YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10741
KARAR NO : 2006/11421
KARAR TARİHİ : 19.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 09.02.1998 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … ve … mevkiilerinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararınaa oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. (eski 639) maddesi hükmüne göre adına tescilini, Hazine ise, karşı dava açarak taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 18/1. maddesi gereğince, Orman Yönetimi ise, orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davacı gerçek kişi ile Hazinenin davasının kısmen kabulüne, … Bilirkişi … …’ın 29.11.1999 günlü krokili raporunda (A) ile gösterilen 8500 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı … Aykül, (B) ile gösterilen 862 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise, orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından (A) ile gösterilen bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. (eski 639) maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmaz(lar)ın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1986 yılında yapılmış ve sonuçları 28.12.1987-28.01.1988 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmaz, 1986 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tesbit dışı bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Tesbit dışı bırakılan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, eski 766 Sayılı yasanın 2. maddesinde ve halen yürürlükte olan ve uygulanan 3402 Sayılı Yasanın 7/4. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddelerde öngörülen süreler içeresinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tesbit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. Tesbit dışı bırakılan bir yerin Medeni Yasanın 713/1 (eski 639/1) maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, tesbit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile Yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda; toplanan delil ve belgelere göre desbit dışı bırakılma işleminin kesinleştiği 29.01.1988 tarihi ile temyize konu davanın açıldığı 09.02.1998 tarihleri arasında 20 yıllık yasal kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.02.1997 gün ve 1996/8-768 – 1997/1000 K. ve 18.02.1998 gün ve 1998/8-15 E.-129 k. sayılı kararları da aynı doğrultuda olup, bu uygulama Dairemizde ve Hukuk Genel Kurulunda istikrarlı bir şekilde devam etmekte ve kökleşmiş içtihat halini almış bulunmaktadır. Açıklanan hususlar gözetilerek davacı gerçek kişinin (A) ile gösterilen bölüme ilişkin de davasının reddine, Medeni Yasanın 713/6. maddesine göre Orman Yönetimi ve Hazinenin taşınmazın tescilini isteme olanağı bulunduğundan, Orman Yönetiminden dava harcı alındıktan sonra bu bölüme ilişkin Orman Yönetimi ve Hazinenin tescil istemi konusunda bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (A) ile gösterilen bölüme ilişkin olarak BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 19/09/2006 günü oybirliği ile karar verildi.