YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7613
KARAR NO : 2023/450
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz sebeplerini bildirmediği tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2022 tarihli ve 2021/407 Esas, 2022/1 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/892 Esas, 2022/1064 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Eksik incelemeye,
2. Suçun tasarlanarak işlenmediğine,
3. Haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul … ile sanık …’ın yaklaşık üç yıl süren bir birliktelik yaşadıktan sonra ayrıldıkları, maktul …’nın olaydan birkaç ay önce yeni bir ilişkiye başladığı ancak sanığın bu durumu kabullenemediği, maktulü takip ettiği, adliyeye de yansıyan şekilde hakaret ve tehditlerde bulunduğu, olay günü maktulün işe gitmek için kalkış yeri ve saati belirli olan servis aracını beklediği yere sabah 07.05 sularında bir gün önce temin ettiği araçla ve yanına aldığı tüfekle geldiği, araçtan tüfekle inip maktule birden fazla kez ateş ederek öldürdüğü ve olay yerinden kaçtığı, sanığın yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda evinde yapılan aramada olaydan 2 gün önce yazıldığı tespit edilen kendisini ve maktulü öldürmeye karar verdiğine dair mektubun bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Olaya ilişkin bilgisine başvurulan tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay yeri inceleme tutanağı ile Mobese kayıtlarına ilişkin CD inceleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın evinde yapılan arama ele geçirilen, sanığın da kendisi tarafından yazıldığını kabul ettiği mektubun bir örneği dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanık … maktul arasında önceki tarihlerde yaşanan ve adlî makamlara yansıyan olaylara ilişkin ilgili evrakların birer örneğinin getirtilerek dosya arasında alındığı görülmüştür.
7. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak … Adlî Tıp Grup Başkanlığı … Morg İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan, 04.08.2021 tarihli otopsi raporunda;
“- Kişinin vücudunda dört adet av tüfeği saçma taneleri giriş yarası tespit edilmiş olup oluşturdukları yaralanmaların tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu,
– Cesetten 1 adet plastik tapa parçası, 2 adet plastik tapa ve çok sayıda küçük saçma taneleri elde edildiği,
– Kişinin ölümünün av tüfeği saçma tanesi yaralanmasına bağlı çok sayıda kot kırıklarıyla birlikte iç organ (akciğer, kalp, karaciğer, diyafrağma, böbrek), büyük damar (torakal aorta, brakial arter, radial ve ulnar arter) yaralanmasına bağlı kanama iç (hemotoraks, hemoperitoneum) ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur.”
Şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı incelenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve Adlî Emanette kayıtlı bir kısım eşyaların sahibine iadesine karar verilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekili Yönünden
Katılan Kurum vekilinin 08.04.2022 tarihli temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedeni bildirmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık Müdafii Yönünden
1. Eksik İnceleme
Sanık … maktul arasında önceki tarihlerde yaşanan ve adlî makamlara yansıyan olaylara ilişkin ilgili evrakların birer örneğinin getirtilerek dosya arasında alınması, çok sayıda tanık beyanına başvurulması ve kamera kayıtları karşısında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, dosyada mevcut deliller ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tasarlama
Olaydan sonra sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçen defter içerisinde “semiha pekerle aynı şehirde toprağa verilmek istiyorum vasiyetimdir”, “aynı mezarlıkta yan yana defnedilmek istiyorum”, “bugün semiha ve ben cennete gideceğiz”, “bugün ölüm günü”, “bugün 21 şubat pazar, bugün son günüm”, “sakın kadın cinayeti demeyin” şeklinde ibarelerin yer aldığı bir mektup ele geçirildiği, sanığın bu mektubu içeriğinde yazdığı şekilde olaydan 2 gün evvel pazar gecesi kendisinin yazdığını kabul ettiği, sanığın pazar gecesi maktul …’yı öldürme eylemini planladığının anlaşıldığı, dosyada yer alan Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/215 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere sanığın 21.02.2021 pazar sabahı saat 07:05 sıralarında aynı noktada servis beklemekte olan maktule karşı hakaretlerde bulunduğu, maktulün sanıktan şikâyetçi olmak için Salihli İlçe Emniyet Müdürlüğüne gittiği, burada olayla ilgili ifade verdiği esnada sanığın maktulün telefonuna “doğum gününde kapınıza hediye bırakacağım” şeklinde mesajla tehdit ettiğinin anlaşıldığı, bu olayla birlikte sanığın gece aldığı öldürme kararı her ne kadar kesintiye uğramış görünse de “doğum gününde kapınıza hediye bırakacağım” mesajı ile sanığın öldürme kararından vazgeçmediğinin anlaşıldığı, zira maktulün doğum günü olan 24 şubatta defnedildiği, sanık …’ın 22.02.2021 günü saat 19.00 sıralarında öldürme planı dahilinde işvereni tanık Mert’den olayda kullanacağı aracı annesini alma bahanesi ile istediği ve av tüfeği temin ettiği, belirlediği kurgu dahilinde 23 şubat sabahında servis beklediğini bildiği Semiha’nın yanına bu araçla gidip park ettiği, araçtan silahla inerek hiçbir şey söylemeksizin
tüfeğini maktule doğrultarak peş peşe ateşleyerek öldürdüğü, dolayısı ile sanığın maktule mesaj attığı 21 şubat gününden maktulü öldürdüğü 23 şubat gününe kadar geçen iki günlük süre içinde ulaştığı ruhi sükûnete rağmen öldürme kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başladığı ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra ettiği anlaşıldığından, somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan tasarlama nitelikli hâlinin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Olay yerine ait kamera görüntüleri incelendiğinde sanığın, maktulün servise bineceği yere saat 07.05 sıralarında geldiği, maktul ile aralarında henüz bir konuşma gerçekleşmeden, önceden temin ettiği silahla araçtan indiği ve saniyeler içinde eylemini gerçekleştirip olay yeriden ayrıldığı, kamera görüntüleri ve maktul ile aynı yerde servis bekleyen tanık R.U.’nun beyanları birlikte değerlendirildiğinde, maktulün sanığa karşı küfür, hakaret veya başka herhangi bir haksız eyleminin bulunmadığı, yine maktul ile sanığın öncesinde birlikteliklerinin olduğu ancak aralarında evlilik bağı bulunmadığı gibi olaydan 5-6 ay kadar öncesinde de ayrıldıklarının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle maktulün sanık tarafından öne sürülen eylemlerinin sanığa karşı sadakat yükümlülüğü çerçevesinde haksız tahrik nedeni olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Takdîri İndirim
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdîrin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdîrinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği, yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; sanığın olaydan sonra yargılamadan kaçması, adlî sicil kaydına yansıyan olumsuz kişiliği ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde, her ne kadar karar tarihinden önce kesinleşmiş ise de, sanığın maktulenin şeref ve saygınlığına ve malvarlığına karşı işlediği suçlar ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle pişman olduğuna dair kanaat oluşmamakla şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdîri indirim sebebi uygulanmamasına karar verildiği, Mahkemenin takdîrinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Kurum Vekili Yönünden
Katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/892 Esas, 2022/1064 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.