Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/14253 E. 2023/1451 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14253
KARAR NO : 2023/1451
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/330 Esas, 2020/486 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/211 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına karar verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulmasının gerekmesi nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

2. Tanık dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın içinde bulunduğu aracın sağ arka tarafından 387 gram sentetik kannabinoid atması şeklinde gerçekleşen olayda sanık …’in uyuşturucu maddeyi diğer sanıklar ile birlikte içinde bulunduğu ….plaka sayılı vasıtadan dışarıya attığı ve uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğuna yönelik
savunmaları ile soruşturma aşamasından bu yana ikrarının bulunduğu, sanık …’in yere attığı uyuşturucu maddenin miktarının fazla oluşu ve sanığın savunmalarında poşette bulduğu maddeleri kullanmak için bulundurduğunu söylemiş ise de uyuşturucu madde miktarının kullanım miktarını aştığının anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekmesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ya da şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddedebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında duruşma açılmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Tüm dosya kasamına göre, incelenen kamera kayıtlarından beyaz renkli aracın sağ arka koltuğundaki kişinin aşağı doğru sarktığının tespit edildiği ve haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararları verilen sanıklar Adnan, Asef ve Onur’un tüm aşamalarda maddenin sanık tarafından atıldığını beyan etmeleri karşısında sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, lehe ve aleyhe delillerin toplandığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralığı gösterilmeden “24 eşit taksitte tahsiline” şeklinde hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılmış olmasının hukuka aykırı olduğu,

Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/211 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümüne “24 eşit taksit” ibaresinden önce gelmek üzere ”aylık taksitler halinde” ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.