YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7130
KARAR NO : 2023/678
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/817 E., 2021/972 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.10.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/733 E., 2019/778 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının davalı iş yerinde bakım operatörü olarak 12.04.2011 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının 16.10.2015 tarihinde valeo cam silecek makinesinin bakımını yaptığı sırada pres makinesinin aniden eline kapandığını ve pres içindeki çubukların parmağına saplandığını, davacının sol el baş parmağı ve işaret parmağından ağır yaralanmak suretiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı işverenin zarardan sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya 20.000 TL’den az olmamak üzere geçici ödeme yapılmasını, birleşen dava ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 121.260,33 TL olacak şekilde arttırmıştır.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili, davacının 16.04.2011 tarihinde itibaren davalı şirketin … Şubesinde sigortalı olarak çalıştığını, davacının iş kazasını yaşadığı makinede arızasına müdahale ederken makineyi emniyete almadan işleme başladığını, elinde bulunan alyansının makine ile teması ile şase alan makinenin hareket ederek elini sıkıştırdığını, bu sırada sol el baş parmağında suptotal aputasyon ve sol eltenal bölgede 5-6 cm derin kesik oluştuğunu, davacının fizik tedavi ve gerekli görülen tüm tedavilerini el cerrahisi alanında yetkin bir kurumda yapıldığını, davacıya yaptığı iş ile ilgili olarak her türlü eğitimin verildiğini, olayın meydana gelmesinde işverenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işveren işçisi olarak çalışmakta iken, 16.10.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle SGK tarafından düzenlenen 18.05.2017 tarihli inceleme raporunda kazanın meydana gelmesinde işveren … Otomotiv A.Ş’nin %90, davacı kazalının ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespitinin yapıldığı, dosya üzerinden iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda davalı şirketin %70, davacı işçinin %30 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 07.09.2016 tarih 2783 sayılı sağlık kurulu kararında sürekli iş göremezlik derecesinin E cetveline göre %16 olduğu,01.08.2018 tarihinde kontrol muayenesi gerektiği tespiti yapılldığı, … Kurum Sağlık Kurulu’nun 13.12.2018 tarih 20181600100 sayılı kararında davacı hakkında daha önce tespit edilen %16 MKGKO’da bir değişikliğin olmadığına karar verildiği, hükme esas alınan 05.03.2019 tarihli hesap raporunda davacının maddi tazminatının hesaplanan 121.260,33 TL olarak tespit edildiği bu tutardan mahkemenin 25.05.2017 tarihli ara kararında davacı yararına hükmedilen 10.000 TL geçici ödeme miktarının mahsubu ile netice olarak 111.260,33 TL maddi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle,
Asıl ve birleşen maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine,
1. 25.05.2017 tarih ve 2 no’lu celsede 4 no’lu ara karar ile hükmedilen davacı yararına 10.000,00 TL geçici ödeme miktarının itibar olunan 05.03.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama uyarınca 121.260,33TL maddi zarardan mahsubundan sonra netice olarak 111.260,33 TL maddi tazminat alacağının haksız fiil tarihi olan 16.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2. 25.05.2017 tarih ve 2 no’lu celsede ara karar ile hükmedilen davacı yararına 10.000,00 TL geçici ödemenin ise haksız fiil tarihinden ödeme tarihine kadar olan yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3. 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacıya yaptığı iş ile ilgili her türlü eğitimin verildiğini, maddi tazminat koşullarının oluşmadığını, mahkemece peşin sermaye değerinin gözetilmediğini, kesinleşmeyen maluliyet oranının esas alınamayacağını, aktüerya raporları arasında farklılıklar olduğunu, birleşen dosyada manevi tazminat yönünden tanık beyanının esas alınamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işyerinde çalışan davacının 12.04.2011 tarihinde sol elinin makineye sıkışması sonucu yaralandığı, 18.05.2017 tarihli SGK İnceleme Raporu ile davalı işyerinde yaşadığı kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiği, birbirini teyit eden 02.10.2017 ve 11.12.2017 tarihli bilirkişi heyetinin kusur raporu ile işverenin % 70 ve kazalının % 30 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, hesap raporunda davacının ücretinin bordroda yazılı ücretin esas alındığı ve PMF yaşam tablosuna göre davacının bakiye ömrünün tespit edildiği, aktif devre ve pasif devre zarar hesaplarının yapıldığı, gerekli arttırım ve iskontoların uygulandığı, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi hususlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının da uygun olduğu gerekçeleriyle, tarafların istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili,hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararın bu yönüyle temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Kazanın davacının kendi kusuru ile meydana geldiğinden illiyet bağının kesildiğini,maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, mahkemece ilk peşin sermaye değerli gelirin gözetilmediğini,dosya içinde alınan aktüerya hesapları arasında fahiş fark olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
C.A. Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 20.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 20.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.C. Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda, mahkemece davaya konu iş kazası nedeniyle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olması, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince kurulan gerekçelerin yerinde olduğu da dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…