YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11134
KARAR NO : 2023/3678
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna aykırılık, parada sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve parada sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Elazığ 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası , parada sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay, devriye gezen polis ekiplerince içerisinde bulunduğu araç durdurulmak istendiğinde , sanığın araçtan inerek kaçmaya başladığı ve kovalamaca sonucu yakalandığında üzerinde bir adet sahte 100,00 TL para ile sustalı bıçağın ele geçirilmesine ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A.Parada sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyada mevcut … Bankası raporu ,sanığın yakalanış biçimi ve ilk bakışta sahte olduğunu anladığı parayı yerde bularak yaklaşık bir hafta süre ile yanında taşıdığına dair savunması birlikte değerlendirildiğinde, sahte parayı bu özelliğini bilerek muhafaza eden sanığın eylemi 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmış, mahkemenin kabulü usul ve yasaya uygun bulunmuş ve Cumhuriyet savcısının bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “… Seri Muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
I. Parada sahtecilik suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Elazığ 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli kararında, Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. 6136 sayılı Yasa’ya aykırılık suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Elazığ 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.