YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6219
KARAR NO : 2023/392
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/209 Esas, 2019/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/1191 Esas, 2019/2391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirimi nedeninin uygulanmaması gerektiğine,
3. Keşif yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Katılan istinaf aşamasında dinlenmeden karar verilmek sureti ile adli yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
2. Keşif yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
3. Sanığın kastının öldürmeye yönelik olmaması sebebiyle eylemin kasten yaralama suçuna ilişkin olduğuna,
4. Sanığına eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunma kapsamında kaldığına,
5. Katılanın yaralanmasına ilişkin aldırılan adli raporların yetersiz olduğuna,
6. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin alt sınıra yakın uygulanması gerektiğine,
7. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indiriminin üst sınırdan yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve kardeşi görgü tanığı R.Z.’nin, tanık C.O.A.’nın sattığı inşaattan 23.08.2016 tarihinde iki adet daire satın aldıkları, katılanın, tanık C.O.A.’nın inşaatının sıva, alçı, seramik işlerini yaptığı, katılan ile tanık C.O.A arasında da alacak meselesinin bulunduğu, katılanın olay günü görgü tanığı R.Z.’yi telefon ile aradığı ve tanık C.O.A.’dan olan alacağına karşılık dairelerin kendisine ait olduğunu söylediği, bunun üzerine sanık ile kardeşi R.Z.’nin, satın aldıkları dairelerin bulunduğu inşaata gitmek üzere yola çıktıkları, sanığın evine uğrayarak suçta kullandığı adli emanete kayıtlı av tüfeği aldığı, inşaata gittiklerinde satın aldıkları dairelerin kapılarının kapalı olduğunu gördükleri, katılan ile karşılaştıklarında aralarında tartışma çıktığı, sanık ve kardeşi R.Z.’nin aşağı indikleri, katılanın apartmanın teras katından, sanık ve kardeşinin üzerine mermer parçaları atmaya başladığı, sanığın da yanında getirdiği av tüfeği ile yaklaşık 35 metre mesafeden inşaatın üst katında bulunan katılana iki el ateş etmesi sonucu katılanın kafa, sağ göz ve göğüs duvarına çok sayıda saçma tanesinin isabet etmesi sonucu yaralandığı anlaşılmıştır.
Olay günü katılanın, tanık C.O.A.’dan alacağı olduğunu iddia ederek, sanık ve görgü tanığı R.Z.’ye ait daireleri kullandırmadığı, bu nedenden ötürü taraflar arasında tartışma yaşandığı, sanık ve tanığın bu tartışmanın akabinde katılanın bulunduğu inşaata gittikleri, tartışmanın burada da devam etmesi, katılanın, sanık ve tanık R.Z.’ye mermer parçaları atması üzerine sanığın arabasından aldığı av tüfeği ile inşaatın üst katında bulunan katılanı hedef gözeterek iki el ateş ettiği, baş bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanan katılanın, kardeşleri tarafından hastaneye götürüldüğü şeklinde gelişen olayda, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve yaranın niteliği, kullanılan silahın elverişliliği ile sanıkla katılan arasında olay günü başlayan husumetin varlığı birlikte dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda korkutmak kastı ile havaya ateş ettiğini beyan etmiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlı olup, sanığın hedef gözeterek ateş ettiğini iddia etmiştir.
4. Sanığın eylemi sonucu katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin;
a) Özel Bodrum Hastanesi’nce düzenlenen 05.12.2016 tarihli;
“Sağ göz küresi bulanık, hemorojik, sağ omuz, sol prekardial bölge, sol üst kol, sol elde çok sayıda 1-2 mm çaplı cilt laserasyonları var, mevcut bulgularla hayati tehlikesi yoktur.”
b) Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu’nca düzenlenen 17.08.2017 tarihli;
“05.12.2016 tarihinde ateşli silah yaralanması sonucu meydana geldiği belirtilen bu yaralanmanın;
1-Kafa kaidesinde kırık oluşturması nedeniyle kişinin yaşamını tehlikeye SOKTUĞU,
2-Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif OLMADIĞI,
3-Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3), Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kafa kaidesi kırığın hayat fonksiyonlarını AĞIR derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
4-Sağ gözde total görme kaybı oluşturması (görmesinin ışık algısı düzeyine inmesi) nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLDUĞU,
5-“Yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı” hususunun şahsın tedavisi tamamlandıktan sonra Anabilim Dalımıza müracaat ettirilmesi halinde yapılacak olan muayenesi ile değerlendirilebileceği mütalaasına varıldı.”
Görüşlerini içerir adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
5. Görgü tanıkları R.Z., S.K. ve P.K’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
6. … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nce düzenlenen 12.12.2016 tarihli olay yeri inceleme raporunda belirtilen iki adet boş av tüfeği kartuşunun sanıktan ele geçirilen av tüfeği ile atıldığı tespiti içeren uzmanlık raporu, … Jandarma Genel Komutanlığı’nca düzenlenen 21.12.2016 tarihli sanıktan alınan svapların bir kısmında atış artığı tespit edildiğine ilişkin uzmanlık raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
7. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen 16.02.2018 tarihli;
“…bahis konusu atış mesafesinin ölçümünün yapılmamasına rağmen, mevcut verilere göre 50 m. altında olduğu değerlendirilen bu mesafenin, adam öldürmeye elverişli atış mesafesi olduğu”
Görüşünü içerir uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur.
8. Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı Kriminal Kısım Amirliğince düzenlenen 05.12.2016 tarihli olay yeri inceleme raporu ve ayrıntılı ölçümler içeren olay yeri fotoğrafları ile katılanın kullandığı numaraya ait HTS kayıtları dava dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığı, ancak ceza miktarının belirlenmesine ilişkin olarak
“Sanığın av tüfeği ile katılanı kafa kaidesinde kırığa neden olan yaralamasının adli raporuna göre katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, kafa kaidesi kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sağ gözde total görme
kaybı oluşturması nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu olayda; teşebbüs nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nun 9 yıldan 15 yıla hapis cezasını öngören 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek üst sınıra yakın bir ceza verilmesi yerine yazılı şekilde ceza tayin edilmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi” isabetsizliğine yer verildiği ve sanık hakkında yeniden hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın aşamalarda tevilli ikrara yönelik savunmaları, adli sicil kaydında sabıkasının bulunmaması ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, “Cezanın sanık üzerindeki olası etkilerine göre…” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine Yönelen Temyiz Yönünden
Sanık müdafii, istinaf aşamasında katılan dinlenmeden hüküm kurularak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunmuş ise de katılanın İlk Derece Mahkemesinde 11.10.2018 tarihli celsede ayrıntılı beyanının alındığı, istinaf aşamasında alınmasının yargılamaya yenilik getirmeyeceği anlaşılmış, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Suç Vasfına Yönelen Temyiz Yönünden
Sanığın av tüfeği ile inşaatın üst katında bulunan katılanı hedef gözeterek iki el ateş ettiği, Olaylar ve Olgular başlığının (4) numaralı paragrafında ayrıntılarına yer verildiği üzere katılanın kafa kaidesinde kırık, sağ gözde total görme kaybı oluşması sonucu hayati tehlike geçirecek, organ işlevinin yitirilmesine ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı gözetildiğinde, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yaralanmanın yeri ve niteliği, kullanılan silahın elverişliliği, sanıkla katılan arasında olay günü başlayan husumetin varlığı birlikte dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmış olup hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.
3. Meşru Savunmaya Yönelen Temyiz Yönünden
Sanığın, kendisi ve kardeşine mermer parçaları atan katılana av tüfeği ile ateş etmek şeklinde cereyan eden eyleminde katılanın hayati tehlike geçirmesine neden olmayacak şekilde haksız saldırıyı defedebilecek durumda olmasına rağmen orantısız biçimde hareket ettiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun’un 25 nci maddesinin birinci fıkrasının orantılılık ilkesinin somut olayda bulunmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Teşebbüse Yönelen Temyizi Yönünden
Sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın eylemi neticesinde katılanda Olaylar ve Olgular başlığının (4) numaralı paragrafında ayrıntılarına yer verildiği şekilde yaralanmanın kafa kaidesinde kırık, sağ gözde total görme kaybı oluşmasına neden olarak katılanın hayati tehlike geçirmesine, organ işlevinin yitirilmesine ve kemik kırığına neden olması karşısında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı karşısında müebbet hapis cezası için dokuz yıldan onbeş yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu hususta Tebliğname görüşüne de iştirak olunmamakla birlikte hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan Vekili Ve Sanık Müdafiinin Haksız Tahrike Yönelen Temyizi Yönünden
Olay ve Olgular başlığının (1) numaralı paragrafında kabul edildiği üzere katılanın, sanık ve kardeşinin tapu kayıtlarına göre 23.08.2016 tarihinde edindiği daireleri tanık O.C.A’nın borcuna karşılık el koyduğunu beyan ederek kullanımlarına izin vermemesi üzerine çıkan tartışmanın katılanın, sanık ve kardeşine mermer parçaları atması şeklinde devam etmesi şeklinde gelişen olayda ilk haksız davranışın katılandan kaynaklandığı ve katılanın davranışlarının haksızlık içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Katılan Vekili Ve Sanık Müdafiinin Eksik İncelemeye Yönelen Temyizi Yönünden
Olay yerinde keşif yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilmiş ise de Olaylar ve Olgular başlığının (8) numaralı paragrafında belirtilen olay yeri inceleme raporu ve olay yerinin ayrıntılı ölçümlerinin yer aldığı olay yeri fotoğraflarının hüküm kurmaya yeterli olduğu, yine Olaylar ve Olgular başlığının (7) numaralı paragrafında ayrıntılarına yer verilen uzmanlık raporunda da anlaşıldığı üzere mevcut verilere göre atış mesafesinin etkili mesafe olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık müdafiince katılanın yaralanmasına ilişkin aldırılan raporun yetersiz olduğu belirtilmiş ise de katılanın kati adli raporunun Olaylar ve Olgular başlığının (4) numaralı paragrafında belirtildiği üzere Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunca düzenlendiği ve Kurulun Adlî Tıp Anabilim Dalı başkan ve üyelerinden oluşup raporun 5237 sayılı Kanun’da belirtilen ölçütlere uygun olduğu, katılanda meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit ize ve sürekli değişikliğe neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılmamış olması ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisinin rakamsal olarak ifade edilmemiş olmasının suç vasfı gözetildiğinde sonuca etkili olmayacağı, Olaylar ve Olgular başlığının (4) numaralı paragrafında belirtilen kati adli rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olup hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmediğinden, bu hususta Tebliğname görüşüne de iştirak olunmamakla birlikte hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/1191 Esas, 2019/2391 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.
MT./T.H.(…D.)