YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1588
KARAR NO : 2023/3640
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çanakkale 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2014/657 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması gerekirken ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliğ edilmesinden itibaren, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarih olduğu nazara alındığında; defter ve belge isteme yazısının 03.06.2013 tarihinde tebliğ edilmesi ve ibraz için 15 günlük süre verilmesi nedeniyle, suç tarihinin 19.06.2013 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına “2014” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş; 213 sayılı Vergi Usul Kanunun’un 340 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre “bu kanunla vergi cezasıyla cezalandırılan fiiller, aynı zamanda 359 uncu maddeye göre suç teşkil ettiği taktirde, vergi cezası kesilmesi söz konusu madde hükmüne göre takibat yapılmasına engel olmaz.” hükmüne göre aynı Kanunun 359 uncu maddesinde suç olarak düzenlenen eylemlerin, aynı zamanda usulsüzlük veya vergi ziyaı cezası gerektiren vergi kabahatlerini de oluşturduğunun anlaşılması karşısında, non bis idem kuralına aykırılık oluşturmadığı, bu nedenle yargılamaya devamla karar verilmesi gerekirken ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuş ise de;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanığın Mahkemece sorgusunun yapıldığı 12.03.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Çanakkale 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2014/657 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.