YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18434
KARAR NO : 2023/3856
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
A. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli kararının katılan ve vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Temyiz istemine konu karar, katılan vekilinin elektronik posta adresine 12.04.2021 tarihinde ulaşmakla, 17.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, katılan vekilinin 05.05.2021 tarihinde; katılanın ise 10.05.2021 tarihinde sunduğu temyiz dilekçeleri ile hükmü temyiz ettikleri anlaşılmıştır. 19.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun), “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin ilgili bölümü;
“Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur …
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”
Şeklinde hükümler içermektedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39 uncu maddesinin birinci fıkrası; “Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.” şeklinde, aynı maddenin dördüncü fıkrası; “Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” biçiminde düzenlenmiştir. Gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatil gününü takip eden ilk iş günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda temyiz etme hakkının son gününün 03.05.2021 tarihi olduğu anlaşıldığından katılan ve vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
B. Sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik temyizinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla aynı kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2019 tarihli iddianamesiyle sanığın iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği; kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli kararıyla sanığın beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan düzeltilerek reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; vekalet ücretine ilişkindir.
2. Katılan ve vekilinin temyiz istemleri ise sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılan ve vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Temyiz istemine konu karar, katılan vekilinin elektronik posta adresine 12.04.2021 tarihinde ulaşmakla, 17.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı ve temyiz talebinin süresinde kabul edilmesi için son tarihin 03.05.2021 tarihi olduğu anlaşıldığından 05.05.2021 ve 10.05.2021 tarihlerinde temyiz dilekçelerini sunan katılan ve vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık yararına, hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hususun dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Gerekçenin (A) bölümünde belirtildiği üzere katılan ve vekilinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesi gereğince REDDİNE;
B. Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde ise; gerekçenin (B) bölümünde belirtildiği üzere; kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık yararına, hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi hususu yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına “sanık kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü gereğince 2.040,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.