YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12405
KARAR NO : 2007/15475
KARAR TARİHİ : 29.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 139 ada 71 parsel sayılı 22.267,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin A =8245.95 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B)= 14.021.15m2’lik bölümünün davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından (B) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi kurulu çekişmeli taşınmazın halen kısmen boş halde kısmen de üzerinde dağınık ve yer yer kümeler halinde meşe ve gürgen ağaçlarının bulunduğunu boş olan bölümlerde orman kök ve dal artığının bulunmadığını,orman toprağı özeliği göstermediğini, meyilinin % 55 olduğunu,1959 tarihli memleket haritasında (A) harfli 8245.95 m2’lik bölümün yeşile boyalı alanda, (B) harfli 14.021.15 m2’lik bölümün ise … renkli alanda kaldığını ve (A) bölümünün orman sayılan yerlerden, (B) harfli bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu işaretlemişlerdir.Uzman ziraat bilirkişi ise 15.02.2006 tarihli raporda çekişmeli taşınmaz üzerinde dağınık ve kümelenme halinde meşe ve gürgen cinsi orman ağaçlarının bulunduğunu, (A) harfli bölümün mevcut ağaçların kök hakimiyetinin olduğu çevrelerinde orman ağaçları etkisinin bulunduğu, boş kısımlarda ise okran kök ve dal artığının bulunmadığını,orman arazisi olduğunu, (B) harfli bölümün ise üzerinde orman kök ve dal artığının bulunmadığını ancak toprak rengi, kümelenmesi ve mevcut hali ile tarımsal emaresinin bulunmadığı, arazinin aşırı eğimi nedeni ile tarımsal amaçlı kullanılmasının mümkün olmadığı,yüzey yapısı ve arazi şekli dikkate alındığında çevre orman arazisinin devamı niteliğinde bulunduğunu, % 55 meyil nedeni ile aşırı erozyona maruz bulunduğunu ve orman arazisi olduğunu açıklamıştır. Sözkonusu raporlar göz önüne alındığında temyize konu olan çekişmeli taşınmazın (B) harfli bölümüne ilişkin olarak çelişkili raporlar bulunduğu ve mahkemece bu çelişki giderilmeden ve uzman bilirkişilere çekişmeli taşınmazın hangi bölümü üzerinde meşe ve gürgen ağaçlarının bulunduğu açıklatılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;çekişmeli taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların yaşları cinsleri taşınmaz üzerindeki dağılımları, bu ağaçların hangi bölüm üzerinde yer aldıkları hususları ziraat ve orman bilirkişilerine açıklattırılmalı, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli) ve çekişmeli taşınmazın (A) harfli bölümüne ilişkin olarak davalı gerçek kişiler tarafından hükmün temyiz edilmemesi nedeni ile (A) harfli bölümün orman olma olgusunun kesinleştiği gözönüne alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.