YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11074
KARAR NO : 2023/2171
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında; … ili … ilçesi … Mahallesi 8263 parsel (yeni 1232 ada 1 parsel) parsel sayılı taşınmaz, ham toprak vasfı ve 31.996,79 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının … ili … ilçesi … Mahallesine bulunan 1232 ada 1 parsel (eski 8263 parsel) sayılı taşınmaza kırık yıldan fazla bir zamandır malik sıfatı ile zilyet olduğunu, davacının 1984 yılında taşınmazı temizleyerek tarım arazisi haline getirdiğini, ancak taşınmazın bulunduğu alanda 1994 yılında yangın çıktığını ve denize kadar tüm alanın yandığını, davacının diktiği ağaçların ve inşaa ettiği yapıların zarar gördüğünü ileri sürerek, dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesi mümkün olmayan yerlerden olduğunu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 17 inci maddesinde belirtilen şartları taşımadığını, 11.03.2008 tarihinde mahallinde yapılan tespitte taşınmazın boş olduğunun tespit edildiğini, imar ihyanın tamamlanmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli ve 2016/48 Esas, 2018/581 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın oldukça geniş bir alanı kapladığı, zeminin yer yer kayalık olduğu, genelinde çam ağaçları ve çalılık benzeri bitkilerle kaplı olduğu, belirli ve küçük bir kısmında taştan yapılmış baraka benzeri bir yapı ve yapıyı çevreleyen alçak duvarlar bulunduğunun anlaşıldığı, taşınmazda imar ihyanın tamamlanmadığı, davacı tarafça sürdürüldüğü iddia edilen zilyetliğin hayvancılık ve hayvan otlatmaktan ibaret olduğu, buna göre anılan faaliyetin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi anlamında ekonomik amaca uygun zilyetlik ve imar ihya niteliğinde kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; davacının dava konusu taşınmaza 40 yıldan fazla süredir malik sıfatıyla zilyet olduğunu, taşınmazı temizleyip, emek ve masraf sarf ederek tarım arazisi haline getirdiğini, dinlenen tüm tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından da taşınmazın davacı tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, 1994 tarihinde çıkan yangında taşınmaz üzerindeki yapıların ve ağaçların zarar gördüğü, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/489 Esas, 2019/958 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 713/1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.