Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/17202 E. 2008/3516 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17202
KARAR NO : 2008/3516
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 108 ada 34 parsel sayılı 25.032,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı Salim Kaymak adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, Arzı Kaymak, çekişmeli taşınmazın babası Abtullah Kaymak’tan ırsen intikal ettiği, kendisinin de payı bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek … bilirkişinin raporunda (B) ile işaretlenen bölümünün orman niteliği ile Hazine, (A) ile işaretlenen kesiminin payları oranında Aptullah Kaymak mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan Hazine tarafından, taşınmazın (A) bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Çekişmeli taşınmazın dört tarafı 108 ada 4 parsel sayılı Devlet Ormanı ile çevrili olup davalı tapu kaydına tutunmamıştır. Hükme dayanak yapılan … ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında paftaya yanlış tersim edildiği belirtilerek zeminde bulunduğu yer krokide gösterilmiş ise zeminde bulunduğu yer itibariyle de … Köyü kadastro çalışma alanına tek noktadan teğet olarak geçmektedir. Dolayısıyla çekişmeli taşınmaz gerek yanlış tersim edildiği iddia edilen kadastro paftasındaki gerekse zeminde bulunduğu iddia edilen konumu itibariyle 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Temyize konu (A) ile işaretlenen taşınmaz orman bütünlüğü içinde yer almaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Diğer taraftan, tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan
… kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca taşınmazın 4 tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu, orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir. Hal böyle iken, 108 ada 34 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.