Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/24966 E. 2023/3188 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24966
KARAR NO : 2023/3188
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4147 E., 2020/140 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine, suça konu yerdeki ağaçların müsaderesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2016/172 Esas, 2018/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu yerdeki ağaçların müsaderesine karar verilmiştir.

2.Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2018/4147 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yalnızca sanık tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan hükmolunan 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası yerine 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu yerdeki ağaçların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın müdafiinin temyiz isteği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, aleyhe istinaf başvurusu olmadığı halde Kanun’un aleyhe hükümlerinin uygulandığına, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suç tutanağı ve dosya kapsamına göre, orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde orman alanında açma yapıldığı, alanın sürülerek zeytin ve meyve ağaçları dikildiği tespit edilmiştir.

2.Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 05.06.2016 tarihli orman bilirkişisi raporunda suç konusu 77.679 m2 lik alanın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu, orman örtüsünün kaldırılarak zeytin ve meyve ağaçları dikildiği görüşüne yer verilmiştir. 06.03.2017 tarihli raporda suça konu yerde farklı tarihlerde açma yapılarak alanın sürüldüğü tespit edilmiştir. 12.06.2017 tarihli raporda da suça konu yerin kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. 30.05.2016 tarihli, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda suça konu yerin orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına kayıtlı yer olduğu belirtilmiştir.

3.Sanık aşamalarda atılı suçu ikrar etmiştir.

4.Orman İdaresinin 01.04.2016 tarihli yazısında suça konu yerde orman kadastrosunun 2015 yılında kesinleştiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan keşif, suç tutanağı ve ekleri ile keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 30.05.2016, 05.06.2016 tarihli raporlar ve orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 06.03.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, raporlar ekindeki A ve B harfiyle gösterilen 27.800 m2 alanlı yerin yaklaşık 10-15 yıl önce açılması nedeniyle eylemin işgal niteliğinde olduğu, C, D ve E harfleriyle gösterilen toplam 49.879 m2 alanlı yerde ise henüz 5-6 yıllık süreç içinde orman diri örtüsünün kaldırılması nedeniyle eylemin açma niteliğinde olduğu, dava konusu tüm alanların aynı zamanda kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı, mahalde henüz 2/B uygulamasının yapılmamış olduğu, C, D ve E harfleriyle gösterilen yerlerde yapılan açmalarla ilgili olarak oluşan idare zararının ise sanık tarafından giderilmediği, sanığın aşamalardaki savunmalarında dolaylı şekilde ikrarda bulunduğu, böylece dava konusu eylemin 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında kalan işgal ve açma suçunu oluşturduğu, bir suç işleme kararı kapsamında işgal eylemi ile birlikte farklı
tarihlerde açma eylemini gerçekleştirdiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezadan arttırım yapılması ancak sanık aleyhine istinaf talebi bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyetine ve suça konu yerdeki ağaçların müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporları, sanık savunmaları ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında hükmedilen ceza miktarına göre 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan cezanın 10 ay hapis cezası olduğu ve infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın “10 ay hapis cezası” olarak tayin edilmesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2018/4147 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkının korunmasına ilişkin paragrafında yer alan “hükmolunan 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası yerine 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “hükmolunan 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.