YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6421
KARAR NO : 2023/245
KARAR TARİHİ : 02.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten Öldürmeye Teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2017/324 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/1121 Esas, 2019/1747 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun,
“Sanığın adli sicil kaydı ve tekerrüre esas alınan ilamın içeriğine göre ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi aleyhe istinaf başvurusu olmadığından değerlendirme dışı bırakılmıştır.” şeklinde eleştirilerek ve
“TCK’nun 35. Maddesinde süreli hapis cezaları için öngörülen ”diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir” şeklindeki hükmün müebbet hapis cezası yerine belirlenecek cezada uygulanmayacağının gözetilememesi usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle”
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi,
1. Suç vasfının hatalı belirlenip kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiğine,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … Fatih ile mağdur … arasında husumet bulunduğu, olay günü ……,’ın arkadaşları tanıklar ….,…..,…..,. ve ……,. ile kahvehane önünde oturdukları sırada sanık … ve arkadaşı temyize gelmeyen sanık …’nun birlikte mağdur ve arkadaşlarının yanına geldikleri, sanığın üzerinde bulunan ele geçirilemeyen tabancayı çekerek mağdura yönelttiği, mağdurun silahı tutmaya çalıştığı sırada ateş alması sonucu sol dirsek ve sol işaret parmağından yaralandığı ve kaçmaya başladığı,
olay yerinde bulunan bir iş yerine girdiği ve camlı kapıyı hızlı şekilde kapadığı, sanığın, mağdurun peşinden koşup hedef gözeterek ateş etmeye devam ettiği, mağdurun da hamili bulunduğu tabancayı çekerek ateş etmesi sonucu sanığın omzundan yaralandığı, ardından sanığın olay yerinden kaçarak uzaklaştığı anlaşılmıştır.
Sanık ile mağdur arasında önceye dayalı husumet bulunması, olayda kullanılan ve ele geçirilemeyen tabancanın öldürmeye elverişli oluşu, atış sayısı, sanığın devamlı takiple eylemde ısrar etmesi, mermilerin mağdurun girdiği iş yerinin cam ve kapılarına isabet etmesi ve saplandığı yerlerin insan boyu seviyesinde olup yere paralel seyretmiş olması, sanığın eylemini kırılan kapı camlarından yaralanması ve mağdurun ateş etmeye başlaması nedeniyle tamamlayamaması hususları dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda suçlamayı tevilli ikrar etmiştir.
3. Mağdur aşamalarda beyanları alınmış ve kendisine ateş edenin sanık olduğunu beyan etmiştir.
4. Sanığın eylemi sonucu mağdurda meydana gelen yaralanmalara ilişkin;
a) Bahçelievler Devlet Hastanesince düzenlenen 14.08.2017 tarihli;
“Sol üst ekstremite iki adet ateşli silah yaralanması yarası, işaret parmak ucunda yaralanma mevcut olduğu, sol üst ekstremite arterial venmz dopplerde sol el bileği düzeyinde artiyel ve venöz yapıların lümenleri açık olduğu”
b) Bakırköy Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 16.08.2017 tarihli;
“Evrakta tarif edilen bulgulara göre yaralanmasının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2- Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı”
b) Bakırköy Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 08.09.2017 tarihli;
“Üst ekstremite arteriel sistem rdus, sol tek taraflı, ön kol(sol) iki yön, el (sol)(iki yön), üst ekstremite venöz sistem rdus, tek taraflı, dirsel (sol) iki yön, raporunda; sol üst ekstremite iki adet asy yarası mevcut, işaret parmak ucunda yaralanma mevcut, tetanoz ab yapıldığı, pansuman yapıldığı, periferik nabızlar palpabl, nörolojik muayenesi normal, sol üst ekstremite arterial ve venöz sistem reknli doppler incelemesinde; sol el bileği düzeyinde arteriel ve venöz yapıların lümenleri açıktır kayıtlı olduğuna,
SONUÇ:Sol üst ekstremitede tarif edilen yumuşak doku seğirli ateşli silah yaralanmasının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3- Kişinin vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın yaralanmasına ilişkin Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 08.09.2017 tarihli;
“İstanbul Üniversitesi ……, Tıp Fakültesi Hastanesi’nin … tarih, 08051 protokol sayılı raporunda, ateşli silah yaralanması ifadesiyle yapılan muayenesinde; ..tarafımıza sütürasyon.., ..kökünde 2 cm genişliğinde kesi, genel sistemik muayene doğal, tetanoz aşısı dış merkezde yapıldığı, premir sütüre edildiği, Bahçelievler Devlet Hastanesinin 14/08/2017 tarih ve 3754999 sayılı raporunda; darp ifadesiyle yapılan muayenesinde; darp olmayıp burun üzerinde sütür alanı mevcut olup sol omuzda mermi izi olan şahsın olayının dün olduğunu ifade ettiği kayıtlı olduğuna,
“SONUÇ:Mevcut tıbbî evrakta tarif edilen bulgulara göre yaralanmasının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,
3- Kişinin vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Tanıklar ….,….,……,….,…..,….,……,. ve ….,nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
7. 13.08.2017 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu Formu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen 17.07.2018, 26.08.2017, 11.09.2017 ve 27.11.2017 tarihli uzmanlık raporları, görüntü incelemesine ilişkin 13.10.2017 tarihli Bilirkişi Raporu, 13.08.2017 tarihli CD İzleme Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suç Vasfına Yönelik Temyiz Yönünden
Sanığın öldürmeye elverişli tabanca ile olay yerine gittiği, olayın başlangıç ve gelişim sürecinin Mahkemece, Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edildiği, sanığın, mağdura yönelttiği silahı mağdurun almaya çalışması sonucu Olay ve Olgular başlığı altında (A-4) paragrafında ayrıntıları belirtilen adlî muayene raporlarında ifade edildiği üzere; mağdurun sol üst ekstremitede iki adet ateşli silah yarası ve işaret parmak ucunda oluşan ateşli silah yarasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, mağdurun olay yerinde bulunan ayakkabıcı dükkanına kaçtığı, sanığın ateş etmesi sonucu mağdurun kapattığı dükkan kapı camının kırılarak sanığın yaralanmasına neden olduğu, sanığın tabanca ile ateş etmeye devam ettiği ve mağdurun da üzerindeki tabanca ile ateş etmesi sonucu sanığın yaralanarak eylemine devam edemediği gözetildiğinde, sanığın elverişli silahla birden fazla kez ateş ettiği, devamlı takiple eylemde ısrar ettiği, mermilerin mağdurun girdiği iş yerinin cam ve kapılarına isabet ettiği, saplandığı yerlerin insan boyu seviyesinde olup yere paralel seyretmiş olduğu, sanığın eylemine yaralanması sonucu devam edemediği hususları ile görgü tanıkları …..,….,…..,.,….., ve ….,nin beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmış, hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Meşru Savunmaya Yönelik Temyiz Yönünden
Mağdurun, arkadaşları olan görgü tanıkları …., ….,……, ve…..,. ile olay yerinde oturdukları sırada sanığın yanında temyize gelmeyen sanık ile gelerek mağdura silah doğrultması sonucu başlayan olayda, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında meşru savunma için aranan, “… gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırı …” koşulunun oluşmadığı anlaşıldığından, Mahkemece sanık hakkında meşru savunma hükmünün uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/1121 Esas, 2019/1747 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2023 tarihinde karar verildi.