YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38002
KARAR NO : 2023/423
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
EEsas No : 2022/38002
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2018/4 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/184 Esas ve 2021/1143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2022 tarihli, temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; tanık E.O’nun beyanlarına göre, özetle sanığın örgüt mensupları ile düzenli şekilde görüştüğü ve örgütsel sohbet yaptıkları, veri inceleme raporuna konu … SD kartın incelenmesinde sanığın … ve SC kodlarıyla kodlandığı, sanığın eylemlerinde örgüt hiyerarşisine bağlı olduğunu gösterir şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğun bulunduğu gözetilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Van Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaptığı, tanık E.O’nun ifadesinde özetle, 2013 yılı sonbahar aylarında bölgeci İbrahim isimli şahıs tarafından organize edilen ve ev abilerinin kendisine isim, soyisim ve cep telefonu numaralarının yazılı olduğu kağıtlar verdiği, bu kağıtlarda polis özel harekat eğitimine gelen ve görüşülecek olan polislerin yazılı olduğu, kendisine verilen listede 7 kişi olduğu ve 5’i ile görüşebildiği, bu görüştüğü şahıslar arasında sanığın da olduğu, görüşmelerin içeriklerinin dini sohbetler ve ihtiyaçlarına yönelik konular olduğu, tatbikata çıktıkları 2014 yılına girdiğinde bu kişilerle bir daha görüşmediğini beyan ettiği, 02.09.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre dijital materyallerde suç unsuruna rastlanmadığının tespit edildiği, tanık anlatımlarının terör örgütünün dini cemaat olarak bilindiği ve henüz gerçek yüzünün anlaşılamadığı 2013 yılına ilişkin olduğu ve tanığın 2014 yılından sonra sanıkla bir daha görüşmediğini beyan ettiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2017/68532 sayılı soruşturma kapsamında gizli tanık olarak dinlenen Garson (K) isimli şahıstan ele geçirilen … SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 09.09.2017 tarihli veri inceleme raporu’na göre sanığın 2015 yılı Mart Alan olarak “…” olarak kodlandığı, … kodlamasının “FETÖ içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme-kampa kalma-her çağırıldığında gelme-sigara, karşı cins-namaz) kişileri ” ifade ettiği, alan kısmında ise “SC”, ad kısmında “SCC” olarak kodlandığı, “SC” kodlamasının “17/25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması ile ilgili bir kodlama olarak değerlendirilmiş”, “SCC” kodlamasının ise “17/25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılmaya üçüncü dereceden yakın kişileri ifade ettiği” anlaşılmakla, sanığın isnat olunan silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden kastının bulunmadığı kanaati neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; en son Van Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan sanığın, polis memurlarına sohbet hocalığı yaptığını ikrar eden tanık E.O’nun beyanlarına göre, 2014 yılına kadar örgütün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığının sabit olması, yine dosya içerisinde yer alan örgüt mensubu gizli tanık …’dan ele geçirilen … SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan veri inceleme raporuna göre, sanığa ilişkin “DERECE 1” ve “2015 MART ALAN” kodlarının “FETÖ içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme-kampa kalma-her çağırıldığında gelme-sigara, karşı cins-namaz)” kişileri ifade eden “…” koduna karşılık geldiği, “ALAN” kodunun “17/25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması ile ilgili bir kodlama” anlamına gelen “SC” koduna karşılık geldiği ve “AD” kodunun “17/25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılmaya üçüncü dereceden yakın” kişileri ifade eden “SCC” koduna karşılık geldiği şeklindeki bilgilerin bulunması karşısında, sanığın örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından ve görünen yüzünün ortaya çıkmasından sonra da örgütsel bağlantısını devam ettirip ettirmediğinin kuşkuya yol açmayacak şekilde belirlenebilmesi amacıyla, öncelikle görev yaptığı illerde emniyet mensuplarına yönelik silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma ve kovuşturmaların araştırılması, bu soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, varsa bu beyanların aslı veya onaylı suretlerinin de dosya içerisine alınması, ayrıca UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda da sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/184 Esas, 2021/1143 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.