Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14889 E. 2023/3110 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14889
KARAR NO : 2023/3110
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/751 E., 2020/1797 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük idaresi
SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekili, şikâyetçi
Gümrük idaresi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

Atılı suç nedeniyle Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu sabit olduğundan hakkında mahkûmiyet kararı verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.12.2014 tarihli mahkûmiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

III. KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2019/751 Esas, 2020/1797 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/751 Esas, 2020/1797 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE ,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.