Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21173 E. 2023/3609 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21173
KARAR NO : 2023/3609
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15gün hapis cezası ve 15.600,00 TL adli para cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın sübut bulan eyleminin zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendindeki suçu oluşturduğu, temel cezada teşdit uygulanmaması, suç vasfında hatalı değerlendirme yapıldığına ilişkindir.
2.Sanık müdafinin temyiz isteği, ödemeleri sanığın patronu …’nın yaptığı, 2012 yılında …’nın kızkardeşi …’in yaptığı, sanığın hiçbir ödemeyi hazırlamadığı, suçu işlemediği, belirtilen hesap numaralarını kimlerin kullanabildiği, gerekli şifrelerin kim veya kimlerin telefonuna iletildiği hususunun bankadan sorulması gerektiği, ödemelerin hazırlanması, yapılması, internet bankacılığının kullanma yetkisi ve görevinin olmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan şirkette muhasebeci olarak çalışan sanığın bildirdiği ödeme planları ve düzenlediği gerçeğe aykırı ödeme talimatları ile arkadaşları R.S., O.O. ve B.A.’ya ait hesaplara havale ettirdiği paraları aldığı sonrasında bu eylemlerini gizlemek amacıyla şirketin muhasebe kayıtlarındaki verileri bilgisayar üzerinde değiştirdiği anlaşılmıştır.
2.Tanıklar R.S. ve O.O.’nun ifadelerinde, sanığın hesap numarasına ihtiyacı olduğunu belirterek kendilerine ait hesabı kullanmak istediğini söylediğini, kendilerinin de arkadaşları olması nedeniyle bu durumu kabul ettiklerini, hesaplarına gelen parayı sanığa verdiklerini, sanığın bildirdiği başka bir hesaba havale ettiklerini açıkladıkları, tanık B.A. ifadesinde, kendisine ait olan banka kartını hesaba para yatırıp çekmesi için birkaç kez sanığa verdiğini, daha sonra sanığa ulaşamadığı için bankanın müşteri temsilcisini arayarak kartı kaybettiğini belirterek kartı iptal ettirip yenisini istediğini, şikâyetçi şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını belirttiği görülmüştür.
3.R.S.’nin hesabına 204.000,00 TL …’ın hesabına 110.489,00 TL, O.O.’nun hesabına 29.402,00 TL paranın aktarılmış olduğu görülmüştür.
4. Mahkemesince; tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Katılan şirkette muhasebeci olarak çalışan sanığın, çalıştığı dönem içerisinde, sahte ödeme talimatı ile katılan şirkete ait banka hesabından toplam 343.891,00 TL parayı, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ve katılan şirket ile herhangi bir ilgileri olmayan, yakınları ve tanıdığı kişilerin banka hesaplarına havale ettirdiği somut olayda, sanığın banka aracılığıyla kendisine ödeme yapılmasını sağlamak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin zincirleme olarak 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık“ suçunu oluşturacağı gözetilmeden, “basit dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2.Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.