Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13596 E. 2023/2361 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13596
KARAR NO : 2023/2361
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/159 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e)

bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 3 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.

2. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/159 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2020/9470 Esas, 2020/12644 Karar sayılı kararı ile özetle katılanda meydana gelen kemik kırığı hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği halde sanığın cezasında orantısız şekilde (1/3) oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, suç tarihinde yedi yaşında olan katılanın beden ve ruh bakımından kendisini koruyamayacağı ve sanığın eylemini sopa ile işlediği gözetildiğinde birden fazla nitelikli hal ihlali olması nedeniyle temel cezada alt sınırdan hakkaniyete uygun şekilde uzaklaşılmasının gerekmesi, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/1077 Esas, 2021/616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınması sureti ile sanığın 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi düşüncede lehine olan hükümlerin uygulanması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, olay tarihinde yedi yaşında olan katılan …’un üvey babası olduğu, olay günü katılan …’un sokakta bir çocukla tartıştığı ve eve ağlayarak geldiği, tartışığı kişinin eve gelerek katılanın annesi ve sanık ile tartışması üzerine katılana sinirlenen sanığın ele geçirilemeyen sopa ile katılanın sol koluna vurarak kırık oluşacak şekilde yaraladığı, katılanın yaralanmasına ilişkin Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 11.02.2015 tarihli raporda kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği tespit edilmiştir.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden Tebliğname’nin düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2. Sanık müdafiinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehine olan hükümlerin uygulanması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılan …’un soruşturma aşamasında alınan beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikteki Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 11.02.2015 tarihli rapor, katılan …’un annesi Aylin Akbaş’ın yargılama aşamasından alınan beyanları ile saptandığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin bulunmadığı, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulandığı, sanığın kazanılmış haklarının gözetildiği ve sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelendiği, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu, 5271 sayılı Kanun’un 325 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın cezaya mahkum edilmesi nedeniyle yargılama giderinin ve vekalet ücretinin sanığa yükletilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/1077 Esas, 2021/616 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.