YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/773
KARAR NO : 2023/2970
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık … müdafilerinin kanunî süresi içinde hükmü temyiz ettikten sonra sanık …’in tutuklu bulunduğu Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 09.12.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla, sanık … hakkında verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ile sınırlı inceleme yapılmıştır.
Sanık … hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/364 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında
a) Katılan …’e karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 1.250.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan …’e karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 2.604.160,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 Tarihli ve 2022/2576 Esas, 2022/1991 Karar sayılı Kararı ile sanık … hakkında
a) İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına,
b) Katılanlara karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve aynı maddenin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 6.250.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, yüklenen suçun oluşmadığına, sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ve 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanların 16.04.2021 ilâ 21.05.2021 tarihlerinde değişik zamanlarda farklı kişiler adına kayıtlı değişik numaralardan arandıkları, arayan kişilerin kendilerini emniyet personeli olarak tanıtıp katılanların kimlik bilgilerinin suça karıştığını, cep telefonlarının kopyalanarak dolandırıcılık suçu işlendiğini, suç işleyen kişilerin yakalanması amacıyla banka hesaplarında bulunan paraları çekerek kendilerine vermeleri gerektiğini söyledikleri, kendilerini arayan kişilere inanan katılanların hesaplarında bulunan paraları çektikleri ve katılan …’ın arayan şahısların yönlendirmesi ile farklı kişilere değişik zamanlarda toplam 588.075,00 TL, 82.200,00 Euro, 133.500,00 Dolar ve 5.180,00 Pound para verdiği, katılanın 21.05.2021 tarihinde saat 13:30 sıralarında 33.200,00 Euro ve 20.000,00 Dolar para verdiği kişinin sanık … olduğu anlaşılmıştır.
2. Olayın şüphelisi olarak değerlendirilen sanık … yakalandığında yapılan üst aramasında üzerinde 33.200,00 Euro ve 20.000,00 Dolar para bulunduğu, katılanın sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır.
3. Sanık … hakkında, üç veya daha fazla kişi ile birlikte hareket ederek, kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
4. Sanık … aşamalarda özetle, İsa adında bir arkadaşının ricası üzerine katılandan biri beyaz diğer … renkli olmak üzere iki adet zarf aldığını, polisler kendisini yakaladığında dolandırıcılık olayına karıştığını anladığını, yüklenen suçu işlemediğini beyan etmiştir.
5. Mahkemece, sanığın katılanlara karşı ayrı ayrı zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlediği kabul edilerek iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın yüklenen suçu işlediğine yönelik İlk Derece Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş ancak sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu her bir katılana yönelik ayrı ayrı işlediğinin kabul edilmesi ve iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş, sanık hakkında mahkûmiyete ilişkin tek hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın temyiz isteğinden vazgeçtiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Dosya kapsamına göre, sanık …’nın, temyiz dışı sanık … ve soruşturma aşamasında kimliği tespit edilemeyen şüphelilerle iştirak iradesi içerisinde hareket ederek üç veya daha fazla kişi ile birlikte, kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçunu zincirleme şekilde işledikleri anlaşıldığından, sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Karı koca olan katılanlara aynı hile yöneltilerek katılanlardan farklı zaman dilimlerinde kısa aralıklarla birden fazla menfaat temin edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında öncelikle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, sonrasında aynı maddenin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, yalnızca birinci fıkranın uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/2576 Esas, 2022/1991 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.