YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2371
KARAR NO : 2008/6153
KARAR TARİHİ : 21.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 23.06.1998 tarihli dava dilekçesi ile sınırlarını gösterdiği Ormana Beldesi Kasap Harımı ve Karanlıkdere mevkilerinde bulunan toplam 2 adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz elde edinme koşullarının yararına oluştuğu iddiası ile Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescili talebi ile dava açmıştır.Mahkemenin davanın kabulü ile 1 no ile gösterilen 14087 m2 yüzölçümlü ve 2 no ile gösterilen 4845 m2 yüzölçümlü taşınmazların M. … mirasçıları adına tesciline dair verdiği karar 8. Hukuk Dairesinin 2004/1538-2164 sayılı ilamı ile “Yerel bilirkişinin tescile konu taşınmazın doğusunda yol ve ormanlık alanın yer aldığını bildirdiği ve ziratcı bilirkişinin de taşınmazın 3-5 yıl süre ile kesilmeyen pırnal, sakızlık ve … örtüsü ile kaplı olduğunu açıkladığını, bu bilgiler gözönünde bulundurularak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerektiği” bildirilerek araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Yargılama sırasında 2006 yılında yörede orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, Asliye Hukuk Mahkemesi davanın orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü gerekçesi ile dava dosyasının görevsizlikle Kadastro Mahkemesine göndermiştir. Kadastro Mahkemesinde dava devam ederken yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve Ormana Beldesi 477 ada 2 parsel sayılı 290,63 m2 477 ada 3 parsel sayılı 12817,93 m2, 477 ada 4 parsel sayılı 50221,43 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden 2007/71 sayılı dava dosyası ile davalı olduğundan … haneleri boş bırakılarak sınırlandırılmış; tespit tutanakları Kadastro Mahkemesinin 2007/71 sayılı temyize konu dava dosyasına gönderilmiştir.. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile (A) ile gösterilen 1825,22 m2’lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine karar verilmiş hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yargılama sırasında 2006 yılında yapılan ve çekilmeli taşınmazlar yönünden kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı gerçek kişi, Asliye Hukuk Mahkemesinde Ormana Beldesi Kasap Harımı ve Karanlıkdere mevkilerinde bulunan toplam 2 adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz elde edinme koşullarının yararına oluştuğu iddiası ile Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne dayanarak dava açmış olduğundan tescil dosyasında bulunan dava dilekçesi, mahkemenin davanın kabulü ile 1 no ile gösterilen 14087 m2 yüzölçümlü ve 2 no ile gösterilen 4845 m2 yüzölçümlü taşınmazların M…. mirasçıları adına tesciline dair verdiği karar ile bu karar esas alınan ve Fenni Bilirkişiler … … ve … tarafından çizilen kroki Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek tescili istenen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel numaraları aldığının tespiti istenmeli, dava konusu 477 ada 2, 3 ve 4 numaralı parseller dışında başka parsellerinde tescili istenen taşınmazlar içinde kaldığı tespit edilir ise bu parsellere ait kadastro tespit tutanakları getirtilerek bu parsellerin de Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olması nedeniyle … hanelerinin 3402 Sayılı Yasanın 27 ve 30. maddeleri gereğince boş olduğu kabul edilerek; tespit maliklerinin davaya dahil edilmesi gerekir. Ayrıca, dava orman kadastrosuna itirazla birlikte kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olduğundan çekişmeli 477 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların … haneleri açık bırakılarak kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Bu durumda, 477 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların … hanelerinin 3402 Sayılı Yasanın 30 maddesi gereğince doldurulması gerekir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın dava yalnızca orman kadastrosuna itiraz davası olarak nitelendirilerek hüküm kurulmuştur.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde; mahkemece, öncelikle tescili istenen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel numaraları aldığı tespit edildikten ve 477 ada 2, 3 ve 4 numaralı parseller dışında başka parsellerinde dava konusu olduğu tespit edildiği taktirde bu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanakları ile kadastro paftasının orijinal çekilmiş fotokopisi ile eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının
ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri ada bazında gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde bulunduğu ada bazında gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların etrafındaki parsellerin kadastro tesbitinin kesinleşmesi suretiyle yada hükmen belirlenen hukuki durumlarına göre orman içi açıklığı olup olmadığı üzerinde durulmalı, orman içi açıklıkların etrafındaki orman alanları ile bütünlük arz eden ve orman sayılan yerlerden olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince özel mülkiyete konu edilemeyecekleri düşünülmeli, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak saplanmalıdır.
Orman araştırması sonucunda daya konu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı taktirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin varsa dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları getirtilerek komşu parsel dayanak tapu ve vergi kayıtlarının bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; davacı gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında miras bırakanı yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince taşınmazların gerçek malikleri tespit edilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 21/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.