YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15314
KARAR NO : 2023/3794
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvusunun reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, katılana iftira ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli kararıyla, dosya üzerinden yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu kabul edilerek, sanığın atılı suçtan, 5271 sayıllı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ve 2.180,00 TL vekalet ücretinin sanığa verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, suçun sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın sahibi olduğu “… Gazetesi” isimli internet sitesinde yayınlanan haber metninde, katılanın TOKİ konut projesi kapsamında toplanan paraların başkalarının hesabına aktarıldığını ve görevini kötüye kullandığını belirtmek suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 16.08.2013 tarihinde yayınlanan “Toki Paraları Kime Yatmış?” başlıklı yazıda, “TOKİ’nin …’de bir konut yapma projesi hatta tasarısı yok. Peki kaymakamın … Ziraat Bankasında açtırdığı hesap kimin? Yoksa meçhullerin mi? Diyelim ki 4-50 kişi buraya 5’er 10’ar bin yatırmış. Yarın o bilinmeyen hesapta bilinmeyen bir para çekebilir mi? Alıp gidebilir mi? Kaymakam teşviki ile bu bilinmeyen ama kaymakam tarafından TOKİ hesbıdır diye gösterin, hesabın kimin olduğunu para yatıran … biliyor mu? … Ziraat Bankasında …’deki TOKİ Evleri için yaptırdığınız para TOKİ’nin hesabına gitmemiş. TOKİ’nin bundan haberi bile yok. TOKİ’nin …’de başlattığı bir konut projesi hatta tasarısı bile yok. Peki kaymakam bu parayı niçin istiyor? Peki Gergerli bu parayı kimin hesabına yatırıyor. Yatırılan paranın TOKİ’nin hesabına yatmadığı açık. Ama kimin hesabına yatırıldığı bizce meçhul. Hesabı açtıran kaymakam, paranın kimin hesabına yatırıldığını çok iyi biliyor. Acaba TC Ziraat Bankasında açılan bu bilinmeyen hesap kimin adına? Kaymakamın yakınları olabilir mi? Yada isimsiz hesap olabilir mi? Belki de kaymakamın örtülü ödenek hesabı olabilir? Sevgili …, bilinen tek şey sizin yatırdığınız 5-10 bin liranın TOKİ Başkanlığı hesabına gitmediğini TOKİ söyledi. İnanmayan varsa TOKİ Başkanlığına telefon açsın sorsun. Paranıza sahip çıkın.” şeklinde ibareler görülmüştür.
3. Ziraat Bankasının 04.12.2013 tarihli yazısında, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile … Kaymakamlığı işbirliği çerçevesinde, Adıyaman … projesi konutlarının satış işlemlerinin bankaları nezdinde gerçekleştirildiği, proje kapsamında başvuru tutarlarının 39099870 skonta muhasebeleşip, Bilkent/Plaza şubesine aktarıldığı bildirilmiş ve başvurucular ile yatırılan bedellere ilişkin bedeller, TOKİ Başkanlığının ilgili yazıları, protokoller yazıya eklenmiştir.
4. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının, 06.01.2014 tarihli yazı cevabında, TOKİ projesi hakkında …’in herhangi bir başvurusuna rastlanmadığı, 20.02.2018 tarihli yazı cevabında da, sanık tarafından kurumlarına yapılan bir müracaat olmadığı, söz konusu projenin satış hesaplarının, Ziraat Bankası … Şubesi nezdinde hesaplar olduğu ifade edilmiştir.
5. … isimli internet haber sitesinin imtiyaz sahibinin ve yönetmenin sanık olduğunu bildiren 04.11.2017 tarihli tutanak mevcuttur.
6. Sanık savunmasında, suçlamayı inkar etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, katılan hakkında doğru olmayan içeriği, işin esasına ilişkin bir araştırma yapmadan okuyuculara sunarak iftira ettiğinin kabulü ile, atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sunulan haberin ifade özgürlüğü, düşünceyi açıklama ve yayma hakkı kapsamında değerlendirilerek, iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ceza Genel Kurulu’nun 2016/64 Esas 2018/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan, diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. Bu kapsamda, basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk nedeni oluşturan haber verme ve eleştiri hakkı üzerinde de durulmasında yarar bulunmaktadır. Temelini 2708 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 28 inci ve devamı maddelerinden alan haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgisinin ve yararının bulunması, açıklamış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz. Eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Somut olayda, TOKİ projesi kapsamında Ziraat Bankasında açılan hesaplar yönünden, kamuoyunu sorgulamaya ve araştırmaya yönlendiren haber içeriğine göre iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, aksi düşüncenin, ifade özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan basın özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gazinatep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gazinatep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.