Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2119 E. 2023/2218 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2119
KARAR NO : 2023/2218
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/320 E., 2022/2090 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 11.03.2020
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hopa Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/91 E., 2021/271 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili, davacı kurumda 1.7112.0 0 … sicil sayılı dosyada Hopa Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Başkanlığı adına işlem gören, Mühendislik Hizmetleri ile ilgili teknik danışma işi iş yeri sigortalılarından 0801200500582 sigorta sicil numaralı …’ın 12.11.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, hak sahiplerine 22.06.2017 gelir bağlama onay tarihli 176.757,19 TL ilk peşin sermaye değerli sürekli gelir bağlandığını, kurumca görevlendirilmiş olan Başmüfettiş tarafından düzenlenen 10.12.2016 tarih ve 108853/3S/İR/33 sayılı raporunda olayın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi anlamında bir iş kazası olduğunun tespitinin yapıldığını belirterek 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi gereğince, adı geçen kurumun sigortalının hak sahiplerine bağlanan ve kurumun zararını oluşturan 176.757,19 TL’lik gelirin ilk peşin sermaye değerli sürekli gelirin şimdilik %20’sine tekabül eden 35.351,44 TL’nin 22.06.2017 gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sigortalıya yapmış olduğu ödemeleri işverene rücu edebilmesi için iş kazasının meydana gelmesinde işverenin kastı veya ihmali bulunması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi iş kazasının işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareket sonucu meydana gelmiş ise işçiye yapılacak ödemelerin ilk peşin sermaye değerinin işverene ödetileceği hususunu düzenlediğini, yargılama konusu iş kazasının meydana gelmesinde davalı kurumun hiçbir kusuru bulunmadığını, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3.1 maddesinde afet ve acil durum bildirimlerinin müdahale faaliyetlerinin bu kapsam dışında tutulduğunu, adı geçen kurum ödemelerinin davalı kuruma rücusunun söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile “1-Davanın kabulü ile, 35.351,44 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, davalının %100 kusurlu olduğunu ayrıca %5 kusur izafe edilen İl Özel İdaresi’ni davaya dahil etme talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

2.Davalı vekili, görev, husumet ve hak düşürücü süre itirazlarını yinelediklerini, kusurun hatalı belirlendiğini, Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/223 Esas 2019/167 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile bu dosyada alınan bilirkişi raporunun birbiri ile çeliştiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur oranının olaya uygun olmasından hareketle mahkeme kararı yerinde bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 21 ve 54 üncü maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 12.11.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsili için açılan işbu davada, İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunda birlik personelleri ile İlçe Özel İdaresi Müdürüne kusur verildiği, Mahkemece bu kişilerin davalı adına çalışan kişiler olduğundan bahisle davalı %95 oranında sorumlu kabul edilerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış ise de söz konusu hüküm eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.

2.Rücuan tazminat davaları 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi kapsamında kusur sorumluluğuna dayalı olup, söz konusu olayda birlik personeli hakkında verilen kusurların birliğe ait olduğundan bahisle karar verilmesi mümkün değildir. Zira davalı Köylere Hizmet Götürme Başkanlığı’nın bir kusurunun bulunup bulunmadığı ile olayda başka kişi veya kişilerin kusurlarının bulunması durumunda bunun ayrı ayrı ayrıştırılması gerekmektedir. Mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu hususlar gözetilmek ve varsa aynı olay nedeniyle açılmış diğer ceza ve tazminat içerikli davalardaki bilirkişi raporları ikmal edilip bunların da değerlendirilmesi suretiyle kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

3.5510 sayılı Kanun’un 54/c maddesi (506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesi) “Malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.” düzenlemesini içermekte olup, ilk peşin sermaye değerli gelir tablosunda 92 nci maddenin varlığı gözetilerek dava konusu olayda gelirin yarıya düşüp düşmediğinin araştırılması gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.