YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8133
KARAR NO : 2023/3413
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/745 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın yüklenen suçu işlenmesinde hiçbir menfaatinin bulunmadığına, dosya kapsamında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin delil bulunmadığına, varsayıma dayalı olarak hüküm kurulduğuna ve re’sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 03.07.2014 tarihinde sanığın kontrolündeki … plakalı araçta kaçak sigara ele geçmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında araca el konulmasına karar verildiği, araç üzerinde yapılan incelemeye ilişkin Adana Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.07.2014 tarihli Uzmanlık Raporu ile aracın motor numarasının kazınarak okunamaz hale getirildiğinin ve şasi numarasının bulunduğu bölüme ise aynı marka başka bir aracın orijinal şasi numarasının bulunduğu bölümün kaynak ile sonradan monte edildiği ve üzerinin macun ile kapatıldığının belirlenmesi üzerine sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki savunmasında, suça konu aracı 28.04.2014 tarihinde, galeri işleten … …’den satın aldığını, aldığı haliyle kullandığını, araçtaki sahtecilikten haberinin olmadığını, aracın kendisinin satın almasından kısa süre önce 11.04.2014 tarihinde muayeneye girmiş olduğunu … …’den öğrendiğini beyan ederek buna ilişkin muayene raporunu sunduğu anlaşılmıştır.
3. … …’ün tanık sıfatıyla alınan ifadesinde, suça konu aracı 25.03.2014 tarihinde …’dan aldığını, aldıktan sonra muayeneye soktuğunu, bir sorun çıkmadığını daha sonrasında ise sanığa sattığını, araçta herhangi bir sahtecilik yapmadığını, aracı kimseye emanet de etmediğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece, aracın sanığa satılmadan önce muayeneden geçmiş olması değerlendirilerek, aracı satın aldıktan sonra şasi numarasında değişiklik yaptığı kabul edilen sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin yargılamayı yapan … ait olması ve dosyada mevcut 22.07.2014 tarihli uzmanlık raporunda da, suça konu şasi numarası değişikliğinin aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, şasi numarasındaki sahteciliğin aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının, bir bilirkişi katılımı ile yapılacak keşif sonucunda özellikleri tutanağa yazılarak belirlenmesi ve gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
2.Sanığın, aracı aldığı haliyle kullandığı yönündeki savunmaları doğrultusunda, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, 11.04.2014 tarihli araç muayene raporunda belirtilen özellikleri ve hasarları dikkate alınarak muayeneden geçmiş olduğu belirlenen araç ile suça konu aracın aynı araç olup olmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın savunmalarının ve hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Kabule göre de;
a)Suç tarihinin, araca ilişkin el koyma kararının tarihine göre 03.07.2014 olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.07.2014 şeklinde yanlış yazılması,
b)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2008 tarihli ve 2008/466 Esas, 2008/748 Karar sayılı 7 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilememesi,
c)Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam olmadığı halde, bu konuda hatalı ilam üzerinde ihbarda bulunulması,
d)5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/745 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.