlı’nın kimliğini kendisine ait evde unuttuğunu, onun haberi olmadan kimliği alıp fotoğraf değişikliği yaptığını, pişman olduğunu beyan etmiştir.
4. Mahkemece suça konu belgeler üzerinde gözlem yapılmış, … adına düzenlenen nüfus cüzdanında gözle görülebilen bir aykırılık olmadığın, fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğunu; … adına düzenlenen nüfus cüzdanındaki fotoğrafın sonradan yapıştırıldığının bariz şekilde belli olduğu, soğuk mühürün bulunmadığı duruşma tutanağında belirtilmiştir.
5. Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 11.06.2013 tarihli uzmanlık raporunda, … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının tamamen sahte oluşturulduğu, aldatıcı niteliğinin bulunduğu; … adına düzenlenen nüfus cüzdanında tahrifen fotoğraf değişikliği yapıldığı, bu tahrifatın dikkat çekecek nitelikte olması nedeniyle aldatıcı niteliğinin bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.
6. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 05.12.2014 tarihli uzmanlık raporunda da … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının tamamen sahte oluşturulduğu, … adına düzenlenen nüfuz cüzdanında evvelce mevcut fotoğrafın sökülerek halen mevcut fotoğrafın yapıştırıldığının tespit edildiği, belgelerin aldatıcı niteliklerinin mahkemece değerlendirilmesinin uygun olacağının beyan edildiği görülmüştür.
7. Mahkemece gerekçeli kararda, … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının bütünüyle sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcı niteliğinin bulunduğu; … adına düzenlenen nüfus cüzdanında tahrifen fotoğraf değişikliği yapıldığının belirlendiği, ilk bakışta aldatıcı niteliğinin bulunduğu fakat ayrıntılı olarak bir uzman kurum veya birim tarafından incelenirse sahteliğin anlaşılabileceği kabul edilerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Mahkeme … hakkında her ne kadar kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan da dava açılmışsa da 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verildiğinden kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan ceza takdirine yer olmadığını kabul etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın tamamen sahte olarak düzenlenmiş nüfus cüzdanını düzenletip kullandığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla suçun sübutu yönünden mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Hükümde “suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmaksızın” denilmesine rağmen resmi belgede sahtecilik suçunun alt sınırı olan 2 yıl hapis cezası yerine temel cezanın “1 yıl 8 ay hapis cezası” olarak belirlenmesi, sonraki uygulama doğru olduğundan maddi hata kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemece duruşma esnasında yapılan gözlemde sanığın kullandığı … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanındaki tahrifatın bariz bir şekilde belli olduğunun belirtildiği, Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 11.06.2013 tarihli uzmanlık raporunda tahrifatın dikkat çekecek nitelikte olması nedeniyle aldatıcı niteliğinin bulunmadığı kanaati bildirilmiş olduğu görülmüş ve dosya arasında bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede, nüfuz cüzdanında fotoğraf üzerinde mühür izinin bulunmadığı, mevcut fotoğrafın fotoğraf hanesine uyum sağlamadığı ve yapıştırıcı artıklarının göründüğü, suça konu belgenin mevcut haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun somut olayda yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas. 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2013/566 Esas, 2015/615 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2013/566 Esas, 2015/615 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.