YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14340
KARAR NO : 2023/2233
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/15 E., 2014/427 K.
SUÇ : Tacir veya şirket Yönetcileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/15 Esas, 2014/427 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, Selvel Hilal Azizağaoğlu, …, …, … ve …’ye yönelik eylemleri nedeniyle mahkûmiyet, …’a yönelik eylemi nedeniyle beraat, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan tüm mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, her iki sanık yönünden de 6 kez mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine; sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hileli hareketlerde bulunmadığına, lehe yasa hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, ticaret sicil kayıtlarına göre hakkında beraat kararı verilen sanık …’nin yetkili müdürü olduğu, kendisinin sadece ortak olduğu,Kariyer Üssü Gelişim Ltd Şti. adına hareket ederek imza, sözleşme ve düzenleme yetkisi bulunmadığı halde mağdurlara Avrupa Birliğinden hibe desteği sağlayabileceğini söylemek suretiyle kandırıp, para alarak şirket adına sözleşme düzenlemesi, sonrasında vaad edilen projelerin hazırlanmaması, başvurular yapılmamasına rağmen bir kısım belgeler vererek ve işlemlerin sürdüğünü söyleyerek mağdurları oyalaması ve aldığı paraları geri vermemesi biçimindeki eylemleri nedeniyle, sanık …’ın da bu şirketin yetkilisi olması nedeniyle haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’ın, kendisinin sadece danışmanlık hizmeti verdiğini, sözleşmelerde de bu şekilde yazıldığını, projeleri hazırlayınca ediminin bittiğini beyan etmiş, sanık …’nin, yapılan işlemlerden haberi olmadığını, soruşturma ile bilgi sahibi olduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılan ve mağdurların, hibe verilmesini sağlayacağını söyleyerek ve kendilerinden para alarak sözleşme imzalayan kişinin sanık … olduğunu, hiçbir işlem yapılmadığını, başvuru olmadığını bildirdikleri görülmüştür.
4. Sanık …’ın bir kısım mağdur ve katılanlara verdiği, yine T.C. Avrupa Birliği Bakanlığınca sahte olduğu suç duyurusunda belirtilen sözleşme örnekleri, T.C. … başlıklı belge, ödeme tablosu başlıklı belge, kredi niyeti mektubu başlıklı belge örneklerinin dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Mahkemece; katılanlar ile mağdurların beyanları, sanıkların savunmaları, dosyada yer alan belgeler ile tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri İle Sanık … Hakkında Mağdur …’a Yönelik Eylemi Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1.Katılanlar ile mağdurların benzer ve tutarlı beyanları, sanık tarafından mağdurların bir kısmına verilen T.C. …’nın suç duyurusu ekinde belirttiği belgeler üzerindeki logonun bakanlık logosu olmaması, imzaların farklı olması nedeniyle sahte olduğunun anlaşılması, sanığın imza ve sözleşme düzenleme yetkisine haiz olmamasına rağmen şirket adına sözleşme düzenlemiş olması karşısında sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/15 Esas, 2014/427 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.