Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/6142 E. 2021/9444 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6142
KARAR NO : 2021/9444
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 02/11/2019 tarih 2019/İHK 15695 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 22/07/2017 tarihinde davalının …’si olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, Çukurova Üniversitesi Hastanesi raporunda %8 maluliyeti olduğunun belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş ıslah ile talebini 87.023,26 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvurunun kabulüne, 87.023,26 TL sürekli işgöremezlik tazminatının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı … kuruluşundan tahsil edilerek başvurana ödenmesine, karar verilmiş; bu karara davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının vaki itirazının reddine,
karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK’nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili, kısmi dava olarak sunmuş olduğu dava dilekçesinde müvekkilinin %8 oranında özürlü kaldığını, davalı … şirketinin bu raporu kabul etmediğini beyan etmesinin süreci uzatmaya yönelik olduğunu belirterek tazminat talep etmiş, başvuru dilekçesinde maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamıştır. Davacının başvuruda sunduğu rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince ara karar ile tekrardan kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre Mersin Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndan rapor alınmış, 23/05/2019 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyetinin %10 olduğunu tespit edilmiştir. İşbu raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiştir. Davacının dava dilekçesinde maluliyet oranı %8 ile sınırlandırıldığı halde talep aşılarak davacının %10 işgöremezliği olduğu kabul edilip bu doğrultudaki hesaba göre hüküm kurulmuş ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
O halde İtiraz Hakem Heyetince talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kuralı gözetilmek suretiyle davacı tarafça sunulan %8 oranındaki maluliyet raporuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.