Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1880 E. 2023/3666 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1880
KARAR NO : 2023/3666
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 267 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca dava açılmıştır.
2. Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 03.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle önceki hüküm Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2016 tarihli kararı ile açıklanmış, sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, hakkında mahkûmiyetine yeter delil olmadığından beraat kararı verilmesini ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’dan alacağı olan …, olay günü iş yerine giderek alacağını istemiş, aralarında konuştukları sırada, olay yerine gelen … , ruhsatsız tabancası ile …’ün bacaklarına doğru ateş etmiş, …’ın tabancasından çıkan mermilerden biri ile babası … yaralanmıştır. … emniyette verdiği 04.09.2013 tarihli ifadesinde gerçeğe aykırı olarak, aralarında çıkan tartışma sırasında …’in, tabanca ile ateş ederek kendisini yaraladığını beyan etmiştir.
2. Elazığ 1. Sulh Ceza Mahkemesi … hakkında 06.09.2013 tarihinde konutunu terk etmemek suretiyle adli kontrol altına alınmasına karar vermiştir.
3. … 11.09.2013 tarihinde Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği ifadede, …’de silah görmediğini, emniyette verdiği ifadede …’in belinden silah çıkartıp ateş ettiğini söylediyse de yanlış anlaşıldığını, …’den şikayetçi olmadığını, oğlu …’ın olay esnasında orada bulunmadığını, onun …’e karşı bir eylemi olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
4. … hakkındaki ev hapsi kararı 11.10.2013 tarihinde kaldırılmıştır.
5. 18.11.2013 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına teslim olan … , ifadesinde yere doğru ateş ettiğinde seken kurşunun babasına isabet ettiğini, babasını kendisinin yaraladığını beyan etmiştir.
6. … hakkında silahla yaralama suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, sanık … hakkında ise iftira suçundan incelemeye konu bu dava açılmıştır.

IV. GEREKÇE
… hakkında soruşturma safhasında konuttan ayrılmamak üzere adli kontrol altına alınmasına karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin ….’nın başvurusu üzerine verdiği, 08.10.2020 tarihli 30.12.2020 -31350 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kararında, konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin altıncı fıkrası uyarınca konuttan ayrılmamak üzere verilen adli kontrol kararlarında geçen sürenin, mahkum olunan hapis cezasından bir kısmı ile indirileceği düzenlenmiş olmakla, … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan işlem yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmekle, sübut ve kabulde bir isabetsizlik bulunmadığından sanığın, hakkında beraat kararı verilmesi yönündeki temyiz itirazı reddedilmiştir.

Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.