YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12824
KARAR NO : 2023/2824
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2012 tarihli ve 2010/164 Esas, 2012/142 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b. Katılan …’ya yönelik eylemleri nedeniyle bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2014/4063 Esas, 2016/8522 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen suçun 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine temas eden zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekçesiyle, hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2017 tarihli ve 2016/322 Esas, 2017/126 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43, 168, 62, 52, 53, 63 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 12.700,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, kazanılmış hakları gözetilerek sonuç olarak 1 yıl 13 ay hapis ve 11.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyizi isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, kazanılmış hak adı altında fazla ceza verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, suçsuz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık …’ın kendisini … … kimliği ile tanıtan temyiz dışı sanık … … ile diğer sanık …’ı daha önce hayvan alım satımı yaptığı muteber kişiler olarak katılanlara tanıttıktan sonra bu sanıkların sahibi olduğu … Kuruyemiş Tekstil şirketine 50-60 adet küçükbaş hayvan almak istediklerini söylediği, bunun üzerine sanık … aracılığıyla katılanlar … ve …’ün diğer sanıklarla pazarlık yaparak katılan …’e ait 36 adet, katılan …’a ait 12 adet koyunun tanesi 255,00 TL’den sanıklar … … ve …’a satılması konusunda anlaşmaya vardıkları, bu sanıkların satın aldıkları koyunların bedeli olarak suça konu tanık V.Ü’nün iş yerinden çalınan ve sanıklar … … ve … tarafından sahte olarak düzenlenen 12.200,00 TL bedelli çeki verdikleri ve katılanlardan satın alınan koyunların sanık …’ın aracına yüklenerek götürüldüğü, katılanlar tarafından suça konu çekin tahsili için bankaya ibrazında çalıntı olduğunun ortaya çıktığı, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde zincirleme şekilde bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Katılanlar, olayın anlatıldığı şekilde meydana geldiğini beyan etmişlerdir.
3. Tanıklar M.B., V.Ü., T.Ö.’nün oluşa uygun ve katılanların beyanlarıyla uyumlu ifadeleri dosya arasındadır.
4. Sanıklar aşamalarda kısmen çelişkili ve tevilli ikrar içeren savunmada bulunmuşlardır.
5. Suça konu çekteki yazıların sanık …’ın, keşideci imzasının ise temyiz dışı sanık … …’ın eli ürünü olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu dosya arasındadır.
6. Katılanlar 02.11.2017 tarihli dilekçeleriyle zararlarının giderildiğini belirtmişlerdir.
7. Adli emanet makbuzu, banka yazıları, teşhis tutanağı, suça konu çek fotokopisi dosya arasındadır.
8. Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanların ve tanıkların oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, ATK raporu, banka yazıları, teşhis tutanağı, suça konu çek fotokopisi ve tüm dosya kapsamından, sanıkları fikir ve eylem birliği içerisinde yüklenen suçu işledikleri yönündeki Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Bozma sonrası yapılan yargılamada sanıklar hakkında hükmedilen cezanın, kazanılmış hakka konu bozma öncesi hükümdeki cezadan az ve sanıkların lehine olduğu gözetilmeden fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2017 tarihli ve 2016/322 Esas, 2017/126 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “Mahkememizin 2010/164 esas 2012/142 karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyiz edildiği, CMK 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulması gerektiği anlaşılmakla önceki cezanın sanıklar … ve … yönünden neticeten 1 YIL 13 AY HAPİS ve 11.000 TL ADLİ PARA CEZASI OLDUĞU anlaşılmakla neticeten sanıkların 1 YIL 13 AY HAPİS ve 11.000 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMALARINA,” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
.