YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4982
KARAR NO : 2023/3904
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
KARAR : Mahkûmiyet
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.10.2020 tarihli ve 2019/34425 Soruşturma, 2020/8281 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın mühür bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/882 Esas, 2020/982 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin 15.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2022 tarihli ve 2021/28278 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/73187 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/73187 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan, “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, tekerrüre esas alınan Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/169 esas, 2019/924 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 04/12/2019 olduğu, anılan kararın kesinleşme tarihinin inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 02/09/2019 tarihinden sonra olduğu, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkumiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/882 Esas, 2020/982 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve sanığın Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/169 Esas, 2019/924 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu, 51 inci ve 62 nci maddeleri gereğince erteli 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas olduğundan bahisle hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, “- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
“
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. Tekerrüre esas alınan Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/169 Esas, 2019/924 Karar ilamının 04.12.2019 tarihinde kesinleştiği ve erteli hapis cezasına ilişkin denetim süresinin de bu tarihte başladığı tespit edilmiştir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığa ait iş yerinin ruhsatsız olarak faaliyette bulunması nedeniyle Belediye Encümeninin 01.10.2019 tarihli ve 703 sayılı kararına istinaden 25.10.2019 tarihinde mühürlenmesine karşın, 28.10.2019 tarihinde yapılan kontrolde işyerindeki mührün açılarak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği, dosyadaki suç tarihinin 28.10.2019 olduğu ve suçtan sonra 04.12.2019 tarihinde kesinleşen hükmün tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydına göre sanığın tekerrüre esas alınabilecek nitelikte başkaca bir hükümlülüğünün de bulunmadığı anlaşılmıştır.
6. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/882 Esas, 2020/982 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, “hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölüm ve denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılmasına, diğer hususların yerinde bırakılmasına”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.
…