YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21490
KARAR NO : 2023/2667
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/200 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve müdafinin temyizi; suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olmasına karşın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyizi; alt sınırdan uzaklaşılmadan ve herhangi bir artırım yapılmadan sanık hakkında eksik ceza tayini ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde, katılanların evini arayan sanığın, anne ve babası evde olmadığı için telefonu açan 12 yaşından küçük katılan …’e kendisinin polis olduğunu, kuyumcuda gerçekleşen olayda babasının suç ortağı olduğunu, bu nedenle evdeki altınları bir poşete koyarak … Camii önünde kendisini bekleyen polise vermesi gerektiğini söylediği, katılan …’in de evdeki altınları poşete koyarak camii önünden kendisini polis olarak tanıtan sanığa teslim ettiği şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Kolluk kuvvetleri tarafından olayla ilgili araştırma yapılırken Yozgat İli Hitit Otelde kalan sanığın eylemi gerçekleştiren şahıs olabileceği değerlendirilmiş, kamera görüntüleri ele geçirilmiş ve katılan … tarafından altınların bulunduğu poşeti teslim ettiği şahsın görüntülerde görünen sanık olduğuna dair kesin ve tereddütsüz teşhis ettiğine dair tutanak düzenlenmiştir.
3. Sanığın otelden ayrılırken kullandığı taksinin şoförü olan ve tanık olarak beyanına başvurulan İ.K, sanığın durağa gelerek bir taksi istediğini ve bir adres verdiğini, kendisinin bu adresi bilmediğini, yakınlarında okul ya da cami varsa daha kolay bulabileceğini söylediğini, bunun üzerine sanığın telefonla konuştuğu kişiye yakınlarında okul ya da cami olup olmadığını sorduğunu, daha sonra kendisine … Camiine gideceklerini söylediğini, kendisinin de şahsı buraya bıraktığını, görüntülerdeki şahsın aracına binen şahıs olduğunu teşhis ettiğini beyan etmiştir.
4. Sanık savunmalarında, Yozgat’a arkadaşını ziyaret için geldiğini, arkadaşının açık kimlik bilgileri ve telefon numarasını bilmediğini ancak Sorgun’da yaşayan arkadaşının yanında değil Yozgat’ta bir otelde kaldığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
5. Adli Tıp Kurumu Yozgat Şube Müdürlüğü’nden alınan 02.10.2015 tarihli raporda; katılan …’in 12 yaşından küçük olması nedeniyle, maruz kaldığı dolandırıcılık eylemi ile ilgili olarak söz konusu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu kanaatini bildirir rapor tanzim edildiği görülmüştür.
6. Mahkemece; sanık savunmaları, teşhis tutanakları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu kabulü ile alt sınırdan uzaklaşılarak temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Algılama yeteneği bulunmayan 12 yaşını bitirmemiş çocukların ve tam akıl hastalarının yaptıkları hareketlerin anlam ve sonuçlarını bilemeyeceklerinden aldatılmalarından ve dolandırılmalarından bahsedilemeyeceğinden hareketle, somut olayda; sanığın, 12 yaşından küçük olduğu anlaşılan mağdurdan altınları alması şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı, anlaşılmakta mağdur ve katılan beyanları ile sanık savunmasının tekrar ayrıntılı bir şekilde alınarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunu mu, yoksa aynı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu mu oluşturacağı da tartışılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2.Kabule göre de;
a. sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/200 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.