YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12266
KARAR NO : 2023/2512
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2017/367 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendi, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2018/1775 Esas, 2019/2771 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/5350 Esas, 2021/10282 Karar sayılı kararı ile özetle, 5237 sayılı Kanun’ un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) fıkraları uyarınca 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1891 Esas, 2021/3063 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, suç kastının olmadığına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde saat 22.15 sıralarında katılan ile birlikte alkol alan arkadaşı tanık …’i gören sanığın yanlarına gelerek alkol almaya başladığı, sanığın argo konuşması üzerine katılanın böyle konuşmaması yönünde uyarıda bulunması üzerine sanığın küfür ettiği, katılanın küfrün etkisiyle sanığa yumruk attığı, çıkan kavga sırasında sanığın katılanı bıçakla yaraladığı anlaşılmakla sanığın kasten yaralama suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın ikrar içeren savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, kollukça düzenlenen diğer tutanaklar, sanığa ait güncel adlî sicil kaydı ve tekerrüre esas ilâmı dava dosyasında bulunmaktadır.
3. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 27.07.2017 tarihli ” kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI ” görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 05.02.2018 tarihli;
“1.Yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
2.Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU,
3.Yaralanmanın, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine sebep OLMADIĞI,” görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, suç kastının olmadığına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın ikrar içeren savunması, tanık beyanı, katılan beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikte Olay ve Olgular başlığı altında (3) ve (4) nolu paragrafta bilgilerine yer verilen adli muayene raporları ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılan tarafından sanığa yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1891 Esas, 2021/3063 Karar sayılı kararında sanıkca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.