YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19797
KARAR NO : 2023/3826
KARAR TARİHİ : 18.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/552 E., 2016/391 K.
KATILANLAR : Louis Vuitton Malletier, …
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kartal (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 22.12.2011 tarihli ve 2011/303 Esas, 2011/903 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 17.01.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/552 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı ile sanığın, tâbi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, delil sunma, tanık dinletme ve savunma haklarının elinden alındığına, re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında Kartal (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 22.12.2011 tarihli ve 2011/303 Esas, 2011/903 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17.01.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 24.11.2014 tarihinde işlediği marka hakkına tecavüz suçundan İstanbul 2.Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/554 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararı ile 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 18.06.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesi sonrası sanığın, tâbi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak 22.12.2011 tarihli hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen marka hakkına tecavüz suçu olması, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrası ve 7 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bu suç yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/552 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2023 tarihinde karar verildi.